SON DAKİKA
header-ad

YANLIŞ PARK TRAFİĞİ KİLİTLEDİ

İsmetpaşa Caddesinde park yasağı bulunan ve buna rağmen uygunsuz bir biçimde park eden sürücüler trafiğin kilitlenmesine sebep oldu. Halk otobüsünün dönüşünü engelleyen araçlar yüzünden kilitlenen trafiğe müdahale içi bölgeye trafik ekipleri sevk edildiği gözlendi. Kilitlenen trafikte mağdur olan diğer araç sürücüleri korna çalarak duruma tepki gösterirken gürültü kirliliği de yaşandı. Uzun süren bekleyişin ardından gelen araç sürücülerinin hatalı park halindeki araçlarını çekmesiyle trafik yeniden akmaya başladı. Duruma tepki gösteren vatandaşlar ve diğer araç sürücüleri bu tür durumlarda ceza yaptırımlarının daha sert olması gerektiğini söyledi... HABER: ABDÜLTALİP GÜNGÖR
Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.05.07 15:58:53
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Meme kanserinde erken tanı iyileşme oranını arttırıyor

Adana Acıbadem Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Demircan, “Meme kanserinin erken yakalanması, iyileşme oranını yaklaşık yüzde 95’e çıkarıyor” dedi.
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Demircan, meme kanserinin dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, dünyada yaklaşık her 8 kadından birinde, Türkiye’de 10 kadından birinde görülmekte olduğunu ve bu kadar yaygın görüldüğü için hastalıkla ilgili toplumda farkındalık oluşturmak için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Kadınların farkında olmasının en önemli göstergesinin de erken tanıya ulaşmak olduğunu belirten Prof. Dr. Demircan, "Geçmişte meme kanseri sıklığı daha az. Yaklaşık 40 yıl önce 13-14 kadında bir, günümüzde ise her 8 kadından birisinde görülüyor. Ülkemizde meme kanserinin görülme sıklığı artarken, hastalığın daha genç yaştaki kadınlarda da görülme oranı da yükseliyor. Hal böyle olunca bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de farkındalık artırıcı çalışmalar yapılmakta. Öncelikle bu farkındalığın toplumun geniş kesimlerine yaymak gerekiyor. Bugün farkındalığın geçmiş yıllara göre artmasıyla hem daha çok kadın meme kontrolünü yaptırıyor hem de kanserin erken dönemde teşhis edilme oranı artıyor” dedi.

“Meme kanserinde en iyi görüntüleme aracı mamografi”
Meme kanserini önlemenin yolu az ama meme kanserini erken tanımanın çok fazla yöntemi olduğu vurgusunu yapan Prof. Dr. Demircan, “Meme kanserinin özellikle 40’lı yaşlardan sonra görülme sıklığı artmakta. O nedenle toplumsal taramalar bütün dünyada 40’lı yaşlarda başlıyor. Meme kanserinin teşhisinde en önemli görüntüleme yöntemi mamografidir. Bu görüntüleme yöntemi, hastalığı bize çok erken evrede gösterebiliyor” ifadelerini kullandı.

“Erken teşhis, iyileşme oranını yaklaşık yüzde 95’e çıkarıyor”
Ülkemizde genç yaşta meme kanserlerinin çok fazla olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Demircan, şunları söyledi:
“Bu nedenle bu algoritmayı daha çok 20’li yaşlardan itibaren görüntülemede x-ray ışınlarını içermeyen, kendi sağlığına herhangi bir problem oluşturmayacak olan ultrasonografi ile yapıyoruz. Sonuç olarak 20 ve 40 yaş arasında kadınlara önce kendi kendine meme muayenesini öğretiyoruz. Her ay adet bitimini takiben kendi muayenelerini yapıyorlar. Bu gruba 2 yılda bir hekim muayenesi ve meme ultrasonografisi yapılıyor. Tarama mamografisinde problem bulunan hastalara da ultrasonografi ilave ediliyor. Dolayısıyla bu kılavuzlar takip edildiğinde meme kanserini erken yakalama ihtimali oldukça yüksek. Erken teşhis edilen meme kanserinde iyileşme oranı yüzde 95’e çıkıyor."

