SON DAKİKA
header-ad

Bakan Çavuşoğlu: “Bu tür masalardan milletimizin hayrına bir şey çıkmayacağını milletimiz çok iyi biliyor”

(İHA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Isparta’nın Eğirdir ilçesinde katıldığı iftar programında diğer partilerin vaatlerinden bahsederek “Altılı, yedili, sekizli, her gün sayısı artıyor azalıyor. Bu tür masalardan milletimizin hayrına bir şey çıkmayacağını çok iyi biliyor milletimiz” dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, seçim programları çerçevesinde Burdur ziyaretinin ardından Isparta’nın Eğirdir ilçesinde iftar programına katıldı.
Programdaki konuşmasında Isparta’da olduğu için çok mutlu olduğunu dile getiren Bakan Çavuşoğlu “Eğirdir’imizi anlatmaya gerek yok. Biz de Alanyalıyız, Antalyalıyız, çok iyi biliyoruz. Ama tarihi zenginlikleri açısından da doğal güzellikleri açısından da hem yurt içinden hem de yurt dışından turistleri cezbediyor. Çok sayıda turist bölgemize geliyor. Antalya’da birbirini tamamlıyor. Atalarımız buraya boşuna cennet kabak dememiş. Biz de hükümet olarak tüm Isparta’mıza ve Eğirdir’imize hep bu mercekten baktık. Hizmet ettik, güzel hizmetler getirdik. Milletvekillerimiz çok çalıştılar. Belediye Başkanlarımız çok çalıştılar. Bir taraftan yerelden bir taraftan Ankara’dan gelen hizmetlerle Isparta’mızı hep birlikte Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ihya ettik. Aslında tüm Türkiye’de 81 ilimizde büyük eserler kazandırdık. Cumhurbaşkanımız iktidara geldiği günden bu yana ülkemize hizmet kazandırmak için gece gündüz çalışıyor” dedi.

Önceliğimiz deprem bölgesinin yeniden inşası
Şu an önceliğin deprem bölgelerinin yeniden inşası olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, “Depremzede kardeşlerimizle sohbet ettim ve masamızda yine depremzede kardeşlerimiz var. Onlarla beraber inşallah iftar yapacağız. Hepsine sordum rahatınız iyi mi diye, hepsi dedi ki 'Ispartalılar, Eğirdirliler bize çok iyi bakıyor.' Allah sizden razı olsun. Bu zor zamanlarda dayanışma nedir onu gördük. Devlet-millet dayanışması, milletimizin arasındaki dayanışma dünyaya örnektir. ABD Dışişleri Bakanı geldiği zaman 'Böylesine bir dayanışma ve organizasyon görmemiştim' demişti. Gerçekten Türkiye’ye gelen herkes depremin büyüklüğünü görüyor. Ayrıca Türkiye’de devlet millet el birliğiyle yaraların nasıl sarıldığını görüyor. Bu vesileyle bu zor günlerde bize yardım eli uzatan tüm dünya ülkelerine ve halklarına çok çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten dört elle koştular. Depremin büyüklüğünü gördüler ama tabi Türkiye’nin ve Türk milletinin yıllardır zor durumda olanların yardımına koşmasından dolayı, adeta Türkiye’ye teşekkür etmek için 'şimdi sıra bizde' diyerek gelip yardım ettiler. Arama kurtarma ekipleri gönderdiler, sahra hastaneleri gönderdiler, çadırlar gönderdiler, konteynerler gönderdiler. Diğer taraftan ısıtıcı, jeneratör, günlük ihtiyaç dahil her şeyi gönderdiler" dedi.

