Antalyaspor yönetimi, son iki yıldır süregelen kötü yönetim tarzına karşı kritik iki hamle yaparak şimdilik dur dedi. Nuri Şahin sonrası yapılan yanlış teknik direktör tercihleri ve geçen sezon başlanan ligde hocaya teslimiyetçi yaklaşım, 60. yılda takımı kötü bir kadro planlamasıyla düşüşe sürükledi. Bu hatalı kadro planlamasının maliyeti ise bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.
TFF 1. Lig’e kötü başlanan süreçte, Bülent Korkmaz ile yolların ayrılması sonrası kalbimden geçen tek isim Osman Özköylü’ydü. Takımın yaş ortalamasının yüksek oluşu ve takım içi ortamda gelecek ismin koşulsuz otorite kurabilecek biri olması gerektiğini düşündüğümden başka bir ismi aramak gereksizdi. Osman Hoca, Van maçıyla etkisini sahada gösterdi. Son iki maçtır sahada önde basan ve mücadele eden bir takım izliyoruz. Ümraniyespor maçıyla birlikte son üç karşılaşmada gol yemeyişimiz çok önemliydi.
Ancak takımın kadro yapısı her maçı kolayca koparacak seviyede değil. Hızla içeriye kat edebilecek bir kanat oyuncusuna ihtiyacımız var. Genç Mevlüt her maç ortalamanın üzerinde performans sergilese de diğer kanadın hızlı çalışmaması hücumda tıkanıklığa yol açıyor. Da Costa ve Streek, son vuruş becerileriyle sınırlı katkı sağlıyor. Ceesay’i sezon başından beri takımda görmek istiyordum. O bölgede kesici eksikliğini gideriyor. Takımda oyunu geriye giden bir oyuncu olmaması önemli.
Kaleci Pseftis hakkındaki tedirginlikler sanırım aşıldı. Yer alış pozisyonu, sakinliği ve ayaklarını iyi kullanması, son üç maçta yaptığı üç refleks kurtarışıyla bu alanda başarılı olduğunu gösterdi. Kanat oyuncusu eksikliğimiz var. Keşke Nikola Storm ile doğru iletişim kurulup yola devam edilebilseydi.
Sahada altyapıdan gelen oyuncuları görmek beni mutlu ediyor. Doğukan ve Bünyamin’in takıma katılmasından sonra yıllarca bir durgunluk yaşandı. Ancak dün sahada ve kulübede altı genç ismi görmek geleceğe yönelik umut verici. Bu genç oyuncuları sadece günlük bir yatırım olarak görmemek gerek; aksi hâlde potansiyellerinden tam anlamıyla yararlanamayız.
Geçmişte yok pahasına satılan oyunculardan Ali Demirbilek, uluslararası üne sahip The Guardian gazetesi tarafından gelecek vadeden 60 oyuncu arasında gösterildi. Hem sahada oyun olarak faydalanabileceğimiz hem de kendi kasamıza doğrudan gelir sağlayabilecek bir potansiyel varken bundan faydalanamayacak olmamızı ileride unutmayacak hafızalar hâlâ bu camianın etrafında duruyor.
Geçen yazımda da dedim: Sevdamız şahıslara değil, armaya. Ama günün sonunda olan takıma oluyor. Önceki yazımda da belirttim; sevdamız şahıslara değil, armaya. Fakat günün sonunda olan yine takıma oluyor.
Hafta içi evimizde Kayserispor ile oynayacağız. Anlamsız bir şekilde bilet fiyatları erkenden açıklandı ve gereksiz maçlarda 77 TL’den bilet satışı yapıldı. Asıl uygun fiyatlı biletler bu maç için satılmalıydı ki insanlar motive olup tribünleri doldurabilsinler.
Ancak anlatmaya çalıştığım şeyler boşuna gibi görünüyor. Ama kime ne anlatsak boş. Gidin, şahsi PR’nız için sağda solda forma dağıtın!






