SON DAKİKA
header-ad

Üretilen elektrik enerjisinin yaklaşık %23’ü temiz ve yerli

2023 yılının ilk altı aylık döneminde ülkemizde üretilen elektrik enerjisinin yaklaşık %23’ü temiz ve yerli enerjinin sigortası olan hidroelektrik santrallerden elde edildi.
Enerji üretim sürecinde hiçbir atık maddeye ve karbon salınımına sebep olmayan hidroelektrik santraller (HES), ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanmasına büyük katkı sağlıyor. Ülkemizde 2023 yılının ilk yarısında üretilen toplam 145 milyar 372 milyon kilovatsaatlik elektrik enerjisinin, %22,73’üne denk gelen 33 milyar 44 milyon kilovatsaatlik kısmı HES’lerden elde edildi. Hidroelektrik santrallerden elde edilen elektrik enerjisinin 20 milyar 259 milyon kilovatsaatlik kısmı barajlı HES’lerle, 12 milyar 785 milyon kilovatsaatlik kısmı ise nehir tipi HES’lerle üretildi. 
Yeşil enerji üretimiyle küresel ısınma ile mücadelede önemli ve etkin rolü bulunan HES’ler, iklim değişikliği ile sıklığı ve şiddeti artan, etki alanı genişleyen taşkın ve kuraklık gibi afetlerin tesirlerinin azaltılmasına da katkı sağlıyor. Depolamalı HES’ler taşkın akımlarını rezervuarında tutarak afetlerin yaşanmasına mani oluyor ya da taşkının etkilerini azaltıyor. Nehir tipi santraller ise taşkın akımlarını düzenleyerek regülatör yapıları vasıtasıyla taşkının yıkıcı etkilerini arttıran iri rusubi malzemeleri (kaya, ağaç gövdesi, kütük vb.) tutuyor. Depolamalı HES’ler, yağışlı dönemlerde biriktirdiği suyu, kurak periyotlarda kullanıcıların hizmetine sunarak su azlığından kaynaklanan sıkıntıları da gideriyor.
Hidroelektrik santraller diğer yenilenebilir enerji santrallerinden kendisini ayıran çok yönlü faydalara da zemin hazırlıyor. Depolamalı tesislerde sulama, su ürünleri üretimi, turizm ve suyolu taşımacılığı gibi yeni gelir getirici faaliyetler yapılabiliyor.
2023 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla ülkemizin elektrik kurulu gücünün yaklaşık üçte biri HES’lerden oluşuyor. Ülkemizin elektrik kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımı şu şekilde:  %30,2 hidroelektrik, %24,4 doğalgaz, %10,8 rüzgâr, %10 ithal kömür, %9,7 linyit, %9,7 güneş, %1,6 jeotermal, %3,6 diğer.
* Enerji Bakanlığı Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.23 11:58:44
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Hatay’da asayiş operasyonu: 6 gözaltı

Hatay’ın İskenderun ilçesinde yapılan asayiş operasyonunda 6 şahıs gözaltına alındı.
Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği asayiş operasyonunda 4 bisiklet, 1 gram esrar, 1 gram metamfetamin, 30 gram taş kokain, 29 adet reçeteli hap ele geçirildi. Operasyonda hakkında basit yaralama suçundan yakalama kararı bulunan İ.C.A. ile M.S.K, U.C.K., B.G., K.K., O.G. ve M.G isimli şahıslar gözaltına alındı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.20 21:35:35
Son Düzenlenme Tarihi :





Aşırı tuz tüketimi sağlığı tehdit ediyor

Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, "14-20 Mart Tuza Dikkat Haftası" nedeniyle açıklama yaptı. Çelik, aşırı kullanılan tuzun hipertansiyon ve ölümcül hastalıklara neden olduğuna dikkat çekti.

