SON DAKİKA
header-ad

Yaşam kayalarında dikkat çeken görüntü: Ayıyı andıran kaya

Mersin’de bir yaylada yer alan ’yaşam kayaları’ olarak bilinen bölgede doğal olarak oluşan ayıyı andıran görüntü dikkat çekti.
Mersin’in Erdemli ilçesine bağlı 45 kilometre uzaklıkta, bin 600 rakımda bulunan Evdilek Mahallesi’nde (Yayla), geçmiş yıllarda yaşamın olduğu ve halen çevresinde konaklamanın sürdüğü Göz mevkiindeki yaşam kayaları dikkat çekiyor. Özellikle yazın sıcak havalarda serinlemek için insanların dinlenmeye geldiği kayalık bölge doğal güzelliği ile mest ediyor. Zaman zaman bölgeye fotoğrafçılar da giderek doğal güzelliği görüntülüyor. Son olarak bölgeye giden fotoğrafçılar kayalıklarda doğal olarak oluşan ve bir ayıyı andıran silueti fark etti. Gözleri, burnu, kol ve bacaklarıyla kayada beliren ayı silueti dron ile de görüntülendi.
Bölgeye ziyaretçilerin sürekli geldiğini belirten Muhtar Durhasan Eser, "Özdilek Mahallesi Göz mevkii burası. Burada yaşam kayaları dediğimiz yer de ayı silueti var. Doğal olarak ortaya çıkmış" dedi.
Fotoğraf çekimi yaptıkları sırada ayı siluetini fark eden fotoğrafçılardan Hamdi Mutlu, silüetin çekimlerini yaptıklarını ve doğal olarak oluştuğunu düşündüklerini söyledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 10:14:02
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden yenilikçi eğitim modeli

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Semptom Temelli Eğitim Modeli hayata geçirildi. Türkiye’de bir ilk olan uygulama ile öğrenciler hastanın hekime başvuru şikayetleri, nedenleri üzerinden başlayarak tanı koyma sürecine doğru süren bir eğitim üzerinden eğitimlerini gerçek hayata uygun şekilde alacak. İlk derste senkop ile başvuran hastaya yaklaşım, ilgili öğretim üyeleri tarafından teorik dersler ardından farklı vaka örnekleri ile öğrencilere anlatıldı.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi yenilikçi eğitim uygulamalarına bir yenisini daha ekledi. 2022-2023 eğitim öğretim yılı başında, tıp eğitim programının tümünde Ters Yüz Eğitim Modeline başlayan Tıp Fakültesi şimdi de Semptom Temelli Eğitim Modelini hayata geçirdi. Tıp Fakültesi öğrencileri için Semptom Temelli Eğitim Modelinin ilk dersi Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlendi. Toplantıya Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Turhan, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Gürpınar, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Tıp Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Hastanın hekime başvuru şikayetleri üzerinden başlayarak tanı koyma sürecine doğru süren bir eğitimin hedeflendiği programın ilk dersinde senkop (bayılma) şikayetiyle başvuran hastaya yaklaşım, ilgili öğretim üyeleri tarafından farklı vaka örnekleri ile öğrencilere anlatıldı.

“Öncü misyonumuza yakışan bir eğitim modeli”
Uzun zaman hazırlıkları sürdürülen Semptom Temelli Eğitim Modeline başladıklarını söyleyen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Öncü misyonumuza yakışır bir şekilde Akdeniz Tıp Fakültesi olarak bu çerçevede bir eğitim modeli ile bir ilki daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Üniversitemize, ülkemize ve bilim camiasına hayırlı olsun” dedi. Nobel ödülü alabilecek işlere imza atacak hekimler yetiştirme hedeflerinin arkasında olduğunu söyleyen Rektör Özkan, “Hayal etmeden, inanmadan başarının mümkün olmadığını düşünüyorum. Bunun için değerli hocalarım, sevgili öğrencilerimiz, lütfen siz de benimle birlikte buna inanın. Geleceği değiştirecek işlere imza atacak isimler sizlerin arasından çıkacak. Sizlere güveniyorum” şeklinde konuştu.