“Aile geçmişinde olmasa bile meme kanserine yakalanabilir”
Dünyada meme kanseri ile ilgili yayınlarda genç hastalarda görülen meme kanserlerinin kalıtsal olduğu gösterilirken, kendi deneyimlerine göre genç hastalarda hiçbir risk faktörü olmadığını söyleyen Prof. Dr. Demircan, “Hasta gençlerin birçoğu ailelerinin ilk hastaları ve genetik hiçbir taşınma belirtisi yok. Toplum genç ama bu konuda çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. Bu deneyimlerimiz nedeniyle de biz özellikle genç yaştan itibaren kontrollerini yapmaya başlıyoruz. Özellikle bu gruptaki hastalarda tespit edilen meme kanserleri biraz daha saldırgan oluyor. O nedenle düzenli kontrolleri, muayeneleri ve erken tanı yöntemlerini kullanarak bu grupta da oldukça başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlarda yanlış bir algı var. Benim ailemde meme kanseri yok, o nedenle bende de olmaz diye düşünüyorlar. Oysa tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 80’inde hiçbir risk faktörü yok. Bu nedenle biz kadınlara mutlaka düzenli taramalarını yaptırmalarını söylüyoruz. Meme kanserinin sadece yüzde 20’si ırsi ya da genetik yolla taşınıyor. Bu grup zaten özel bir takip altında oluyor. Bu grubu diğer gruptan biz ayırıyoruz, takiplerini daha sık ve farklı görüntüleme yöntemleriyle yapıyoruz” diye konuştu.

“Düzenli spor ve dengeli beslenme riski azaltıyor“
Özellikle meme kanserindeki risk faktörleri konusunda konuşan Prof. Dr. Demircan, “İlk faktör olarak kadın olmak, kadınların üretken dönemde olması, erken adet görmeye başlamak ve geç adetten kesilmek, çocuk sahibi olmamak, 30’lu yaşlardan itibaren çocuk sahibi olmakta riski artırır. Ayrıca obezite, şişmanlık, yağ hücreleri, östrojenin yüksek oranda salgılanması, kronik alkol alımı, ağır yağlı gıdalarla beslenmek ve stres altında kalmak gibi durumlar meme kanseri riskini artıran faktörlerdir. Ergenlik dönemlerinde düzenli yapılan sporlar ve dengeli beslenme yapanlar meme kanserine yakalanma riskleri daha az olur” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.29 09:52:58
Son Düzenlenme Tarihi :





El­ma­lı Eği­tim Bir Sen Baş­ka­nı Eyüp De­mir­han'dan basın açıklaması

El­ma­lı Eği­tim Bir Sen Baş­ka­nı Eyüp De­mir­han, İstan­bul’da bir okul mü­dü­rü­nün öğ­ren­ci ta­ra­fın­dan öl­dü­rül­me­si­nin ar­dın­dan Milli Eği­tim İlçe Mü­dür­lü­ğü önün­de bir basın açık­la­ma­sı yaptı.

De­mir­han, okul­lar­da yö­ne­ti­ci ve öğ­ret­men­le­re yö­ne­lik şid­det olay­la­rı­nın yıl­lar­dır ka­na­yan yara ol­du­ğu­na bir kez daha dik­kat çe­ker­ken, yıl­lar­dır önlem alın­ma­sı için geç ka­lın­dı­ğı­nı vur­gu­la­dı.

El­ma­lı Eği­tim Bir Sen Baş­ka­nı Eyüp De­mir­han, açık­la­ma­sın­da şun­la­rı söy­le­di: “Eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na yö­ne­lik gi­de­rek artan şid­det olay­la­rı­nı pro­tes­to etmek amacı ve şid­de­ti ön­le­yecek, fa­il­le­ri ce­za­lan­dı­ra­cak, mağ­dur­la­ra hu­ku­ki ko­ru­ma sağ­la­ya­cak bir yasal dü­zen­le­me­nin ya­pıl­ma­sı ta­le­biy­le bir araya gel­miş bu­lun­mak­ta­yız.

