SON DAKİKA





Kapıya fırlatıp kırdıkları çiğ yumurtalarla dairenin önünü çöplüğe çevirdiler

Antalya’da yaşayan kiracı Y.B.’nin merdiven ve daire kapısına iki kez yumurtalı saldırı düzenlendi. Kiracı yaşadıkları karşısında büyük korku yaşarken, konu yargıya taşındı.
Kepez ilçesinde 3 katlı bir apartmanın birinci katında kirada ailesiyle yaşayan Y.B.’nin, geçtiğimiz 30 Temmuz’da sabah,..

Antalya’da yaşayan kiracı Y.B.’nin merdiven ve daire kapısına iki kez yumurtalı saldırı düzenlendi. Kiracı yaşadıkları karşısında büyük korku yaşarken, konu yargıya taşındı.
Kepez ilçesinde 3 katlı bir apartmanın birinci katında kirada ailesiyle yaşayan Y.B.’nin, geçtiğimiz 30 Temmuz’da sabah, 12 Ağustos’ta ise akşam saatlerinde kişi ya da kişilerce daire kapısının önüne ve merdivenlere yumurtalı saldırı düzenlendi. Kırılan yumurtalar yüzünden apartmanı kötü bir koku sardı. Gördükleri manzara karşısında büyük şok yaşayan Y.B., durumu polise, ardından avukatı aracılığıyla yargıya taşıdı. Yumurtalı saldırının devam etmesi nedeniyle tedirgin olan aile, olayı gerçekleştirenlerin bulunup gerekli cezayı almasını istiyor. Yumurtanın atıldığı yer ve üzerindeki yazılar Y.B. tarafından kayda alındı.

"Gerekli artırım yapıldı"
Avukat Şali Arslan, müvekkili Y.B.’nin 2 yıldır aynı evde kiracı olarak yaşadığını belirtti. Müvekkilinin geçen sene kira artışına gelen talep doğrultusunda enflasyon oranında yüzde 30 şeklinde bir artış gerçekleştirildiğini dile getiren Arslan, “Akabinde tekrar yeni senede de aynı talepte bulunuldu. Bu kez yüzde 65 oranında bir kira artışı yapıldı. Daha sonra ev sahibi kendi IBAN numarasını bloke ederek kullanıma kapattı, kira alınmaması için. Sonrasında hukuki mücadelemiz başladı” diye konuştu.

"Tedirgin oldular"
Sürecin ardından geçtiğimiz günlerde müvekkilinin evinin önüne ve daire kapısına üzerinde Arapça yazılar bulunan yumurtalar atıldığını kaydeden Arslan, “Üstündeki yazılar ne anlama geldiği bilinmiyordu. Müvekkilim bir din görevlisi arkadaşına gösterdi ve yazıların beddua içerikleri olduğu belirlendi. Müvekkilim şu an çok tedirgin, yaşanılan bu olaydan dolayı korkuyor ister istemez. Bu olayın bir daha yaşanmasını istiyor” dedi.

"Hukuki süreç devam ediyor"
Konunun adli mercilere taşındığını anlatan Arslan, “Elimize geçen görüntülere bakıldığında o tarihlerde iki kişinin apartmana girdiği, yaklaşık bir bir buçuk dakika sonra tedirgin şekilde çıktıkları görüldü. Buna ilişkin bir suç duyurusunda bulunduk. Hukuki sürecimiz devam ediyor. Bir gün değil birkaç gün boyunca bu yumurta olayı yaşandı. Müvekkilimin komşularından kimseyle bir sorunu yok. Bunlar kim ve kimler tarafından yapıldığı belirlenemedi. Evin önüne yapılan yumurtalı saldırı, müvekkilimi ailecek tedirgin ediyor. Ama ortada bir kayıt var, şüpheliler onlar. Hukuki sürecimiz devam ediyor, adalet tecelli eder” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.14 14:58:26
Son Düzenlenme Tarihi :





Subaşı: AFAD ve Kızılay da enkaz altında kaldı”

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı; 11 ilimizde yaşanan deprem felaketi ile ilgili TBMM’de yaptığı konuşmada sistemi eleştirerek, “Cumhurbaşkanı ‘Devleti şirket mantığıyla yönetmeliyiz, kazan-kazan düsturumuz olmalı’ dedikten sonra tek tek bütün kamu kurumlarını maalesef kaybetmeye başladık” dedi. Subaşı, bu felakette insanlarımız ve şehirlerimiz gibi AFAD ve Kızılay da enkaz altında kaldığını söyledi.