“Değişime en hızlı adapte olan üniversitelerdeniz”
Akdeniz Üniversitesi’nin gelişen teknolojinin eğitime yansımalarına en hızlı adapte olan üniversitelerin başında geldiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Özkan, “Bu çalışmalardan bir tanesi de bu yıl bir ilk olarak uygulamaya başladığımız Ters Yüz Eğitim modeli. Öğrencilerimiz derslerden önce bu videoları izleyerek derse hazır bir şekilde geliyor. Derste ise konuyla ilgili daha detaylı soru sorma ve konuyu pekiştirme imkânı buluyorlar. Öğrencilerimizden de bu konuda güzel geri dönüşler alıyoruz” dedi. Bu çalışmaların karşılığını şimdiden almaya başladıklarını ifade eden Rektör Özkan, uygulamaya başladıkları TUS Deneme Sınavının rüştünü ispat ettiğini ve deneme sınavlarında birinci ve ikinci olan öğrencilerinin, Türkiye genelinde de ilk 5’te yer aldığını söyledi. Hayata geçirdikleri tüm bu yenilikçi uygulamaların gelecekte mezunlara çok önemli katkıları olacaklarını belirten Rektör Özkan, “Bugün hayata geçirdiğimiz uygulama ile de semptomlar ve keşifler temelinde hastalıkları tanıyarak, tedavi etme becerilerini geliştirmenizi istiyoruz. Böylece klinik karar verme yeteneği kazanacaksınız. Ama bunun da ötesinde analitik ve eleştirel düşünme, problem çözme becerileriniz de gelişecek. Gerçekten heyecanlıyım. Çünkü bu değişimin çok sayıda yaşama dokunacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“En iyisi için çalışıyoruz”
Tıp eğitiminde öğrencilerin geri bildirimlerini çok önemsediklerini ifade eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Turhan ise “Sizler bizim en çok değer verdiğiniz ürünlerimizsiniz. Sizler ne kadar iyi mezun olursanız, bizi ne kadar iyi temsil ederseniz biz de kendimizi o kadar değerli hissediyoruz. Sizlerin eğitiminde özellikle altıncı sınıfı bütün eksiklerin tamamlandığı, aynı zamanda sosyal hayatın güçlü geçtiği, hasta hekim ilişkisini yaşadığımız, gerçekten hekim olarak hissederek o özgüvenle sahaya çıkaracak, önemli bir kısmınızı da TUS’da başarılı olmasını sağlayacak bir ortam sağlamaya çalışıyoruz. Sizlerin görüşlerini önemsiyoruz. İyi bir doktor, Akdeniz Üniversitesi doktoru bu şekilde oluru iyileştirecek her türlü geri bildirimlere açığız ve bunları uygulamaya çalışıyoruz. Gönlümüz her zaman sizin yanınızda. Bu dönemde emeği geçen hocalarımıza, Tıp Eğitimi Ana Bilim Dalında olmasının avantajı ile beraber Tıp Fakültesi Dekanımıza ve bu konularda önümüzü açtığı ve her konuda destek olduğu için Rektör Hocamıza teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye’de ilk
Semptom Temelli Eğitim Modelinin Türkiye’de tıp fakültesinde ilk kez kullanılmaya başlayacağını belirten Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Gürpınar, “Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak, 6 yıl boyunca iyi bir hekim olabilmeniz için yaklaşık 43 anabilim dalı 330 öğretim üyesiyle 352 farklı hastalığı size anlatmaya çalışıyoruz. Hastalıkların, ön tanı, tanı, tedavi, acil müdahale, koruma, izlem süreçleri gibi çok sayıda teorik ve pratik bilgiyi sizlere en iyi şekilde öğretiyoruz. Eğitim programımızın kalitesinden emininiz çünkü mezunlardan aldığımız geri bildirimler çok iyi, bizim mezunlarımız sahada çok başarılı. Ancak, mevcut eğitim programlarımızın en önemli eksiği, altı yıllık tıp eğitimi sürecinde gerçek hayatla bağlantıyı sizlere yeterince vermiyoruz. Meslek hayatınızda, hasta hastalıkla, örneğin ben akut apandisitim, enfarktüs geçiriyorum diye gelmiyor. Göğüs ağrısı ile karın ağrısı şikâyeti ile geliyor. Siz o şikâyetten, yaptığınız fizik muayene, tetkik gibi keşiflerden yola çıkarak 3. 4. 5. sınıfta öğrendiğiniz 352 hastalığı zihninizde birleştirip bir ayırıcı tanı süreci ile doğru tanıyı koymaya çalışıyorsunuz. Meslek hayatında bir süre sonra deneyimli hekimler dediğimiz, hasta daha kapıdan girer girmez postürüne, hareketlerine, rengine bakıp hastayı ilk görüşte bazı tanıları zihninizde eleyip tanıyı daha kolay bulabilen hekimler oluyorsunuz. Semptom Temelli Eğitim Modeli, en özet tanımı ile bu deneyimi sahada değil de Tıp Fakültesi eğitiminde sizlere kazandırmayı hedefleyen bir eğitim programıdır. Eğitimin, semptom ve başvuru nedeni ile başlayıp, bu soruna yol açan hastalıkların ilgili öğretim üyeleri tarafından sizlere aktarıldığı, ardından olgular üzerinde tartışma yaparak deneyiminizi geliştirmeyi, benzer şikayetle gelen bir hastada tanı tedavi sürecini daha başarılı bir şekilde yürütmenizi hedefleyen bir eğitim programıdır. Amerika’da Avrupa’da yaygınlığı giderek artan, ancak uygulanması oldukça zahmetli bir program. O nedenle ülkemizde henüz altı yıllık tıp eğitiminde başlamadı. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak bu yıl bu programa ilk uygulamalar ile başlıyoruz” diye konuştu.