Dünyanın her yerinde insanların, o ülkenin vatandaşları kendi kendilerine kampanyalar başlattıklarını hatırlatan Bakan Çavuşığlu şöyle devam etti: "Büyükelçiliklerimizi aradılar. Eşyaları getirip bıraktılar. Hepsini de Türkiye’ye getirdik. Koordinasyon olarak kurumlarımızla birlikte yaptık. Milletimizin o zor günlerinde ihtiyaçlarını karşılamak için seferber olduk. Şimdi milletimizi, vatandaşlarımızı deprem bölgelerinde çadırlardan konteynerlere taşımaya başladık. Ama bunların hepsi geçici. Esas Cumhurbaşkanımızın vaadettiği gibi tüm yıkılan, yıkılacak olan evlerin yerine yenisini, daha güzelini daha sağlamını yaptık. Köylerde ev yapıyoruz. Şehirlerde 1+4, 1+5 en fazla apartmanlar yapıyoruz. Tıpkı o bölgelerde yaptığımız TOKİ evleri gibi güvenli ve sağlam olacak inşallah. Vatandaşlarımızı da inşallah kendi şehirlerine bu şekilde döndüreceğiz. Bizim anlayışımız budur. Bizim anlayışımız millete hizmet etme anlayışıdır. Önümüzdeki seçimlerde yine milletimize hangi hizmetleri yapabileceğimizi anlatıyoruz. Şehir şehir, sokak sokak dolaşıyoruz. Vatandaşlarımızda çok büyük teveccüh görüyoruz. Bugün Burdur’da, sokaklarda vatandaşlarımızdan çok büyük teveccüh gördük. Burada Eğirdir’de görüyoruz. Biraz sonra, iftardan sonra, Isparta merkezde gençlerimizle bir araya geleceğiz. Sokaklarda hemşehrilerimizle sohbet edeceğiz”.

“Her gün sayısı artıp azalan masalardan milletimizin hayrına bir şey çıkmayacağını çok iyi biliyor milletimiz”
Konuşmalarına diğer partilerin vaatleriyle devam Mevlüt Çavuşoğlu, “Gittiğimiz her yerde bunu görüyoruz çünkü milletimiz bu ülkeye kimin hizmet edeceğini, kimin hizmet etmeyeceğini çok iyi biliyor. Başka siyasi partiler ve ittifaklar hakkında çok olumsuz konuşmak istemiyorum ama milletimiz zaten gerekeni söylüyor. Altılı, yedili, sekizli, her gün sayısı artıyor azalıyor. Bu tür masalardan milletimizin hayrına bir şey çıkmayacağını çok iyi biliyor milletimiz. Tam tersine kime hizmet ettiklerini, kimi serbest bırakacaklarını, kime özgürlük istediklerini, bunlarla ittifak yapanların hatta ana muhalefet partisinin içindekiler dahil; 'Türkiye’yi eyaletlere böleceğiz, şöyle olacak, böyle olacak, o terörist çıkacak, bu sanık çıkacak, kanun hükmünde kararnameyle çıkarılanların hepsini geri iade edeceğiz' diyerek o kaos günlerini ülkemize getirmeye çalışıyorlar. Ayrıca SİHA’larımız ve savaş uçaklarımız, yine uçak gemilerimiz dahil tüm projeleri de durdurma yönünde sözler görüyoruz. Ama milletimiz buna fırsat vermez. Milletimiz Türkiye’yi o karanlık günlere döndürmez. Milletimiz o koalisyon günlerinde ülkemizin neler çektiğini, neyle neticelendiğini, ekonomik ve siyasi krizlerle ne kadar enerji kaybettiğimizi, darbelerle, darbe girişimleriyle de 28 Şubat’ta da neleri kaybettiğimiz milletimiz çok iyi biliyor. O nedenle o koalisyon günlerine Türkiye’miz dönmeyecektir. Bundan hiçbir şüphemiz yoktur” şeklinde konuştu.

“Sanayide yüzde 80 millilik oranına ulaştık”
Son yirmi yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemize çok önemli hizmetler kazandırıldığını söyleyen Bakan Çavuşoğlu “Gerçekten cumhuriyetimizin ilk yüzyılı başarıyla tamamlandıysa bunda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, AK Parti iktidarlarının ve Cumhur İttifakının çok önemli bir payı vardır. Son 21 yılda yaptıklarımızda. Geçmişle kıyasladığımız zaman iyi durumdayız. Evet bugün savunma sanayinde biz %80 millilik oranına ulaştık. Yüzde 20’sini ithal ediyoruz. Eskiden tam tersiydi, yüzde 80’ini dışardan ithal ederdik. Kafalarına göre istediklerini verirlerdi, istemediklerini vermezlerdi. Hala aynı şeyi yapmaya çalışıyorlar ama biz kendimiz üreterek artık başkaları bize geliyor, bizden almak istiyor” dedi.

