SON DAKİKA
header-ad

YADES’i hizmete sokan Belediye Başkanını duygulandıran konuşma:

Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, belediye bünyesindeki Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezi tarafından düzenlenen aşure gününe katıldı. YADES’i hizmete açtıktan sonra bir teyzenin ‘oğlum sen burayı açmasaydın, duvarla konuşuyordum’ dediğini hatırlatan Başkan Başdeğirmen, bir kişinin bile bunu söyleyebilmesinin kendileri için övünç kaynağı olduğunu dile getirdi.
Isparta Belediyesi, 65 yaş ve üstü vatandaşların korunması ve desteklenmesi ile psiko-sosyal bakıma ihtiyacı olanların yaşadıkları mekanlarda veya merkezde gerekli bakımlarının yapılarak yaşamlarının kolaylaştırılması amacıyla kurduğu Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezinde (YADES) yaşlılara hizmet vermeye devam ediyor. YADES, yaşlı vatandaşları birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden aşure gününde bir araya getirdi. YADES tarafından düzenlenen aşure gününe Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, belediye başkan yardımcıları, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yakup Kütük, Uluborlu ve Isparta Huzurevi sakinleri, Karınca Zihinsel Engelliler Derneği üyeleri, YADES’ten hizmet alan vatandaşlar ve aileleri ile mahalle muhtarları katıldı.
Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, birlik ve beraberliğin timsali aşure gününde yaşlı vatandaşlarla birlikte olmaktan son derece memnun olduğunu ifade ederek, birlik ve beraberlik olduğu sürece hiçbir problemin olmayacağına inandıklarını belirtti. Başkan Başdeğirmen, “Yaşlılarımız bizim değerlerimiz, her şeyimiz. Eğer bu değerlerimizin kıymetini bilmezsek bir gün gelir o değerlerini bilmeyenlerin de kıymeti bilinmez. Ne ekersen onu biçersin. Sizlerle beraber olmaktan son derece memnunuz. Arkadaşlarımızın sizlerle ilgili çalışmalarından memnunuz. Sizleri gayet iyi takip ediyorlar. Bizim yanımıza gelemeyenlerin yanına biz gidiyoruz. Gelemeyenin evine giderek tüm yaşlılarımıza ve engellilerimize faydalı olmaya çalışıyoruz. Belediye denince hemen akla kaldırım, asfalt gibi hizmetler gelmesin. Eğer biz vatandaşımızın yanında olabilirsek o zaman belediyeci oluruz. Eğer biz sosyal belediyeci olabilirsek o zaman belediyeci olabiliriz. Eğer biz Sayın Cumhurbaşkanımızın yaşlılar ve engellilerle ilgili yapmış olduğu o telkinlere uymazsak, yaptıklarını örnek alarak biz yapamazsak demek ki başarılı bir belediye olamamışız. İstiyoruz ki Isparta’daki tüm engelli vatandaşlarımıza ve yaşlılarımıza faydalı olalım” dedi.
Yeni bir projeye başladıklarını belirten Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 8 bin metrekare kapalı alana sahip, içerisinde yaşlılar ve engellilerin zaman geçirebileceği çok büyük bir Engelsiz Gençlik ve Yaşam Merkezinin inşaat sürecinde olduğunu kaydetti. Bu merkez sayesinde engelli vatandaşların şehir dışına gitmek zorunda kalmayacağını ifade eden Başkan Başdeğirmen, “Bölgenin en büyük merkezi olduğu için diğer illerden de bize gelecekler. İçerisinde terapi havuzlarından tedavi için gerekli her cihazın bulunduğu bir merkez yapıyoruz. Aileler için de güzel ortamları hazırlıyoruz. Eğer sizi anlayabilirsek yaşlılarımız ve bize ihtiyacı olan vatandaşlarımızla beraber olabiliyorsak biz bir şeyler yapmış olarak kendimizi görüyoruz. Rabbim hepinize sağlıklı uzun ömürler nasip eylesin, engelli vatandaşlarımıza şifalar nasip eylesin. Engelli vatandaşlarımızın aileleri için de kolay süreç değil. O zorlukları biz bir nebze azaltabilir miyiz, tüm amacımız budur” ifadelerinde bulundu. YADES’i hizmete açtıktan sonra bir teyzenin ‘oğlum sen burayı açmasaydın, duvarla konuşuyordum’ dediğini aktaran Başkan Başdeğirmen, bir kişinin bile bunu söyleyebilmesinin kendileri için övünç kaynağı olduğunu dile getirdi.
YADES’ten hizmet alan yaşlı vatandaşlar Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e çiçek takdim ederek, elleriyle yaptıkları ve ‘Umut Ormanı’ ismini verdikleri bir resim tablosunu hediye ettiler. Yaşlıların çok güzel bir tablo hazırladığını belirten Başkan Başdeğirmen, duygulandığını ifade ederek, “İnanın bu tablonun ölçülebilecek bir değeri yok. Çok teşekkür ediyorum” dedi.
İskenderun’dan gelen depremzede Seher Terzi de desteklerinden dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Terzi, “Kurban Bayramında yaşlılara, engellilere kurban kesimi için kasap gönderdiniz. Onlara güç verdiniz. Ben 6 aylık evliyken eşim öldü. Bir kızım oldu ve hemşireydi. 21 yaşında hemşire kızımı Gölcük depreminde kaybettim. Ekibiniz bizi yalnız bırakmadı. Burası gurbet değil, bir cennet. Buraları çok güzel yapmışsınız. Evimiz yıkıldı, 2 kardeş kaldık. Bizi yalnız bırakmıyorsunuz” derken Başkan Başdeğirmen de kendilerini yalnız bırakmayacaklarını söyledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.04 17:30:37
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ATSO Başkanı Bahar’dan “İhracatta kur sevdası” eleştirisi