Bir semptom dört branşta ele alındı
Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete’nin moderatörlüğünü yaptığı panelde senkop (bayılma) semptomuna yol açan hastalıklar branşlar tarafından öğrencilere anlatıldı. Kardiyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Umuttan Doğan, Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslıhan Yürüktümen Ünal, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Erdoğan önce teorik bir sunum ile senkopa yol açan hastalıkları öğrencilere anlattı. Panelin ikinci oturumunda ise öğretim üyeleri örnek olaylarla semptoma yaklaşım ve ayrıcı tanının yapılması sürecini interaktif şekilde öğrenciler ile birlikte tartışarak gerçekleştirdi. Bu oturumda, ilgili öğretim üyeleri gerçek hastaları üzerinden konuyu örneklendirerek daha görünür hale getirdiler. Prof. Dr. Umuttan Doğan sunum esnasında örnek bir hastasıyla telefonla canlı bağlantı yaparak hastanın hikayesini, şikayetlerini, tedavi sürecinde karşılaştığı olayları ve kat ettiği aşamaları öğrencilerle paylaşmasını istedi. Öğrenciler interaktif bir ortamda hastaya soru sorma imkanı buldu. Prof. Dr. Umuttan Doğan sonrasında öğrencilerle hasta hakkında değerlendirmelerde bulunarak doğru tanı koyma ve tedavi süreci hakkında fikir alışverişinde bulundu. Ders sonunda memnuniyetlerini dile getiren Tıp Fakültesi öğrencileri farklı branşların ortak değerlendirmesinin çok yararlı olduğunu, anlatılan konuda farklı sonuçlar çıkarabilecek seviyeye geldiklerini ifade ettiler.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.05 13:43:46
Son Düzenlenme Tarihi :





AESOB Başkanı Adlıhan Dere’den Ramazan’da "merdiven altı" uyarısı

Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, Ramazan ayı başlangıcında vatandaşları merdiven altı ürünler konusunda uyarırken, mahalle esnafından ve güvenilir yerlerden alışveriş yapılması önerisinde bulundu.
On bir ayın sultanı Ramazan’ın başlangıcına yönelik açıklamalar yapan AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Antalya esnafının Ramazan ayı için tüm hazırlıklarını tamamladığını aktararak, merdiven altı ürünlerden uzak durulması gerektiği hatırlattı.
AESOB Başkanı Adlıhan Dere, "Manevi iklimiyle içimizi huzur ile dolduran mübarek Ramazan ayına bir kez daha ulaşmanın mutluluğunu yaşamaktayız. Dinimizde büyük bir önem arz eden Ramazan ayı; toplumsal yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü ve manevi duyguları en üst seviyede yaşandığı; gönül birliğine vesile olan eşsiz ve derin manalar yüklü mübarek bir aydır. Yüce Allah’ın rahmet deryalarının coştuğu, af ve mağfiretinin sağanak sağanak yağdığı, feyiz ve bereketin zirveye çıktığı bu merhamet mevsimleri insanlık için büyük bir nimettir.
Mübarek Ramazan ayının gelmesiyle birlikte sokak ve çarşılarımızı büyük bir heyecan sardı. Vatandaşlarımız iftar sofralarını en güzel şekilde hazırlamak için alışveriş ihtiyaçlarını karşılamaya başladı. Manav, kasap, pastane, lokanta, fırın, bakkal ve büfeci gibi gıda alanında faaliyet gösteren esnafımız başta olmak üzere tüm esnaf ve sanatkarlarımız da hazırlıklarını tamamladı. Her bütçeye uygun ürünler raflarda yerini aldı. İnşallah, Ramazan-ı Şerif’in bereketi esnaflarımızın dükkanlarını da canlandıracak. Ancak bu süreçte bereket, mağfiret ve paylaşım ayı olan Mübarek Ramazan ayının ruhuna uygun hareket etmeye özen göstermeliyiz.
Ucuz diye satılan denetimsiz, merdiven altı diye tabir ettiğimiz biçimde üretilen ürünleri satın almanın hem canımıza hem malımıza hem de sağlığımıza çok kötü etkileri olabilir. Alışverişlerimizi yaparken hem israftan kaçınmalıyız hem de alışverişlerimizi en doğru bildiğimiz, güvendiğimiz mahalle esnafımızdan yapmalıyız. Esnaf sokaktır, esnaf hayatın ta kendisidir. Alışverişlerimizi esnaflarımızdan yaparak sokağın ışığı söndürmeyelim, mahalle kültürünü yaşatalım. Esnafımızın hayatta kalmasına katkı sunalım. Böylece mübarek Ramazan ayında bir yandan orucumuzu tutarak ibadetimizi gerçekleştirirken, bir yandan da yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla birlik, beraberlik, dostluk ve kardeşlik anlayışının hakim olduğu Ramazan ayına yakışır bir şekilde davranış sergilemiş olalım" dedi.
Başkan Adlıhan Dere, sözlerini sonlandırırken, "Ramazan ayının sevgi, barış ve hoşgörü ortamının gelişmesine, insani ve ahlaki meziyetlerimizin yeniden yeşermesine vesile olmasını temenni ediyor; ülkemize, milletimize ve İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum. Herkese şimdiden hayırlı Ramazanlar. Cenab-ı Hak birliğimizi ve beraberliğimizi daim etsin inşallah" ifadelerine yer verdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 14:18:02
Son Düzenlenme Tarihi :