Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere ve yönetim kurulu ile bir araya gelip esnafın her zaman yanında olacağını vurguladı.
Antalya Büyükşehir, Dünya Bankası heyeti ile buluştu
Dünya Bankası ve İller Bankası işbirliğiyle hazırlanan, 'Yeşil ve Geleceğin Şehirleri Projesi' çerçevesinde Antalya ve Konya pilot il seçildi. Bu projeyle birlikte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in “Çevre ve Doğa Dostu” projeleriyle fark oluşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin iklim değişikliğiyle ilgili mücadelesine destek verilmesi ve Büyükşehir Belediyesi’nin bu yönde teknik kapasitesinin arttırılması gayeleniyor.
İklim değişikliği çalışmaları anlatıldı
‘Yeşil ve Geleceğin Şehirleri Projesi’nin detaylarını görüşmek üzere Dünya Bankası, İller Bankası ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı temsilcileri Antalya’yı ziyaret ederek, Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ile toplantıda bir araya geldi. Toplantıya Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanları Cem Oğuz, Lokman Atasoy, Dünya Bankası, İller Bankası ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı temsilcileri katıldı. Toplantı Büyükşehir Belediyesi’nin İklim Değişikliğine yönelik yaptığı çalışmaları anlatan bir tanıtım videosu ve sunumu ile başladı.
"Trafik kaynaklı sera gazları çevre dostu ulaşım ile azalacak"
Başkan Danışmanı aynı zamanda projenin koordinatörü olan Lokman Atasoy, Dünya Bankası yetkililerine, Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı çerçevesinde yapılan sera gazı envanter çalışmasında, ulaşımın büyük etkisi olduğunu ve karbon salımının azaltılmasında raylı sistemlerin, toplu taşımanın yaygınlaştırılmasının iklim değişikliği ile mücadele açısından son derece önem arz ettiğini vurguladı.
Antalya ulaşımı ile ilgili bilgi veren Başkan Danışmanı Cem Oğuz, 2019-2023 yılları arasında Antalya nüfusunun 176 bin kişi artmasına rağmen, araç sayısının 329 bin arttığına dikkat çekti. Oğuz, “Toplu taşımada raylı sistem ağının genişletilmesiyle özel araç kullanımı azalacak, kent içi trafiğinde rahatlama olacaktır. Antalya’da 5 etap raylı sistem ağı planlandı. Bunun 3 tanesi tamamlandı. 4’üncü etap raylı sistem 18 km bunun tüm izinleri alındı. Yapım ihalesi sürecine girdik. Bundan sonraki aşamada sizden destek isteyeceğimiz 5’inci etap raylı sistem 22 km olacak. Bu etap da tamamlanınca Antalya’nın raylı sisteminin tüm etapları tamamlanmış oluyor. Böylelikle Antalya’da vatandaşlarımız bir yerden bir yere ulaşmak istediklerinde hızlı, konforlu ve güvenli olan raylı sistemi kullanabilecekler. Antalya trafiğinde büyük bir rahatlama sağlanacak” dedi.
"Dünya bankası teknik ve finansal destek sağlayacak"
Dünya Bankası yetkililerinden Joanna Masic ise belediyelerin iklim değişikliği ile ilgili konular söz konusu olduğunda merkezi hükümetlerden daha iyi çalıştığını kaydetti. Joanna Masic, bu proje çerçevesinde az sayıda şehir üzerinden ilerlemek istediklerini aktararak, şöyle konuştu: “Bu belediyelerin de hali hazırda bir takım eylem planlarının, yapılacak çalışmaların ve istekliliğinin yüksek olması gerekiyordu. Projenin çerçevesi hem karbon emisyonlarının azaltılması hem de iklim değişikliğine uyum sağlanmasıdır. Projenin gelişim hedefi belediyelerin iklim değişikliği karşısında dayanıklılık karbon emisyonlarında azaltmaya yönelik mekanlar hazırlamasına yardımcı olmak. Proje çerçevesinde teknik destekle ilgili çalışmalarda gerçekleştirilecek. Bunun dışında sağlanan krediler üzerinden farklı finansman imkanları üzerinden sizlerin de erişebileceği teknik destek çalışmaları olacak. Yapacağımız toplantılarda ne gibi ek destekler sağlayabiliriz bunları değerlendireceğiz.”