    TBMM Genel Kurulunda deprem felaketi ile ilgili İYİ Parti adına konuşan Hasan Subaşı, ülkemizin gerçekten büyük felaketler yaşadığını belirterek; “Üst üste iki deprem sonucunda 11 ilimiz enkaz altında kaldı, on binlerce insanımızı kaybettik, şehir merkezlerinde büyük tahribatlar oldu. Ben, buradan, kaybettiğimiz insanlarımız için tekrar başsağlığı diliyorum, inşallah, bir daha ülkemizin bu tür felaketlerle karşılaşmamasını diliyorum” diye konuştu.

    Subaşı, bu felaket sırasında ilk başta, Cumhurbaşkanlığı sisteminde düğmenin yanlış iliklendiğini söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

 Kızılay Holdingleşme sevdasına kapıldı

    “Sayın Cumhurbaşkanı ‘Devleti şirket mantığıyla yönetmeliyiz, kazan-kazan düsturumuz olmalı’ dedikten sonra tek tek bütün kamu kurumlarını maalesef kaybetmeye başladık ki bunların içinde en değerlisi 1868 yılında Hilal-i Ahmer Cemiyeti olarak kurulmuş olan Kızılay’dı. Kızılay da bu kazan-kazandan, şirket mantığından etkilenmek suretiyle bir holdingleşme sevdasına kapıldı, oysa bu yardım derneği, bizim baş tacımızdı. Dünya çapındaki Kızılay holdingleşme hevesiyle, depremde enkaz altında kalan insanlarımız ve şehirlerimiz gibi AFAD ve Kızılay da enkaz altında kaldı maalesef”

 Şirketler kar, dernekler yardımı amaçlar

    Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Cumhurbaşkanı’nın ‘şirket mantığı ile yönetim’ gereği 13 tane şirket kurulduğunu da belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Devlet ve yardım kuruluşları kazan-kazan esasına dayalı olarak şirket mantığıyla yönetilecekse eğer, Türkiye’de de dünya ülkelerinde de çok tecrübeli, bu konuda yönetim kabiliyeti olan şirketler var. Oysa yardım dernekleri ve cemiyetleri yardımı amaçlar, şirketler ise sadece kâr amacıyla yönetilir.Bir cemiyeti, bir vakfı, bir yardım kuruluşunu şirket mantığıyla yönetmek mümkün olmamaktadır çünkü kazanmakla ilgili şirketlerin ciddi deneyimleri vardır ama siz bir yardım kuruluşunu bir şirkete dönüştürürseniz maalesef, kazanabilmek için afet bekler hale gelirler. Öyle ki bugün yaşandığı gibi, Kızılay afet sonrası atağa geçmiş afetzedelereçadır ve elindeki malları satmaya başlamıştır çünkü amacı kârdır”

 Göbeklitepe’de sütunlar bir milim oynamadı

    Hasan Subaşı konuşmasının son bölümünde Prof. Naci Görür’ün bir açıklamasını hatırlatarak; “Urfa şehri yıkılmıştır ama 19 kilometre ilerisinde, on iki bin yıl önceki yerleşim merkezi Göbeklitepe’de şehrin sütunlarında 1 milim dahi oynamamıştır, hareket olmamıştır. Yani, on iki bin yıl önce insan yaşamıyla ilgili yerleşim merkezlerinin ne kadar özenle yapıldığı orta yerdeyken biz, maalesef, bu konuda da toplum olarak sınıfta kaldık. Bir zihniyet devrimine gerçekten ihtiyaç var!..”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.17 11:13:50
Son Düzenlenme Tarihi :