Bağımsız Türkiye için savunma sanayinin de bağımsız olması gerektiğini dile getiren Bakan Çavuşoğlu “Savaş uçaklarımızın, SİHA’larımızın, İHA’larımızın, gemilerimizin hepsinin bizim olması lazım. İşte yaptığımız yatırımlarla bu noktaya geldik. Evet, hayal edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Birinci yüzyılımızı böylelikle tamamladık. Ama ikinci asrımızı Türkiye asrı yapmak istiyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonumuzu Cumhurbaşkanımız paylaştı. Türkiye yüzyılında yine savunma sanayiinde bir numara olacağız. Yine ekonomide dünyanın ilk 10 ülkesi arasına inşallah gireceğiz. Avrupa’da ilk 3’e gireceğiz. Diğer taraftan bilmiyorum dikkatinizi çekiyor mu, Türkiye şu anda bölgesel bir enerji merkezi, bir aktör olmuştur. Ama biz küresel bir güç olmak istiyoruz. Bir taraftan kendi ürettiklerimiz, diğer taraftan Türkiye üzerinden geçen boru hatlarıyla Türkiye’deki 5 tane enerji istasyonlarıyla, terminallerle, dünyanın her yerinden tankerlerle getirip Avrupa ülkelerine, Balkan ülkelerine doğal gaz satmaya başladık. Elektriği zaten yıllardır satıyoruz. Hem yenilenebilir enerji, rüzgar, aynı şekilde güneş, hidroelektrik santralleri dahil, şimdi nükleer enerji santralimizin ilk aşaması da bu sene devreye girecek. Sisteme bağlanacak. Doğal gazımız Karadeniz’den yine sisteme bağlanacak. Yani sonuçta, enerji konusunda kendi ihtiyaçlarımızı karşılarken inşallah tamamen kendi kendimize yeterli olmak için çalışıyoruz. Ama dünyanın enerji tedariğinde, özellikle Avrupa’nın, önemli bir aktör haline geldik. Azerbaycan’ la, aynı şekilde Türkmenistan ve diğer kardeş ülkelerle. Evet, Türkiye artık güçlü ama bizim hedefimiz nedir, Türkiye yüzyılıyla beraber ikinci yüzyılımızı Türk asrı, Türk dünyası asrı yapmak. O nedenle cumhuriyetimizin ilk yüzyılının son günlerinde Türk Devletleri Teşkilatı’nı kurduk ve Türk Dünyasını bir çatı altında birleştirdik. Vakıflarıyla, akademileriyle, parlamenter asamblesi dahil tüm kurumları bir çatı altında birleştirdik. Gözlemciler gelmeye başladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de anayasal adıyla ve şanlı bayrağıyla yerini aldı” diye konuştu.

“Türk dünyasının dünyadaki konumunun daha güçlü olması lazım”
Bakan Çavuşoğlu Türk dünyası birliğinin dünyada daha güçlü bir hale gelmesi gerektiğini ve önümüzdeki yüzyılın Türkiye yüzyılı olacağını belirttiği konuşmasında, “Biz artık Türk dünyasının daha güçlü olmasını istiyoruz. Türk dünyasının güveni kendisine geldi. Hiç kimseyle rekabet etmiyoruz ama bizim kardeşliğimizin de güçlü olması gerekiyor ve Türk dünyasının dünyadaki konumunun da daha güçlü olması lazım. Zaten Türkiye’nin ikinci yüzyılını Türkiye yüzyılı yapacağız derken sayın Cumhurbaşkanımız, dünyadaki konumumuzun da güçlü olması gerektiğini esas alarak vurguluyor. Çünkü dünya zor şartlardan geçiyor. Artık tek kutupluluktan çok kutupluluğa geçiyoruz. Diğer taraftan müthiş bir yarış var, belirsizlikler var, çekişmeler var, krizler var, çatışmalar var, savaşlar var. Böyle bir durumda ülkemizin ve milletimizin çok daha güçlü olması lazım, istikrarlı olması lazım. 14 Mayıs seçimleriyle ülkemizin istikrarı daha da pekişecek inşallah. Daha da güçlü olacağız” dedi.