Heyet saha gezisinde
Dünya Bankası heyeti değerlendirme toplantısı sonrasında ilk olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi binasında bulunan depolamalı çatı tipi Güneş Enerji Santrali’ni inceledi. Ardından yine hizmet binası içerisinde yer alan enerji verimliliği çalışmalarını inceleyen heyet, tramvay ile şehir içerisinde kısa bir tur attı. Daha sonra Boğaçayı 2. Etap Projesi ve merkez hal üzerine yapılması planlanan çatı tipi GES projesi hakkında yerinde bilgilendirildi. Heyet, Döşemealtı ilçesinde bulunan bazı yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarında inceleme yaparak, Antalya programını tamamladı.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.09.29 10:13:11
Son Düzenlenme Tarihi :
“İLİŞKİSİ İYİ GİTMEYEN İNSANLARIN TRAFİKTE KAZA YAPMA RİSKİ ARTIYOR”
Psikoterapist Dr. Timur Harzadın, Radyo Trafik ortak yayınında ilişkisinde mutsuz olanların trafik kazası yapma riskinin fazla olduğunu söyledi. Harzadın ayrıca motosiklet kullanıcılarının alzheimer olma riskinin de düştüğünü belirtti.
Radyo Trafik’te yayınlanan “Burcu Coşkunseda ile MotoKask” programına bu hafta Psikoterapist Dr. Timur Harzadın konuk oldu. Aynı zamanda bir motosiklet sürücüsü olan Harzadın, eşleri ya da sevgilileriyle sorunlu bir ilişki yaşayan insanların, trafikte araç kullanırken kaza yapma olasılığının daha fazla olduğuna dikkat çekti. Dr. Timur Harzadın, son yıllarda görülme sıklığı artan alzheimer hastalığının, motosiklet kullanan kişilerde görülme oranının az olduğunun altını çizdi.
“İLİŞKİNİN NASIL GİTTİĞİ GÜNLÜK HAYATA DA YANSIR”
Psikoterapist Dr. Timur Harzadın, özel hayatımızda yaşadığımız ilişkilerimizin sürüşümüze de etkisi olduğuna vurgu yaparak, “Beynimiz enerjisinin büyük bir kısmını romantik ilişkilere harcıyor. Eşiniz ya da sevgilinizle ilişkiniz iyi gidiyorsa, bunu hayatınızın diğer kısımlarına aktarabiliyorsunuz. İyi ilişkiye sahip olan insanların iş hayatı da başarılı olabiliyor. Sürüş konusunda da sıkıntı yaşamıyorlar. Bir insanın ilişkisi iyi gitmiyorsa hayatına da olumsuz yansır. Araç kullananlar insanların kaza yapma olasılığı artar. Konsantrasyon eksikliği yaşanmasından dolayı yola odaklanmakta zorluk yaşanabilir. Bu yüzden insanların ilişkilerini nasıl yaşadıkları önemlidir.” açıklamasını yaptı.
“ZİHNİMİZ KARIŞIKKEN YOLA ÇIKMAYALIM”
İnsan psikolojisinin kötü olmasının trafikte de bir takım riskler taşıdığını belirten Dr. Timur Harzadın, !Zihnimde işimle ilgili problemler yaşarken, araç kullanırken o anda önüme bir şey çıktı. Anında tepki vermem gerekirken karmaşık zihin nedeniyle geç tepki veriyorum ve kaza yapma riskim artıyor. Bu şekilde yola çıkan insanlar hem kendini, hem trafikteki diğer insanları riske atabiliyor. Zihnimiz karışıkken yola çıkmamak daha doğru bir yol olacaktır. Mümkünse kendimizi yatıştırdıktan sonra trafiğe çıkmalıyız. Bu sürekli hale geliyorsa profesyonel destek almalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.