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Bahar, ülkemizde tehlikeli bir kur sevdası olduğuna dikkat çekerken, “Kurun yükselmesi ile ihracatın artması ilk bakışta akla uygun gibi görünse de bu son derece yanlış ve kısa vadeli bir bakış açısıdır. Zira Türkiye ihracattan kazandığı her 100 doların en az 65 dolarını, bu ihraç malını üretmek için ithalata vermek zorundadır.” dedi.
Başkan Bahar, meclis toplantısında yüksek kur politikası eleştirirken şunları söyledi: “Antalya'mızın 3 milyar dolara yakın mal ihracatı bulunmakta. 13 milyonu havayoluyla olmak üzere 15 milyona yakın yabancı ziyaretçimiz var. Yani hizmet ihracatında da çok güçlüyüz. 
Türkiye genelinde ihracatçılarımızda gördüğümüz çok yanlış ve tehlikeli bir kur bilinci var. Ben buna kur sevdası diyorum. Peki nedir bu?
2021'de ihracat artacak diye döviz kurunun bilinçli olarak yükseltildiği bir süreç yaşadık. O günlerdeki “rekabetçi kur” sloganını hepimiz hatırlıyoruz. 
Ne olacaktı? 
Kur yükselecek, Türk malları Dolar ve Euro bazında ucuzlayacak böylece ihracat artacaktı. Buna karşılık kur yüksek olduğu için yabancı mallar pahalılaşacak, ithalat azalacaktı. Böylece daha fazla ihracat, daha az ithalat yoluyla cari denge iyileşecekti. 
Dolar iki ay içinde 9 liradan 18 liraya yükseldi. Ama artan ihracat değil, ithalat oldu. Kur geçişkenliği dediğimiz olgu ile enflasyon patladı. Maliyetler sıçradığı için hepimiz bunu ister istemez kendi fiyatlarımıza yansıtmak zoruna kaldık. 
Kurun yükselmesi ile ihracatın artması ilk bakışta akla uygun gibi görünse de bu son derece yanlış ve kısa vadeli bir bakış açısıdır. Zira Türkiye ihracattan kazandığı her 100 doların en az 65 dolarını, bu ihraç malını üretmek için ithalata vermek zorundadır. 
Bunları neden dikkatinize sunuyorum? Çünkü bizim bu anlayıştan uzaklaşmamız gerekiyor. Eğerbu yaklaşım doğru olsaydı, bütün ülkeler kendi paralarının değerini düşürmeye çalışırlardı. Bugün önde gelen ekonomilere bakıyoruz. Var mı öyle bir örnek?
Olmadığını görüyoruz.
Bizim asıl ihtiyacımız olan katma değeri yüksek ihracat yapmaktır, yüksek teknolojili ürün satmaktır. Türkiye ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı yıllardan beri yüzde 3 civarında seyrediyor. Biz neden burada takıldık, kaldık diye düşünmemiz gerekiyor. Ar-Ge'ye, inovasyona odaklanmamız gerekiyor. Teknolojiyi her alanda daha fazla kullanmamız gerekiyor. 800 yıl önce Mevlana “Dün dünde kaldı cancağazım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” demiş. Biz hala aynı şeyleri söylüyor, aynı şeyleri yapıyoruz. Aynı şeyleri yapıp, farklı bir sonuç bekleyebilir miyiz? 
Hayır!
Artık yeni şeyler söylemeli ve yeni şeyler yapmalıyız.”

