Antalyaspor 3 hafta sonra kazandı.
1 deplasman ve 2 iç saha maçını kaybeden kırmızı - beyazlılar maçın başında bulduğu golü maçın sonuna kadar taşıdı ve maçın kazananı olarak sahadan ayrıldı.
4 haftanın ardından Antalyaspor ilk kez kalesini gole kapattı.
Hoş klasik kaleci hatasından rakip yararlanmadı. Cuesta topu rakibine hediye ederken, rakip futbolcu ise topun altına fazla girmemesinin bedelini Cuesta’ya topu teslim etmekle ödedi.
3 haftanın ardından kazanmak güzel. Stresi yenmek, skoru korumak, maçı baştan sona üstün bitirmek önemliydi.
Bu arada çok mu iyi oynadık. Hayır ama bu kez en azından defans güvenliğini bir tık önemsedik. Bunun da karşılığını aldık.
Rakip çok mu iyiydi ! hayır. Hatta şimdiye kadar oynadığımız 4 takımdan da farkı yoktu. Benzer özellikle sahipti. Ve belki de en önemlisi 4 haftanın 3'ünü beraberlikle kapatarak defansının artılarını göz önüne sermişti.
Kırmızı kart sonrasında oyun rahatladı. Skor olarak farkı açabilir ve stresi son dakikalara kadar taşımazdık.
Ama kazanmak güzeldi. İlaç gibi geldi. Gelmeli.
Bu arada maçın sonlarında en az 2 sarı kart, hatta belki de ikisi de kırmızı kart olabilirdi. Lima ve Mulumba’nın yaptıkları fauller direk Bünyamin ve Soner’i sakatlamaya yönelik tekmelerdi. Hak ettikleri kartı görmediler ve maçı gerdiler.
Eskiden kasap futbolcular vardı. İşleri rakibi sertlikle durdurmak, gerekirse sakatlamalarıydı.
Lima ve Mulumba bu tip oyuncular.
Bence hakları kırmızı karttı.
Rakibin gördüğü kırmızı kart bana göre tartışılır. Net değil. Streek ayağının rakibin önüne atarak faulü aldırdı.
Ama, Streek maçın en fazla koşan adamıydı. Bana göre sahanın en iyisiydi.