“MOTOSİKLET KULLANICILARININ ALGILARI DAHA FAZLA”
Motosiklet sürücülerinin kendilerini rahat, iyi, sakin, dingin hissettiklerini söylediklerini belirten Psikoterapist Dr. Timur Harzadın, bunun nedenleri üzerine düşünmeye başladığını belirterek, “Rüzgar, özgürlük hissi insanda bir rahatlık sağlıyor. Motorun titreşimi vücudunuzdaki kötü duyguları boşaltıyor. Motosiklet, otomobil sürmek gibi değil. Otomobil süren kişinin aklı başka yerlere gidebiliyor. Motosiklet sürücüleri, sadece sürüşe odaklandıkları için günlük hayatta da daha kolay olaylara odaklanabiliyor. Motosiklet sürücüleri direkt uzağa baktıkları için, kendilerini ve hayatı da gözlemleyebiliyorlar. Bu insanların algıları ve geleceği görme yetileri daha fazla oluyor.” ifadelerini kullandı.
MOTOSİKLET KULLANMANIN GÜNLÜK YAŞAMA ETKİSİ
“5 yıl sonra hayatın nasıl olacağını bazı insanlar düşünür, bazı insanlar düşünmez.” diyen Dr. Harzadın, “Motosiklet sürücüleri sürekli ufuk çizgisine baktığı için bu tarz şeylere daha yatkın oluyor. Beynimiz, bir şeyi iyi yapıyorsak, bunu bir süre sonra hayatımıza da yansıtmamızı sağlıyor. Dengede durmak zorunda oldukları için günlük hayatta küçük kazaların önüne geçebiliyorlar.” şeklinde konuştu.
“MOTOSİKLET SÜREN BİRİNİN ALZHEİMER OLMA İHTİMALİ ÇOK DÜŞÜK”
Timur Harzadın, motosiklet sürmenin kişisel gelişim olarak da kullanılabileceğini belirtti. Motosiklet kullanmanın sosyal ve ruhsal anlamda birçok faydasının olduğunu kaydeden Dr. Harzadın, “Motosikletin kendine temas etmek, yeni insanlar tanımak, zorluklara dayanmak gibi faydaları var. Denge kurmak zorunluluğundan dolayı beynimiz çok aşırı çalışıyor. Sürekli beyin çalıştığı için yeni bağlantılar kuruluyor. Motosiklet süren birinin alzheimer olma ihtimali de çok düşük.” sözlerini sarf etti.
“KENDİNE ZARAR VERMEK İÇİN DE TEHLİKELİ ARAÇ KULLANANLAR VAR”
Araç kullanmanın bir başka psikolojik boyuntundan bahseden Dr. Harzadın, çarpıcı ifadeler kullandı:
“Aşırı ruhsal problem yaşayan insanlar da daha riskli araç kullanıyor. “Ölsem de kurtulsam” düşüncesi olanlar, bunu kendi kendilerine yapmaktan korktukları için tehlikeli şekilde araç kullanarak kendilerine zarar vermeye çalışıyor. Bu düşünceye sahip insanların motosiklete binmemelerini, psikolojik destek almalarını öneriyorum.”
TRAFİKTE NEDEN ÖFKELİYİZ?
Psikoterapist Dr. Timur Harzadın, trafikte neden öfkeli davranıldığına ilişkin ise, “Trafiğe çıktığında insanlar kendi iç dünyasına dönmeye başlıyor. Bazı insanlar normalde sakinken trafiğe çıktığında daha gergin, öfkeli olabiliyor. Beynimiz trafikte bazı duyguları üretmeye, ya da onlarla bağ kurmaya başlıyor. Bu duygudan kurtulmanın yollarından biri, bu duyguyu diğer insanlara aktarmak. Tehlikeli araç kullanırken başkalarını öfkelendirmek insanları rahatlatabiliyor. Daha derin bakarsak, iç dünyamızdaki duyguları başkalarına transfer ediyoruz, bunlar da çocukluktan gelen duygular.” diye konuştu. - İnternetten dinlemek için:http://radyotrafik.com/






