SON DAKİKA
header-ad

Uluslararası Adana Lezzet Festivali heyecanı sürüyor

Adana’da bu sene 7.’si düzenlenen ‘Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nde yoğunluk son gününde de sürüyor. Esnaf festivalden memnun olurken, vatandaşlar da festivalde doyasıya eğleniyor.
Adana Valiliğinin ev sahipliğinde Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri ile odalar ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla düzenlenen 7. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, cuma günü Merkez Park’ta 200 farklı işletmenin katılımıyla başladı.

En favori ürün kebap oldu
Festival alanına Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelenler Adana lezzetlerini tadarken, çeşitli etkinliklerde de eğlenceli vakit geçirdi. Festivalde en yoğun ilgiyse her zaman olduğu gibi Adana kebaba gösterildi.

Davul zurnalı eğlence
Öte yandan, festival alanında vatandaşlar ve esnaf davul zurna eşliğinde gönüllerince eğlendi.
İhlas Haber Ajansı’na konuşan kebapçı Cihangir Korkmaz, “Festival inanılmaz güzel ve coşkulu geçiyor. Şehir dışı ve yurt dışından çok yoğun bir katılım var. Rusya’dan gelen misafirlerimiz dahi oldu, onlara Adana kebap yedirdik. Gelen misafirlerimizi en güzel şekilde karşılayıp lezzetlerimizi tattırıyoruz” dedi.
‘Piton Döner’in sahibi Mehmet İkram Taş ise festivale katılımın çok güzel olduğunu her gün en az 300 kilogram tavuk sattıklarını söyledi. Ayrıca Taş, akşam saatlerinde festivale daha yoğun ilgi olduğunu belirtti.

Şerbet dağıttılar
Festivalde Sarıçam Belediyesi’nin standında şerbet yapan şef Recep İncecik, “Bu narlar Adana Kozan ilçemizde yetişiyor. Bizler de burada bu narlarımızın şerbetini yapıyoruz. Ayrıca burada aşlama, lohusa şerbeti yapıyoruz. Bu şerbetleri gelen misafirlere dağıtıyoruz. Çok beğenildi şerbetler” dedi.
Festivale Ordu’dan geldiğini belirten Seniye Özcan ise, “Öncelikle Adana kebap tattım. Çok güzel, çok eğlenceli bir festival. Böyle festivaller Türkiye’nin her yerinde olmalı” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.08 19:35:33
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.10.08 19:37:29

Yorum Yap






Ramazan Bayramı’nı doğayla baş başa sessiz bir ortamda yakınlarıyla kutladılar

Antalya’nın Serik ilçesinde yüzlerce karavancı, bayramı Türkiye’nin dört bir yanında bulunan akrabalarıyla geçirmek için toplandı. Eskiden evlerde toplanan aileler ilk kez karavanda bayram geçirmenin mutluluğunu yaşadı.
Serik ilçesine bağlı Boğazkent sahilinde Serik Belediyesi Halk Plajı Karavan Parkı’nda bir araya gelen aileler, bayram sabahında birbirlerinin bayramını kutlayıp, şeker ikramında bulundu. Keyifli sohbetlerin yapıldığı karavanda kalan aileler sesiz ve Akdeniz’in huzurlu manzarası eşliğinde ziyarete gelen yakınları ile Ramazan Bayramı’nı geçiriyor.
Türkiye’nin birçok yerinden akrabalarıyla bir arada bayramı geçiren ailelerden Nurten Kayseri, " Açık havada olmak çok güzel. Bu bayram karavanda geçireceğiz. Ben büyük olduğum için bütün arkadaşlarım benim yanımda toplandı bayramı burada kutlayacağız. Daha gelecek olanlar var bütün aile buradayız" dedi.
"İlk kez karavanda bayram geçiriyorlar"
Tatil için Bursa’dan gelen Eda Durmuş, "Teyzemin yanına karavanımızla geldik. Karavan toplaşması yaptık burada. Bayram buluşması güzel oldu. Daha ilk sabahında herkes günaydın deyip, birbirinin bayramını kutladı. İlk kez bir bayramı karavanımızda geçiriyoruz. Çok güzel oldu böyle. İnşallah herkes güzel bayram geçirsin" ifadesini kullandı.
Duygu Özcan, "İlk kez bir bayramı karavanda geçiriyoruz. Üç aile geldik, bayramı geçireceğiz. Çok güzel olacak inşallah dostlarla beraber" şeklinde konuştu.
"Güzel bir ortam"
Eşinin zorlamasıyla karavanla tatil yapmaya başladığını belirten Silivri Güreş Ağası Çetin Ceylan, "Önceden biz bayramlarda 1 ay önceden otellerden rezervasyon yaptırıyorduk. Otel işini bıraktık, hanımın zorlamasıyla bir karavan aldık. İyi ki zorlamış, çok mutlu olduk. Geçen seneden beri karavanda tatil yapıyoruz. Güzel bir ortam. Çocuklardan ayrı biraz buruk geçiyor ama yine de güzel geçiyor" diye konuştu.
Bayramın çocuklardan uzak biraz buruk olmasına rağmen güzel geçtiğini anlatan Nesrin Ceylan, "Çocuklardan uzak olmak biraz buruk ama bu ortamı sevdik. Geçen yılda geldik buraya gayet temiz pırıl pırıl. Her imkan sağlanıyor burada. Bu bitmeyen bir tatil. Daha önce biz çok tatile gidiyorduk ama şimdi istediğim yerde durup denizimize girip tatilimizi yapıyoruz. " dedi.
"Özgürlük ve huzur"
Şehir hayatından kurtulmak için karavan tatilini tercih ettiğini belirten Ramazan Doğan, "Karavanlar özgürlük ve huzur demek. Şehirlerde beton yığınlarından kurtulmak için geliyoruz. Usandık, yaşımız 70’e geldi. Buralarda deniz, dağ havası var. Özgürce hareket ettiğimiz için karavanları tercih ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.22 14:47:28
Son Düzenlenme Tarihi :