Türkiye'nin bugün barış için adım atabilen, arabuluculuk yapabilen bir ülke olduğuna değinen Bakan Çavuşoğlu “Cumhurbaşkanımızın sergilediği liderler diplomasiyle birlikte; görüyorsunuz Ukrayna savaşında bizden başka herhangi bir çaba sarf edebilen, netice alabilen bir ülke yoktur. Tahıl anlaşmasıyla beraber dünyadaki tahıl krizini, gıda krizini çözdük. Dünyadaki her bir haneye bu şekilde katkı sağladık. Biz artık küresel bir aktörüz ama çok daha güçlü olmamız lazım. Bunu da birlikte başaracağız. Milletimizin oylarıyla inşallah önümüzdeki 14 Mayıs’ta ilk turda cumhurbaşkanımızı tekrar cumhurbaşkanı seçtireceğiz. Tabi ki Isparta’mızda da vatandaşlarımızın oylarıyla geçen dönem 3 milletvekilimiz mecliste Isparta’yı temsil etmişti. Bu sefer inşallah 4-0 bekliyoruz Isparta’dan. Isparta bunu başarır. Isparta bunu başarmıştır, yine başarır. Ben sizlere şimdiden destekleriniz için çok çok teşekkür ediyorum. Hepinizin cuma günü idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı’nı canı gönülden tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, buradaki konuşmalarının ardından Isparta'ya geçerek esnaf ziyareti yapıp gençlerle sohbet etti.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.19 15:20:18
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Abisinin “Ölmedi değil mi” dediği ziraat mühendisinden acı haber

Antalya’da bahçe sulamak için kanala girince elektrik akımına kapılan Muhammet Ersoy (40), hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen hayata tutunamadı. Haber verilmesi ile olay yerine koşan Ersoy’un abisinin, “Ölmedi değil mi” demesi ise yürekleri dağlamıştı.
Olay, saat 14.00 sıralarında Kepez İ..

Antalya’da bahçe sulamak için kanala girince elektrik akımına kapılan Muhammet Ersoy (40), hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen hayata tutunamadı. Haber verilmesi ile olay yerine koşan Ersoy’un abisinin, “Ölmedi değil mi” demesi ise yürekleri dağlamıştı.
Olay, saat 14.00 sıralarında Kepez İlçesi Kanal Mahallesi Ahmet Vefik Paşa Caddesi üzerinde bulunan sulama kanalında meydana geldi. Alınan bilgiye göre; Ziraat Mühendisi Muhammet Ersoy (40) anne ve babasının yaşadığı eve gelerek bahçede bulunan ağaçları sulamak istedi. Ersoy, elektrikli su dinamosunun hortumunu kontrol etmek için kanala girdi. Bu sırada bir anda elektrik akımına kapılarak hareketsiz kaldı.

İtfaiye ekipleri tarafından çıkarıldı
Vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri kanal içerisindeki şahsı çıkarmak için makara sistemi kurdu. Sistem ile bir itfaiye ekibi yanına sedye alarak aşağı indi. İtfaiye eri şahsın üzerinde bir elektrik olup olmadığını öğrenmek için kontrol kalemi ile kontrol etti. Yapılan kontrollerin ardından sedyeye alınan adam yukarı çekildi. Vatandaşlar ise kurtarma anlarını takip edebilmek için adeta sıraya girdi.

Abisinin sorusu yürekleri dağladı
Acı haberin ardından olay yerine koşan adamın abisi ise kardeşine son kez bakarak, “Ölmedi değil mi” demesi yürekleri burktu. Sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Ersoy, doktorların tüm müdahalesine rağmen hayata tutunamadı. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.31 17:26:09
Son Düzenlenme Tarihi :





60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde onur ödülleri açıklandı

60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde onur ödülleri sahiplerini buldu. Sanatçılar Erdal Özyağcılar, Işıl Yücesoy, Müjdat Gezen, Selçuk Yöntem ve Şerif Sezer Onur Ödülü’ne layık görülürken, Farah Zeynep Abdullah ve Aras Bulut İynemli ise Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldü. Antalya Büy..