Geylani Topaloğlu
ANTALYA (İHA) - Dünya Sağlık Örgütünün günlük kişi başı tuz tüketimini 5 gramın altında önerdiğini dile getiren Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, "Bu miktar bir tepeleme bir çay kaşığına (silme bir tatlı kaşığına) denk gelmektedir. Günlük olarak tüketilmesi önerilen bu miktar; gün içinde tüm besinlerimizle aldığımız tuzu (sodyumu) da şumul. Tuz, besinlerin doğal şumul bulunduğu gibi, deniz tuzu (deniz suyunun buharlaştırılması ile elde edilir) ve kaya tuzu (halite, göl yataklarından veya toprak altından elde edilir, kurutulur) olarak da elde edilir. Genel olarak tuz sodyum ve klorürden oluşur. Sodyum klorür içeriği tüm tuzlarda (kaya, deniz, sofra tuzu) yaklaşık olarak aynıdır. Bu nedenle sağlık etkileri de aynı olmaktadır" dedi.

"Diyet yaparken tuz kullanımına dikkat edin"
Diyet yaparken tuz kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Çelik, "Diyetimizdeki çok fazla tuzun, kan basıncını artırarak (hipertansiyon) inme ve kalp hastalığı riskini yükselttiğini biliyoruz. İnme ve kalp hastalıkları da dünya çapında en önemli ölüm ve sakatlık nedenlerinden ikisi olarak gösterilmektedir. Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme Rehberi’ne göre; aşırı tuz (sodyum) tüketimi; kardiyovasküler hastalıklar, böbrek hastalıkları, hipertansiyon, inme, osteoporoz ve bazı kanser türlerinin oluşmasına neden olabilmektedir. Tuz tüketimi 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) aşmamalıdır. Tüketilen tuz iyotlu olmalıdır. Sağlık Bakanlığının Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması, 2017 çalışmasına göre günlük kişi başı tuz tüketiminin 10,2 gram/gün olduğu bu değer, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği günlük tüketim miktarının iki katıdır.

Aşırı tuz içeren besinler uzak durulmalı
Aşırı tuz içeren besinleri sıralayan Çelik, "Hazır soslar, atıştırmalık ürünler, tuzlanmış kuru yemişler, turşu ve salamura besinler, aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan gazlı/gazsız mineralli içecekler, geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, yaprak salamurası gibi besinler aşırı tuz içerir. Bu ürünlerin tüketilirken aşırı tuz içerdiğini unutmamak gerekir" diye konuştu.

"Tuzlukları masadan uzak tutun"
Aşırı tuz tüketimini azaltmak için önerilerini sıralayan Çelik, "Bir kişinin günlük olarak kullandığı tuz miktarı 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) geçmemeli ve iyotlu tuz kullanılmalıdır. Besin sanayisinde kullanılan ve genellikle ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan mono sodyum glutamat, sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu sentezlerin tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin tuz/sodyum içeriğini artırmaktadır. Yemek hazırlama, pişirme ve tüketim sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin sentezlerin sodyum bulunması nedeniyle hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse tuz eklenmemelidir. Masada yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve masadan tuzluk kaldırılmalıdır. Yukarıda saydığımız aşırı tuz içeren besin ve ürünleri az tüketilmelidir. Salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir. Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisi mutlaka okunmalı, tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edilmelidir. Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların içeriği etiket bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen maddelerin miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir. Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilerek mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması istenmelidir. Tuz yerine doğal lezzet artırıcılar olan soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke, biber ürünler kullanılmalıdır" şeklinde konuştu.

"Tuz alışkanlığımızı değiştirmeliyiz"
"Tuz alışkanlığımızı değiştirelim" diyerek açıklamasına devam eden Çelik, "Bireylerin her gün yediği tuzun dörtte üçü zaten paketlenmiş ve hazırlanmış gıdalardadır. Bu tüketici tarafından ortadan kaldırılamaz, bu nedenle insanlara daha az tuz yemelerini söylemek, besin içerikleri tuz ile kaplıyken çok da etkin bir önleme yöntemi olmamaktadır. Bu nedenle özellikle gıda endüstrisinin tuz azaltma politikaları önem taşımaktadır. Bakanlığımızca yapılan protokoller gereği paketli gıda endüstrisi ve lokantacılar tedrici olarak tuz azaltmayı hedef olarak belirlemişlerdir. Bu yıl, hepimizin daha uzun ve daha sağlıklı yaşayabilmemiz için tüm yiyecek endüstrisinden yüksek tuz kullanım alışkanlıklarını bırakmalarını istemeyi, takip etmeyi tüm toplum ve politika düzenleyiciler olarak görev haline getirmeliyiz" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.19 06:50:27
Son Düzenlenme Tarihi :