Kaç yıldır Antalyaspor’u takip ettiğimi bilmiyorum. Kaç başkan gördüğümü de artık hatırlamam neredeyse mümkün değil.
Ama tarihin hiç bir döneminde basın ile arası iyi olmayan, basından uzak, Antalyaspor’u basından kaçıran bir yönetim şimdiye kadar görmedim.
Antalyaspor ile ilgili bilgi alabileceğiniz, takımla ilgili, sakatlıklarla ilgili bilgi alabileceğiniz bir muhatap bulamamanız gerçekten çok acı bir tablo.
Antalyaspor Başkanı Mustafa Ergün, Antalyaspor Basın Sözcüsü Ali Topuz’a ulaşmanın mümkün olmadığı, telefonlara geri dönüş nezaketini bile göstermeyenlerin kulüp yönetiminde olması !!!
Telefona çıkıp çıkmamaları, geri dönüş yapıp yapmamaları önemli değil. Bu onların kültürüyle alakalık bir durum.
Ama, bundan sonra Antalyaspor eleştirisi olduğu zaman ya da farklı haberler yazıldığı zaman, bilgi almadan haber yapıldığı zaman her iki yöneticinin en küçük bir serzeniş, eleştiri, sitem, tepki hakkı yok.
Tabi basın bürosunu dağıtınca, oraya bir kişiye basınla sen ilgilen denilmediği, var olanları da ya işten çıkarttıkları veya adamlara para ödemedikleri, istifa etmek zorunda bıraktıkları için kimseyi getirmekten yana değiller.
Politika onların, yol yöntem onların.
Daha önce de bunu yaşadım. Yaşadık. Umurumda olmadı. Yine olmaz.
Antalyaspor camiası takımdaki sakatları biliyor. Tekrarlamakta yarar var. Safuri, Costa, Doğukan, Güray sakat. Ha bir de sakat olduğunu ve geri dönüş tarihinin bile belli olmadığı- olmayacağını bile bile gururla kadroya dahil ettikleri, Başkan Mustafa Ergün’ün 2-3 ay önce “15 gün sonra antrenmanlara başlayacak” dediği Ufuk’u da dahil ederek bir zahmet sakatların durumunu açıklasınlar.
Ya da boşverelim bildikleri yoldan devam etsinler.
Ne demişler.
“İmam bildiğini okur”.