60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde onur ödülleri sahiplerini buldu. Sanatçılar Erdal Özyağcılar, Işıl Yücesoy, Müjdat Gezen, Selçuk Yöntem ve Şerif Sezer Onur Ödülü’ne layık görülürken, Farah Zeynep Abdullah ve Aras Bulut İynemli ise Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldü. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Festival Başkanı Muhittin Böcek, "Antalya’mız kültür ve sanatın da başkenti olacak diyerek çıktığımız yolda festival sayımızı 2’den 7’ye çıkarmanın ve şehrimizi tam anlamıyla bir festivaller şehri yapmanın mutluluğu ile Altın Portakalımıza nice 60 yıllar diliyorum" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde 7-14 Ekim tarihleri arasında yapılacak 60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin tanıtım toplantısı kent merkezindeki bir otelde yapıldı. Festivalin afişi, onur ödülü sahipleri, festivaldeki yenilikler ve festival programından ayrıntıların açıklandığı toplantıda konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Festival Başkanı Muhittin Böcek, bu yıl cumhuriyetin 100. yılını kutlarken Altın Portakal’ın da 60. yılını kutladıklarını belirtti. Türk sineması için çok onurlu zamanlara birlikte tanıklık ettiklerini dile getiren Böcek, “Ülkemizin ilk ve en uzun soluklu festivali, Antalya’mızın gururu olan Altın Portakalımız, bizden önce fazlaca yara almış ve tahrip edilmişti. Özüyle, doğasıyla oynanmıştı. Bu nedenle göreve gelir gelmez festivalimize hak ettiği değeri yeniden vermenin sorumluluğuyla hareket ettik ve 56’ncı yılında Altın Portakalımızı özüne döndürdük. Türk sineması ve bileşenleriyle daha anlamlı olan festivalimizin sönen ışığı yeniden parladı. Ama biz bu kadar ile yetinemezdik ve yetinmemeliydik. Kendi değerleriyle yeniden buluşan Altın Portakalımız, her geçen yıl yenilenmeli ve uluslararası arenada daha fazla güçlenmeliydi. Bu düşünceler ışığında sanatçılarımız, sektör temsilcilerimiz, sinema emekçilerimiz ile birlikte ortak akılla aldığımız kararlar doğrultusunda Altın Portakalımızda ilkleri hayata geçirdik” diye konuştu.

"Gençler üretecek"
Sinema sektöründe kadın emeğine dikkat çekmek için ilk yıldız kadın oyuncu olan ve kamera arkasında da pek çok ilke imza atan Cahide Sonku anısına kadın sinemacıları ödüllendirmeye başladıklarına dikkat çeken Başkan Böcek, “Geleceğin sinemacılarına destek olmak ve onlara ilham vermek amacıyla Altın Portakal Sinema Okulu’nu hayata geçirdik. Festivalimizde her yıl ülkemizin farklı şehirlerindeki üniversitelerde eğitim gören yüzlerce öğrenciyi ağırladık. ’Gençler üretecek, Antalya gençlerle birlikte yükselecek’ sloganıyla hayata geçirdiğimiz sinema okulumuz ile hayallerine giden yolda gençlerimize destek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Altın Portakalımıza kazandırdığımız bir diğer yenilik ise, edebiyat uyarlaması uzun metraj senaryo yarışması oldu. Böylece edebiyatımızın nitelikli eserlerinin sinemaya uyarlanmasını teşvik ediyoruz. Ayrıca yapımcı ve sanatçıların yeni eserler üretmesine maddi ve manevi katkı sağlıyoruz” diye konuştu.

"Sonsuza kadar varolsun"
Altın Portakal’ın 60. yılına ait bilgileri de paylaşan Başkan Böcek, “‘Sinema sonu olmayan bir yolculuktur’ düşüncesinden yola çıkarak görsel tasarımcı Galip Aksular tarafından hazırlanan 60. yıl afişimizi sizlerle paylaşmanın mutluğunu yaşıyor ve festivalimizin sonsuza kadar var olmasını diliyorum. Festivalimizin 60. yılında ulusal uzun metraj film yarışması jürimize, bugün varlığıyla bizleri onurlandıran usta oyuncu Demet Akbağ başkanlık edecek. Jürimizde kurgucu Ali Aga, müzisyen ve oyuncu Ayşegül Aldinç, oyuncu Mehmet Günsur, yönetmen ve oyuncu Onur Saylak, yönetmen Özcan Alper ve yazar Sema Kaygusuz yer alıyor” dedi.

