SON DAKİKA

logo

Kaleiçi OldTown Festivali'nde renkli görüntüler

Antalya’da, Muratpaşa Belediyesi’nin 6’ncısını gerçekleştirdiği Kaleiçi OldTown Festivali, yaşayan antik kentin surları boyunca uzanan Atatürk Caddesi’nden başlayıp yaşayan antik kentin sokaklarında devam eden kortejiyle başladı. 21 ülkeden 36 şehrin katılımıyla gerçekleşen festivalin açılışı birbirinden renkli görüntülere sahne oldu.

Muratpaşa Belediyesi’nin, Antalya’nın tarihi kent merkezi Kaleiçi’nde düzenlendiği Kaleiçi OldTown Festivali’nin 6’ncısı, birbirinden renkli görüntülere sahne olan geleneksel kortejiyle başladı. Bu yıl 21 ülkeden 36 şehrin katılımıyla düzenlenen festivalin açılış kortejine Belediye Başkanı Ümit Uysal eşi Ümran Uysal’la birlikte katılırken konuk ülke heyetleri de kortejde yer aldı.

Festival Bandosu eşliğinde tarihi kent merkezini saran surlar boyunca uzanan Atatürk Caddesi’nde devam eden korteje vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Festival kortejinde yer alan jonglörler, tahta bacak gösterileri, canlı heykel performansları ve diğer gösteri gruplarının performansları büyük beğeni topladı.Kaleiçi OldTown Festival korteji, Kaleiçi’nin en görkemli yapılarından tarihi Üç Kapılardan antik kente giriş yaptı. Kaleiçi’nde festival coşkusu, yaşayan antik kentin sokaklarında devam ederken kortej, Kaleiçi OldTown Festivali’nin ana etkinlik alanı miradorda sona erdi.

6. Kaleiçi OldTown Festivali’nin açılış gecesinde CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, Antal Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, CHP Antalya milletvekilleri Aydın Özer, Rafet Zeybek’le birlikte Antalya’da görev yapan konsoloslar, ateşeler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, belediye meclis üyeleri ve siyasi partilerden temsilciler yer aldı. 

Başkan Uysal, gecede yaptığı konuşmada, sadece denizi, kumu güneşi değil kültürel varlıkları da dünyayla paylaşmak için 6 yıl önce çalışmaya başladıklarını söyledi. Antalya’nın sahip olduğu kültürel varlıklar arasında Kaleiçi’nin ayrı bir yeri olduğuna dikkat çeken Başkan Uysal, “Yaşayan antik kenti olan bütün kentlerle buluşmalıyız ve birlikte gelecek kuşaklara aktarmalıyız’ dedik.Bu festival, 6 yıl önce böyle doğdu” dedi. Yıllar içinde yaşayan antik kenti bulunan 500 şehirden oluşan bir ağa sahip olduklarını dile getiren Başkan Uysal, pandemi öncesi 48 şehri Kaleiçi’nde ağırladıklarını, pandemi döneminde online gerçekleşen festivalin ardından bu yıl 36 şehri misafir ettiklerini söyledi.  

Kaleiçi OldTown Festivali’yle,yaşan antik kentin sanat ve kültürel etkinliklere dolu bir dört gün yaşayacağını belirten Başkan Uysal, “İçinde yaşadığımız bu varlık bütün insanlığın ortak malıdır.Bunu koruyup gelecek kuşaklara aktarmak bizim görevimizdir” dedi. Başkan Uysal, konuşmasın sonunda Nazım Hikmet Ran’ın “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine” dizelerini okuyarak “Bütün dünyayla paylaşmak istediğimiz mesaj, en büyük tutkumuz ve amacımız bu” dedi

Başkan Uysal’ın konuşmasının ardından festival, Barcelona Gipsy Balkan Orchestra konseriyle devam etti. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.10.15 08:04:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Nohutun kalbi Anadolu’da bulundu

Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker’in danışmanlığında yürütülen çalışmalarda Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüksek sıcaklık ve kuraklığa dayanıklı bir nohut türü bulundu. Kalp şeklinde daneleriyle de dikkat çeken türe Cumhuriyetin 100’üncü yılına ithafen Turcicum ismi verildi.

Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker’in danışmanlığında yürütülen çalışmalarda Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüksek sıcaklık, kuraklığa ve yaprak galeri sineği ve tohum böceklerine dayanıklı bir nohut türü bulundu. Türe, Cumhuriyetin 100’üncü yılına ithafen Cicer Turcicum Toker, J.  Berger & Göktürk ismi verildi. Yeni keşfedilen tür, bitki bilimi alanında dünyanın en önemli dergilerinden biri olan Frontiers in Plant Science dergisinde bilim dünyası ile paylaşıldı.

MELEZLEME ÇALIŞMALARI BAŞARIYA ULAŞTI
Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker danışmanlığında Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi Tuba Eker tarafından yürütülen çalışmalarda yeni tür, tarımı yapılan tür ve diğer yakın akraba türler ile melezlenmiş ve sağlıklı F1 bitkiler elde edildi. Yüksek sıcaklık ve kuraklık başta olmak üzere canlı ve cansız streslere dayanıklı olan bu nohut türünün, yoğun olarak üretilen ticari nohut türleriyle melezleme çalışmalarında ilk aşama başarıyla sonuçlandı.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN YÜZÜNCÜ YILINA ARMAĞAN
Çalışmalarla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Cengiz Toker, tescil edilen türe Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılına ithafen Cicer turcicum isminin verildiğini belirterek, “Türümüz uluslararası literatüre endemik bir tür olarak girdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüzüncü Yılına armağan olsun.” dedi. Kalp şekliyle de dikkat çeken yeni türün yurt dışında nohut üzerine araştırma yapan bilim insanları tarafından da çok yoğun ilgi gördüğünü belirten Prof. Dr. Toker, “Avusturalya, ABD, Kanada ve Avrupa’dan birkaç ülkeden nohut türünü incelemek için talep oldu. Melezleme çalışmalarını ya da buradan bulunabilecek izole edilecek genlerle ilgili patent hakkına ilk biz sahip olalım diye vermedik.” diye konuştu.

ZOR ŞARTLARA DAYANABİLİYOR
Yeni keşfedilen Cicer Turcicum türünün özellikle yüksek sıcaklık ve kuraklığa dayanıklılığı ile umut vadettiğini anlatan Prof. Dr. Cengiz Toker, “Tarımını yaptığımız nohut çeşitleriyle melezleme çalışmalarımızın ilk etabı başarıyla tamamlandı. Deneme seralarında, normal nohut türlerinin yüksek sıcaklık nedeniyle kuruduğu ortamda, yeni türümüz ve melez türler çiçek dökmeden yeşil kaldı. Bu genleri tarımı yapılan nohut çeşitlerine aktarabilirsek, tarımı yapılan nohut çeşitlerine çok önemli birkaç özellik kazandırmış olacağız.” diye konuştu.

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ BİLİME AÇILDI
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin dünyada tarımın ilk yapıldığı bölgelerden olduğunu ve buğday, arpa, bezelye, nohut, mercimek gibi birçok türün köken merkezi olduğunu belirten Prof. Dr. Cengiz Toker, terör sorunu nedeniyle bölgenin bilimsel anlamda yeterince incelenemediğini kaydetti. Son yıllarda terörün sona ermesiyle bölgede bilimsel çalışmaların arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Toker, “Terörün olduğu yıllarda Güneydoğu da çalışma yapmak için her türlü izin almanız gerekiyordu. Tehlikeli olduğu için birçok araştırmacı buraya gitmekten imtina ediyordu. Günümüzde sorun ortadan kalktığı için bütün bilim insanlarına açık bir yer. Bu bölge bu anlamda genetik kaynaklar bakımından çok önemli. Dolayısıyla son zamanlarda bu bölgenin daha çok ziyaret edilip o bölgenin potansiyelinin ortaya çıkarılabileceğini düşünüyorum.” açıklamasında bulundu. Cengiz Toker, konuyla ilgili bilimsel çalışmaların bitki bilimi alanında dünyanın en önemli dergilerinden biri olan Frontiers in Plant Science (IF = 6.627) dergisinde yayınlandığını belirterek, bu tür dergilerde yapılan bilimsel çalışmaların dünya üniversite sıralamalarında çok etkili rol oynadığını sözlerine ekledi.

