Futbol, 2x2’nin her zaman 4 yapmadığı bir oyun. Her şeyden önce şunu diyeyim: Rakibin gireni çıkanıyla kadro kalitesi bizim üstümüzde. Amed’de şampiyonluk yaşayan Moreno, Hassani, gol kralı Benhur ve Seferi gibi tabelayı değiştiren isimler var. Biz o gün biri çıksın, şapkadan tavşan çıkarsın istiyoruz. Geçen hafta da yazdım. Bizim kadro yapımız maçı koparıp gidecek bir kadro değil. Savunmada hata yapmazsak skoru tutarak puan kovalayacağız.
Bakın, Antalyaspor camiası bir konuyu çabuk unutup yanlışların faturasını anlık olarak insanlara kesiyor. Geçen sezon başında çok kötü bir kadro kuruldu. Çokça yazdım, bunun hasarı kolay geçecek gibi değil. Sami Uğurlu bence pozitif işler yaptı. Ama eksik ve kötü kadro planlaması, sezon sonunda düşen takımı yarattı.
Bu sene transfer yasağını açamama korkusu, oyuncuları elde tutma mecburiyetini getirdi. Üstüne kaliteli bir kadro da kuramayınca evimizde şamar oğlanına döndük. Bu sene böyle geçer diyelim, ömürden bir sene daha gitsin. Antalyaspor’un perde arkasındaki vesayeti bu kulübün yakasını bırakmayınca ne değişecek?
Maça gelecek olursak, profesyonel futbol takımının yediği 4 goldeki hataların konuşulacak yanı yok. Ha, bence net kaçan gollerimiz de var. Bugün sadece ortalama bir futbolun hakkını versek, inanın skor 2-0 lehimize olurdu. Rakibin etkili oyuncularını tam konsantre şekilde marke edebilsek, kolayca pozisyonlar sonlanabilirdi.
Bu gecenin üstüne, oydu buydu demeye gerek yok. Hatalarımızla fark yedik.
Peki beyler, bu hâlde olmamızın perde arkasını yine unutup yola böyle mi devam edeceğiz? Bu kafayla yağmurlu havalarda gözyaşlarımızı çok içimize akıtırız. Başkalarının umurunda değil nasılsa. Sen, ben, bizim oğlan; dertlerimizle baş başa devam…