Erdal Özyağcılar, Işıl Yücesoy, Müjdat Gezen, Selçuk Yöntem ve Şerif Sezer’e Onur Ödülü
Başkan Böcek, onur ve başarı ödüllerini alacak isimleri ise şöyle sıraladı:
“Erdal Özyağcılar, Işıl Yücesoy, Müjdat Gezen, Selçuk Yöntem, Şerif Sezer varlıklarıyla bizleri onurlandırıp 60. yılın Onur Ödüllerini alırken, ülkemizin başarılı iki yıldızı Farah Zeynep Abdullah ve Aras Bulut İynemli ise Yaşam Boyu Başarı Ödülümüzün sahipleri olacak. Antalya’mız kültür ve sanatın da başkenti olacak diyerek çıktığımız yolda festival sayımızı 2’den 7’ye çıkarmanın ve şehrimizi tam anlamıyla bir festivaller şehri yapmanın mutluluğu ile Altın Portakalımıza nice 60 yıllar diliyorum.”

"Gururluyum"
Jüri Başkanı Demet Akbağ ise, ‘Hükümet Kadın’ filminden sonra kendisine "kadın başkan" diye hitap edilmeye başlandığını dile getirerek, bu kez jüri başkanlığıyla başkanlığının tescillendiğini ifade etti. Festival başkanı olarak Antalyalılarla beraber olmanın heyecanını yaşayacağını ifade eden Akbağ, “Altın Portakal her zaman heyecan vericidir. Altın Portakal sektör için herkesi bir araya getirir. Eski günler gözümde canlandı. Altın Portakal sektörün buluştuğu, insanları kaynaştıran, seyirciyle birlikte olmasını sağlayan, sanatın birleştirici yanını en güzel görebileceğiniz etkinliklerden biridir. Bizim gururumuzdur. Bu Türkiye’nin en önemli ödül töreni ve bu şehre mahsus sadece. Antalya’nın her türlü görseliyle, heykelciğiyle sembolü haline gelmiş. 60. yılda, bu özel yılda jüri başkanı olduğum için gurur duyuyorum. Benim için gurur verici hem ödülünü aldığım bu kadar ünlü festivalin bir parçasının jüri başkanı olmak sorumluluğumuz da büyük” dedi.

"Gişeden bilet almıyoruz"
Altın Portakal Film Festivali’nden iki ödülü olduğunu hatırlatan Akbağ, şimdi ise bu heykelcikleri verecek olan jürinin başkanı olmanın onuru ve gururunu yaşadığını sözlerine ekledi. Altın Portakal’da 78 bin seyirci rakamının çok iyi olduğunu belirten Akbağ, "Evinden çıkıp bir gişeden bilet alma kültürü bizim toplumuzda maalesef gelişmiş değil. Çünkü televizyonlarımız var, dijital platformlarımız var. Biz evimizde ayağımızı uzatıyoruz, buna hepimiz dahiliz. Daha çok zevk alıyoruz. Bir de pandemi vurdu, iyice evde oturmaya çalıştık. Kimseyi suçlamıyorum. Öğrenciler, 4 kişilik aile gişeden sinema bileti alacakta aydınlanacak, mutlu olacak, evine dönecek. Bu maalesef biz de ancak 78 bine tekabül ediyor" dedi.

"Üç ilçede de gösterim olacak"
Festival İdari Direktörü Cansel Tuncer, 2019 yılından beri birçok yenilik kazandırdıklarını, ilkleri hayata geçirdiklerini kaydetti. Sinemaseverler için güçlü, içeriği zengin, köklerine bağlı bir program hazırladıklarının altını çizen Tuncer, “Altın Portakal Film Festivali’nin 60. yılında merkezde yapacağımız programların yanı sıra 3 ilçemize konuk olacak. Alanya’da 7-8-9 Ekim, Manavgat ve Kumluca’da 7 ve 14 Ekim tarihlerinde festival programlarından seçki vatandaşlarımızla buluşacak. Festivalimiz ‘Atatürk’ belgeseli ile açılacak. Belgesel hem şehir merkezindeki salonlarda hem de Alanya Manavgat’a ve Kumluca ilçesinde gösterilecek. Antalya’nın dört bir yanına filmleri ulaştırmak istiyoruz” dedi.

