Garip bir sezon yaşıyoruz. Dönüp dolaşıp aynı satırları yazıp sıkıcı hale gelmek istemem ama hiçbir sonuç sebepsiz değildir. Son iki senenin rezilliği, bizi bir girdabın içinde bir su üstüne çıkarıyor, bir dibe çekiyor.
Deplasmanda ligin 2. haftası alınan Mardin yenilgisi sonrası ekranı yeşile çevirdik. Kadro yapımız dışarıdan puan almaya uygun; "at ve üstüne yat" taktiği işe yarıyor. Ümraniye ve Iğdır maçları haricinde attığımız tek goller 3 puana yetti. Ancak Ümraniye’deki o mucize bu hafta gerçekleşmeyince ilk beraberliğimizi aldık.
Geçen haftaki Bodrum yenilgisi ise gerçek bir talihsizlikti. Son zamanların en iyi iç saha performansını göstermemize rağmen yenilmek tamamen şanssızlıktı. Bugün ise kötü geçen ilk 45 dakikanın ardından toparlandık; net goller kaçtı ama basiretsizce gol yedik. Sonrasında golü erken bulmuş olsak da 3 puanı almaya oyunumuz yetmedi.
Kulübün hali o kadar içler acısı ki, ne oyuncuları ne de teknik ekibi eleştirmeyi hakkaniyetli bulmuyorum. 2023 yılından itibaren "Benim olmazsa kimseye kulübü yar etmem" diyenler yüzünden son iki senemiz acılar içinde geçiyor. "Alfabedeki bütün harfler kadar planımız var" diyenlerin tek planı, bu kulübü bu hale getirmekmiş.
Bu takım için daha ne yazacaksın... Haftaya Bursaspor maçı var, sonrasında ise milli araya girilecek. Otobüsle deplasmana giden, tesisinde elektriği kesik olan futbolcuya "Nasıl konsantre olursan ol, sahaya çık ve maçı düşün" diyebilir misin? 60. yaşımızda bu felaketi bize yaşatanların sizce umurunda mı?