15 milyon gül yaprağından çıkıyor, litresi 10 bin euroya kadar alcı buluyor

Güller, göller, diyarı olarak anılan Burdur’da az bilinse de nesillerdir yapılan gül yetiştiriciliği birçok ailenin geçim kaynağı. Hasat zamanına kadar gözü gibi baktıkları gülleri toplayıp suyunu ve yağını çıkaran yetiştiriciler bunları ilaç ve kozmetik alanında kullanıma sunuyorlar. İklim şartlarından dolayı eskiye nazaran daha az verim alınsa da gül yetiştiriciliğinin ata mesleği olmasından dolayı devam ettiriyorlar. 15 milyon gül yaprağına tekabül eden 4 ton gülden çıkan 1 litre gül yağı geçtiğimiz yıl 10 bin euroya kadar alıcı bulmuştu.
Burdur’un Ağlasun İlçesinde gül yetiştiriciliği ve gül yağı işletmeciliği yapan Ertaş Ailesi de bunlardan biri. Dedelerinden kalma mesleği 3 nesildir devam ettiren aile hem kendi bahçelerine diktikleri, hem de köylülerden aldıkları gülleri yine dedelerinden kalma kendi fabrikalarında işleyerek geçimlerini sürdürüyorlar.
Ağlasun’da hem gül yetiştiriciliği yapan hem de bölgedeki gülleri fabrikasında işleyen Ziraat Mühendisi Sefa Ertaş; “Gül yağı fabrikamız var. Aynı zamanda bölgede gül üretimi yapıyoruz. Yaklaşık 500 dönüme yakın gül bahçemiz var. Isparta gülü üretiyoruz. Gülümüz diktikten itibaren bir yıl içerisinde hasat yapmaya hazır hale geliyor. Mayıs ayında hasadımız başlar, haziran ayında biter. Bir aylık bir toplanma süreci olur. Bu bir ay içerisinde her gün gül toplarız. Bu gülleri hem kendi bahçelerimizden toplayıp hem de köylü halkımızdan alarak kendi gül yağı fabrikamızda işleriz. Bu güller Burdur ve Isparta’da yetişiyor sadece. Bunun nedeni de bölgenin iklim şartlarından kaynaklanıyor. Türkiye’nin her yerinde bu gül yetiştirilebilir ancak kaliteli yağ ve kaliteli gül suyu, gül mayası gibi ürünleri alabilmemiz için bu bölgenin iklim şartları daha uygundur” açıklamasında bulundu.