"Sinema sektörünü bu yıl toplam 1 milyon 945 bin ödül ile destekleyeceğiz
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na 43 filmin başvuru yaptığını kaydeden Tuncer, “Ulusal Belgesel Film Yarışması’na 56, Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması’na 164 film başvurdu. 10 uzun metraj film, 8 belgesel film, 14 kısa metraj film Altın Portakal heykelciği için heyecan yaşayacak. Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışmamızda bu yıl 10 film yer alacak. Festival çerçevesinde sinema sektörünü bu yıl toplam 1 milyon 945 bin ödül ile destekleyeceğiz. Ulusal ve uluslararası yarışmalarda 1 milyon 275 bin lira değerinde ödül dağıtacağız. 10. yaşını kutlayan Antalya Film Forum’un 5 ayrı platformunda 550 bin lira değerinde ödül verilecek. Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması’nın 2. yılında 120 bin liralık destek vereceğiz” açıklamasında bulundu.
Tuncer, bilet fiyatlarının 5 lira olarak devam edeceğini bildirerek, 2019’da 11 milyon ile gerçekleştirdikleri festivali artan oranlarda yapmaya devam ettiklerinin altını çizdi.

"Korteje davet"
Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Özgür de, 60 yıllık bir sinema geleneğinin kesintisiz devam ettiğini belirtti. Altın Portakal’ın sinema geleneğinde kortejin çok önemli olduğunu ifade eden Özgür, "Birçok arkadaşım bu korteje katılmaktan imtina ediyor. Biz sektör insanları olarak, biz oyuncular, yapımcılar hepimiz bu sinema geleneğini ayakta tutmak zorundayız. Bu bizim asli görevimiz. Bu sebeple tüm dostlarımı Altın Portakal kortejine davet ediyorum. Bu geleneği ayakta tutarsak sinema ayakta kalacak. Büyük ustalar o kortejden halkı selamlamışlar. Hiçbirimiz o ustalardan büyük değiliz. Bizim de bu geleneği devam ettirme zorunluluğumuz var. Bir serzeniş olarak algılansın bu. Biz oyuncular, yönetmenler, yapımcılar hepimiz bu sinema geleneğini ayakta tutmak zorundayız" diye konuştu.

"Şehirler için markadır"
Festival Direktörü Ahmet Boyacıoğlu ise festivallerin filmlerin gösterildiği yer olmasının yanında, insanların bir araya geldiği, bir şeyler paylaştığı yerler olduğunu belirtti. Dünyada birçok kentin festivaller ile anıldığını dile getiren Boyacıoğlu, "Altın Portakal, Antalya’nın önemli bir markasıdır. Bu kentin dünyada da tanınması açısından çok önemli. Çok önemli uluslararası yarışmamız var. Uluslararası gazetecileri çağırıyoruz. Forum festivalin gölgesinde kalan bir etkinliktir. Festivalden çok daha önemlidir" dedi.
60. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyeliğini Demet Akbağ (Jüri Başkanı), Ali Aga, Ayşegül Aldinç, Mehmet Günsür, Onur Saylak, Özcan Alper, Sema Kaygusuz yapacak. Ulusal Belgesel Film Yarışması jürisi Behiç Ak, Deniz Tortum, Zeynep Dadak’tan oluşacak. Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması’nda jüri üyesi olarak Elif Refiğ, Hazar Ergüçlü, Paolo Bertolin yer alırken; SİYAD için Ali Ercivan, Fatih Özgüven ve Yeşim Tabak jüri üyesi olarak görev yapacak. Film-Yön jüri üyeleri Bilket İlhan, Eylem Kaftan, Tayfur Aydın olacak. Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması’nda da Anna Maria Aslanoğlu, Ezel Akay ve Hakan Bıçakçı jüride yer alacak.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.20 15:02:12
Son Düzenlenme Tarihi :