ZARARLI BÖCEKLERE KARŞI DA DAYANIKLI
Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi Tuba Eker de melezleme çalışmaları hakkında bilgi verdi. Yeni bulunan türün tarıma kazandırılması için deneme üretimlerinin sürdüğünü anlatan Tuba Eker, “Yaptığımız çalışmalar sonucunda bazı zararlı böceklere de yüzde yüz dayanıklı olduğunu da tespit ettik. Ayrıca oldukça yüksek bir sıcaklık dayanımı var. Serada 45-55 dereceye kadar ulaşan sıcaklıklarda hala çiçeklenip dane verdiğini gördük. Yaptığımız saksı denemelerinde toprakta su kapasitesi kalmayıp artık yarılmaya başladığında dahi hayatta kalabiliyor. Bu özelliklerin tüketimde olan kültür nohutlarına aktarılması en önemli mesele. Tarımını yaptığımız nohutlarla melezleme yaparak Cicer Turcicum türünden güçlü yani arzu ettiğimiz özellikleri aktarmaya çalışıyoruz. Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Küresel ısınmanın 2100 yılına kadar 3-4 santigrat derece artacağı bildiriliyor. Bu da türümüzün tarımsal üretim için önemini artırıyor.” şeklinde konuştu. Tuba Eker, melezleme çalışmaları sonucunda elde edilecek ticari ürünün danelerinin, Cicer Turcicum gibi kalp şeklinde olabileceğini de sözlerine ekledi. -AÜ BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.22 10:53:42
Son Düzenlenme Tarihi :





Esen: Aşımızı, sevgimizi ve bereketi paylaşıyoruz

Konyaaltı Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla iftar sofrasını kurmaya devam ediyor. Liman Mahallesinde iftarda vatandaşlarla bir araya gelen Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, “Biz bu sofrada sadece aşımızı değil sevgimizi ve bereketi de paylaşıyoruz” dedi.

Konyaaltı Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla Liman Mahallesinde düzenlediği iftara binlerce vatandaş katıldı. Konyaaltı Belediyesi aynı zamanda yurtlarda ve Antalya’nın çeşitli yerlerinde ikamet eden depremzedeleri de otobüs ile iftar alanına getirdi. İftara aileleriyle katılan vatandaşlar Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen'e teşekkür ederken, çocuklarsa Esen’e sarılıp sevgi gösterisinde bulundu.

Yaşanan deprem felaketinden dolayı buruk bir Ramazan ayı geçirdiklerini belirten Başkan Esen, bölgede yaraları sarmaya devam ettiklerini ifade etti. İftar sofrasında sadece yemeği değil, sevgiyi ve bereketi de paylaştıklarını kaydeden Esen, sözlerine şöyle devam etti:

     “Ülkemizi son derece büyük bir üzüntüye boğan deprem afetinden dolayı Ramazan’ı buruk bir şekilde yaşıyoruz. Bugün biliyorum ki aramızda depremde ailesini, eşini, dostlarını, evini kaybettiği için buraya gelen ve bizimle soframızı paylaşan dostlarımız var. Kaybettikleri tüm yakınlarına, canlarına Allah’tan rahmet diliyorum. Şifa bekleyen bütün yaralılara acil şifalar diliyorum. Buraya gelip soframızı bizimle paylaştığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Hepinize sevgiler saygılar sunuyorum. İyi ki varsınız.” -HABER MERKEZİ


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.06 11:07:05
Son Düzenlenme Tarihi :