Gülü seven dikenine katlanır
Gül üreticisi Fatma Kazan ise gül yetiştirmenin zorluklarından bahsettiği konuşmasında; “Biz çiftçilik ile uğraşıyoruz, gül yetiştiriyoruz. Gülü yetiştirirken budanması, dibinin çapalanması, gübrelenmesi, ilaçlanması gibi zorlukları var. Gülleri toplarken ise ne kadar çok çalışan olursa o kadar kolay oluyor. Tabi gülü toplarken ellerimize diken batıyor ama gülü seven dikenine katlanır. Para kazanmamız için mecburen bunlara katlanmak zorundayız. Bazen karşımıza yılan çıkıyor, kertenkele çıkıyor biz onlardan onlar bizden korkup kaçıyor. Ama yapacak bir şey yok çalışmaya devam ediyoruz” sözlerini sarf etti.

Önceden günde 50 ton gül işlerdik şimdi ise ayda 50 ton işleyebiliyoruz
Üç kuşaktır gül yetiştirip yağını çıkaran Yüksel Ertaş; “Bu meslek bize atadan kalma bir meslek. Zamanında bizim atalarımız, dedelerimiz 12 kiloluk ibrik kazanlarda kaynatıyorlardı gülü. Odunla, su fıçısıyla yani ilkel yöntemler kullanıyorlardı. Ama şimdi artık son yıllarda biraz daha değişti. Fueloil ile buhar ile güllerimizi kaynatıyoruz. 1989 yılından beri aynı şekilde bu işi yapmaya devam ediyoruz. Tabi bu yıllarda biraz güllerde ama hava şartlarından ama iklimden dolayı gül ürünlerinin biraz rekoltelerinin düşük olduğu, ürünlerin az olduğu tespit edildi. Ama biz yine de üretime devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Eskiden günde 50 ton gül işliyorduk ancak şimdi iklimsel değişikliklerden dolayı ayda 50 ton gül işleyebiliyoruz..” dedi.

“60 yıldır burada gül üretiyoruz”
Gül deyince akla hep Isparta’nın geldiğini ancak Burdur’da da yıllardı gül üretimi yapıldığını dile getiren Ertaş; “Gül üretimi Isparta’nın Dere mahallesinde başlatılmış. Tabi ondan sonrada Burdur’da da üretilmeye başlanmış. Çünkü Burdur- Isparta arasında 25 kilometre bir fark var. İklim de benzer olduğu için iki yerde de yetiştirilebiliyor. Gül üretimi rakımın 950 ile 1250 arasında olduğu yerde yapılıyor. Gül toplama işlemi sabah günün ağarması ile başlar en geç saat 10 a kadar biter. Çünkü öğlen sıcağına kaldığında uçucu yağ olduğu için gülün yağı uçar, rekoltesi düşer. Onun için göller yöresinde aynı Isparta’da olduğu gibi Burdur’da da gül yetiştirilir. Burdur bilinmiyor ama çok eskiden beri yani neredeyse 60 yıldır burada da mazisi var.” şeklinde konuştu.

“4 ton gülden 1 litre gül yağı”
Hasat döngüsünün nasıl olduğunu da anlatan Ertaş; “Ürünlerimizi sabah 05.00 gibi toplamaya başlıyoruz. Hem Yeşilbaş Kasabamızda hem de kendi bahçelerimizde toplayıp kantarlarımızda topladığımız gülleri saat 12.00- 13.00 gibi fabrikamızda bulunan kazanlarımıza dolduruyoruz. Bu kazanlarımız bakırdır çünkü ateşte daha çabuk ısınıyor daha geç soğuyor. Bir kazan bir buçuk ton su 500 kilo da gül basıyoruz. Burada güller iki buçuk saat kısık ateşte buhar ile kaynıyor. Oradan çıkan yağlı suyu damıtma sistemi ile damıtarak 2 ton olana kadar bekliyoruz. 2 ton yağlı suya ulaştığımızda tekrar kazana aktararak tekrar kaynatıyoruz ve gül yağını elde ediyoruz. 4 ton gülden 1 litre gül yağı elde ediyoruz. Bu da 15 milyon gül yaprağına tekabül ediyor. Yine aynı şekilde 1 litre gül suyu alabilmek için de 1 ton gül yaprağı işliyoruz” dedi.
Oldukça zahmetli olan gülyağı çıkarma işlemi sezonun iyi geçmesi durumunda üreticinin de yüzünü güldürüyor. 2023 yılı gülçiçeği fiyatlarının Ekim ayında açıklanması beklenirken gülyağı geçtiğimiz yı litresi 10 bin euroya kadar alıcı bulmuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.19 14:19:14
Son Düzenlenme Tarihi :