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.08.22 20:46:48
Son Düzenlenme Tarihi :





Yıkıkların arasında bayram yolculuğu

Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen Hatay’da yıkıntıların arasında vatandaşların Ramazan Bayramı yolculuğu başladı. Büyük hasar alan Antakya Otobüs Terminalinde firmalar ofislerini dışarı taşımak zorunda kalması dikkat çekti.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen Hatay’da vatandaşların Ramazan Bayramı yolculuğu başladı. Kente deprem sonrası gelen gönüllü vatandaşlar ile depremden etkilenen depremzedeler bayram yolculuğuna çıkmak için otogara geldi. Firma ofislerinin zarar görmesi nedeniyle firmalar yazıhanelerini dışarı taşımak zorunda kaldı. Terminalin dışında işlemlerini yapmak zorunda kalan otobüs firması görevlileri, terminalin bir an önce onarılmasını istiyor. Terminalde firma ofisleri ise büyük hasar aldı. Tavanda çökmelerin bulunduğu terminalde, firma ofislerinin de duvarları yıkıldı. Yıkıntıların arasından bilet alan depremzedelerin daha çok sahil kentleri ile İstanbul, Ankara ve İzmir’e seyahat etmeleri dikkat çekti.
Otogarın yıkık olması ve imkanlarının kullanılamaz halde olmasına rağmen otogar yönetiminin firmalardan çıkış parası aldığını ve halen daha otogarda tadilat yapılmadığını söyleyen özel bir firma şoförü Ercan Bal, “Bayram öncesi yolculuklar başladı. Depremzedeler Hatay’ı terk ediyor. Kalacak yerleri olmayanlar daha çok Mersin, Antalya, İstanbul’a seyahat ediyorlar. Çok giden var. Otogarın durumu çok kötü. Herhangi bir çalışma yok. Yetkililerden bir şey görmedik. 10 gün önce geldiler baktılar. Yapılacakları incelediler ama şu ana kadar herhangi bir gelişme yok. Etraf yıkık dökük. Bir yerde durabilmek için kendimiz toparladık. Otogar çıkış parası almaya başladılar. Otogar bu durumdayken kendi imkanlarımızla bir şeyler yapmaya çalışırken otogar yönetimi otobüslerden çıkış parası almaya başladı” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların daha çok sahil kentlerini tercih ettiğini söyleyen özel bir firmanın kaptanı Cafer Aydın, “Sefer sayılarımız depremden dolayı fazlalaştı. Herkes depremden dolayı mağdur olduğu için daha çok sahil kentlerine çalışıyoruz. İnsanlar bir şekilde barınmaya çalışıyor. Giden çok. Otogarda sorun var. Yazıhanelerin sıkıntıları var. Telefon ve internet sıkıntılı. Firmalar zor durumda. Kısa süre içerisinde toparlanmasını istiyoruz” dedi
Acil tıp asistanı olarak Hatay’a gönüllü geldiğini söyleyen Samet Sözcü, “Ben ve arkadaşlarım deprem sonrası göreve geldik. Görevimizi tamamladık ve dönüyoruz. 15 gündür buradaydım. Bizim görevlendirmelerimiz 15 gün sürüyor. Kendi ekiplerimizle beraber görevimizi bitirdik ve dönüyoruz” diye konuştu.
Otogardaki bayram yoğunluğu ise havadan görüntülendi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.18 18:48:03
Son Düzenlenme Tarihi :