Son ola­rak İstan­bul/Eyüp­sul­tan'da eski bir öğ­ren­ci okul mü­dü­rü İbra­him Ok­tu­gan'a si­lah­la sal­dı­rı­da bu­lun­muş, ağır ya­ra­lı ola­rak has­ta­ne­ye kal­dı­rı­lan okul mü­dü­rü­müz ma­ale­sef kur­ta­rı­la­ma­ya­rak vefat et­miş­tir. Mes­lek­ta­şı­mı­za Allah'tan rah­met, aile­si­ne ve bütün eği­tim ca­mi­ası­na baş­sağ­lı­ğı di­li­yo­ruz.

Ka­na­yan bir yara hâ­li­ne gelen şid­det olay­la­rı­na dik­kat çe­ki­yor, ted­bir alın­ma­sı için yet­ki­li­le­re çağ­rı­da bu­lu­nu­yo­ruz. Bu çağ­rı­mı­zı yıl­lar­dır ya­pı­yo­ruz. Se­si­mi­ze kulak ve­ril­sey­di, ge­re­ken ön­lem­ler za­ma­nın­da alın­mış ol­say­dı belki de bugün başka şey­ler ko­nu­şur­duk. Ancak ne yazık ki bir­çok ko­nu­da ol­du­ğu gibi bu ko­nu­da da geç ka­lın­mış­tır.

Genel Baş­ka­nı­mız Ali Yal­çın, Millî Eği­tim Ba­ka­nı Sayın Yusuf Tekin'in da­ve­ti üze­ri­ne ba­kan­lık­ta bir gö­rüş­me ger­çek­leş­tir­miş, gö­rüş­me­nin ar­dın­dan ortak basın açık­la­ma­sı ya­pıl­mış­tır. Sayın ba­ka­nın da­ve­ti­ni ve eği­tim­ci­le­re şid­de­ti ön­le­mek üzere ya­pı­la­ca­ğı ifade edi­len ça­lış­ma­la­rı önem­li ve kıy­met­li bu­lu­yo­ruz.

Ba­kan­lık­ta ya­pı­lan ortak basın açık­la­ma­sı­nın ar­dın­dan, genel baş­ka­nı­mı­zın ka­tı­lı­mıy­la TBMM önün­de ger­çek­leş­tir­di­ği­miz geniş ka­tı­lım­lı eylem, eği­tim­ci­le­re şid­de­ti ön­le­me­ye dönük ka­rar­lı­lı­ğı­mı­zın ve şid­det olay­la­rı­nın oluş­tur­du­ğu büyük üzün­tü­nün bir te­za­hü­rü­dür.

An­ka­ra'da TBMM önün­de yap­tı­ğı­mız çağ­rı­yı bu­ra­da biz­ler de ya­pı­yo­ruz: Ölüm­le so­nuç­lan­ma­ya baş­la­yan sal­dı­rı­la­rın son bul­ma­sı için ge­re­ken adım­lar ive­di­lik­le atıl­ma­lı; eği­tim­ci­le­re yö­ne­lik şid­de­ti ön­le­me ya­sa­sı artık çı­ka­rıl­ma­lı­dır.

Öğ­ret­men, memur, hiz­met­li, şef, şube mü­dü­rü de­me­den tüm eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na, kamu gö­rev­li­le­ri­ne yö­ne­len şid­de­ti bir defa daha la­net­li­yo­ruz.

Bu­gü­ne kadar kamu gö­rev­li­le­ri­ne yö­ne­lik ger­çek­leş­ti­ri­len tüm şid­det olay­la­rın­da tep­ki­mi­zi en sert şe­kil­de or­ta­ya koy­duk. Sen­di­ka ola­rak, geçen yıl ha­ya­ta ge­çi­ri­len Öğ­ret­men­lik Mes­lek Ka­nu­nu tar­tış­ma­la­rın­da şid­de­te yö­ne­lik dü­zen­le­me­yi talep edip son ana kadar ser­gi­le­di­ği­miz ıs­ra­rın ge­re­ği ya­pıl­ma­dı. O gün ge­re­ği ya­pıl­say­dı belki bugün daha fark­lı ko­nuş­mak müm­kün ola­cak­tı.

Genel Baş­ka­nı­mız Ali Yal­çın ile gö­rüş­me­sin­de Sayın Ba­ka­nın mes­lek ka­nu­nu­na iliş­kin yeni dü­zen­le­me ko­nu­sun­da kul­lan­dı­ğı 'şid­de­te karşı yasal dü­zen­le­me' ifa­de­le­ri­ni son de­re­ce kıy­met­li bu­lu­yo­ruz. Bunun bir an evvel ha­ya­ta geç­me­si­nin ta­kip­çi­si ola­ca­ğız.

Eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na yö­ne­lik artan şid­det olay­la­rı­nı ön­le­yecek, cay­dı­rı­cı ola­cak, fa­il­le­ri ce­za­lan­dı­ra­cak ve mağ­dur eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na hu­ku­ki ko­ru­ma sağ­la­ya­cak bir yasal dü­zen­le­me­nin ya­pıl­ma­sı­nın sağ­lan­ma­sı için bugün (10 Mayıs) iş bı­rak­ma ey­le­mi ger­çek­leş­ti­ri­yor, ülke ge­ne­lin­de basın açık­la­ma­la­rı ya­pı­yo­ruz. İş bı­rak­ma ey­le­miy­le eş za­man­lı ola­rak, 1 hafta sü­recek (10-17 Mayıs ta­rih­le­ri ara­sın­da) di­lek­çe kam­pan­ya­mı­zı da baş­lat­mış bu­lu­nu­yo­ruz.

Son bir­kaç yılda ya­şa­nan ha­di­se­le­re ba­kıl­dı­ğın­da gö­rü­le­cek­tir ki, şid­det olay­la­rı mün­fe­rit ey­lem­ler ol­mak­tan çık­mış, ne yazık ki yay­gın bir top­lum­sal sorun hâ­li­ne gel­miş; eği­tim ve öğ­re­tim hiz­met­le­ri­nin yü­rü­tül­me­si­ni sek­te­ye uğ­ra­ta­cak bo­yu­ta ulaş­mış­tır. Bugün ya­şa­dı­ğı­mız acı­lar, dünün ihmal ve umur­sa­maz­lı­ğı­nın ne­ti­ce­si­dir. Yarın ya­şan­ma­sı­nı is­te­me­di­ği­miz acı­lar da bu­gün­kü il­gi­siz­li­ğin so­nu­cu ol­ma­ma­lı­dır.

Şid­de­tin, eği­ti­mi teh­dit eder bo­yu­ta ulaş­ma­sı, ge­le­ce­ği­mi­zi teh­li­ke­ye so­ka­cak bo­yu­ta var­ma­sı, acil ve köklü çözüm bul­ma­yı za­ru­ri hâle ge­tir­mek­te­dir.
Dev­let, ka­sıt­lı şe­kil­de ölüme, ya­ra­lan­ma­ya ve za­ra­ra se­be­bi­yet ve­ril­me­si­ni ön­le­mek­le mü­kel­lef­tir. Dev­le­tin bu yü­küm­lü­lük çer­çe­ve­sin­de, suç iş­le­mek­ten cay­dı­rı­cı yasal ze­mi­ni ve idari şart­la­rı tesis ede­rek yaşam hak­kı­nı ko­ru­ma ve ay­rı­ca buna iliş­kin ih­lal­le­ri ön­le­yi­ci, bas­tı­rı­cı ve ce­za­lan­dı­rı­cı bir infaz me­ka­niz­ma­sı ge­liş­tir­me öde­vi­nin hukuk dev­le­ti ol­ma­nın ge­re­ği ol­du­ğu­nu bugün bu­ra­da bir kere daha ha­tır­lat­mak is­ti­yo­ruz.

Bu doğ­rul­tu­da, eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na karşı eği­tim ve öğ­re­tim hiz­me­ti­nin su­nu­mun­dan kay­nak­lı şid­det ey­lem­le­ri­ne yö­ne­lik cezai ve hu­ku­ki ted­bir­le­rin alın­ma­sı el­zem­dir.

Eği­tim ça­lı­şan­la­rı ola­rak, şid­de­te karşı cay­dı­rı­cı ni­te­lik­te mün­ha­sı­ran bir cezai mü­ey­yi­de ge­ti­ril­me­si­ni, şid­de­te uğ­ra­ya­na, ça­lı­şa­na da hu­ku­ki ko­ru­ma sağ­la­ya­cak tür­den yasal dü­zen­le­me­le­rin aci­len ya­pıl­ma­sı­nı is­ti­yor ve bek­li­yo­ruz.”* FERUDUN ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.05.13 09:37:39
Son Düzenlenme Tarihi :