“Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” Tolstoy zamanında ne güzel demiş. Sezon başından beri futboldan soğuyan, ayağı artık stada gitmeyen insanların “sezon bitse de ne olacaksa olsun” dediği haftaları aylara bağladık.
Söz uçar, yazı kalır derler. Hep dedim; bize aklı, ruhu, bedeni önce Antalya’da, sonra çimlerde olacak bir hoca lazım diye. Aidiyetini takıma, enerjisini sahaya veren Sami Uğurlu hoca, önce oyuncu grubunu saha içinde takım yapmaya başladı. Ardından Gençlerbirliği maçında oynanan oyunu ve takımın coşkusunu sahada gören taraftarlar, bilet fiyatlarındaki artışa rağmen yerlerini aldı. Bundan sonraki süreçte, 82 yılından beri Antalyaspor’un maçlarını izleyen biri olarak artık tribünlerin sayısının geri gitmeden artacağına eminim.
Rakip Trabzonspor, formda oyuncuları ve Fenerbahçe’nin geçen hafta evinde yaşadığı sürpriz kayıpla 2. sıraya gözünü dikmiş şekilde Antalya’ya geldi. Onuachu, Muçi gibi oyuncular her takım için ciddi tehlike unsuru. Ama sahada, 37’lik enerjisi bitmeyen Veysel’in önderliğinde, iki haftadır büyük oynayan Safuri’nin orkestra şefi gibi yönettiği takımla 97 dakikanın hiçbir anında ezilmeden ayakta kaldık. Cuesta, yaşının getirdiği tecrübeyi sahaya koydu. Kurtardığı penaltı, atılan gol kadar değerliydi.
Sezon başından beri eleştirdiğim Phall, takımın çıkışına uyum sağladı. Bünyamin kariyerinin en iyi maçlarından birini oynamış olabilir. Taraftarın eski tadını aradığı Saric, ligin ikinci yarısıyla birlikte futbola döndü. Erol Bulut’un stada bile almadığı Balet’in içinden adeta Ronaldinho çıktı. Taraftarın özlemini duyduğu futbolcu profilini taşıyor. Hızı ve mücadelesiyle yakın zamanda kulübe maddi değer katacak bir isim.
Ve gelelim Streek’e… Geldiğinden beri taraftarın ısınamadığı ama benim her seferinde bu takımın “hamalı” dediğim, sağ bek dâhil neredeyse her mevkide göreve verilen Hollandalı, iki haftadır takımı taşıyor. Son yıllarda gelen, aidiyeti ve takıma katkısıyla aldığı ücreti son kuruşuna kadar helal ettiren bir isim.
Takımda çıkış yakalamayan, formu artmayan oyuncu kalmadı. Oyuncuların hocaya olan sevgisi ve saygısı sahaya yansıyor. Emekleriniz için teşekkürler hocam.
İki haftadır iç saha maçlarımıza bulunduğumuz konumu kaldıramayacak hakemler veriliyor. İlk pozisyon net penaltıydı. Ama ikinci penaltıda adalet yerini buldu. Maç içi takdir hakkını ise hep rakipten yana kullandı.
Teknik direktörü, oyuncusu, yönetimi ve taraftarıyla camianın yeniden bütünleştiği günlerdeyiz. Umarım bahar bizim için güzel gelecek.





