(İHA) - Isparta Belediyesi vatandaşların Ramazan Bayramı tatilini rahat bir şekilde geçirebilmeleri amacıyla gerekli tüm tedbirlerini aldı. Bayramın 1 ve 2. günü toplu ulaşım ücretsiz olurken, bayram süresince hizmet verecek nöbetçi fırınlarda belirlendi.
Isparta Belediyesi cuma günü başlayacak olan Ramazan Bayramı dolayısıyla, bayram öncesi, sırası ve sonrası için bir dizi tedbirler aldı. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, vatandaşların rahat ve huzurlu bir ortamda bayramlarını geçirebilmeleri amacıyla bir takım tedbirlerin alındığını ve belediye olarak 24 saat esasına göre çalışmaların devam edeceğini, vatandaşların hizmetlerini aralıksız olarak alabileceklerini dile getirdi.
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Ramazan Bayramı dolayısıyla tatil sürecinde alınan tedbirler ve uygulamalarla ilgili bilgiler verdi. Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramın 1. ve 2. günleri halkın ulaşımını sağlayan halk otobüsleri ücretsiz olacak. Birinci gün seferler saat 09.00, ikinci gün 08.30 ve bayramın son günü saat 08.00’da başlayacak ve her zaman olduğu gibi seferler 23.30’da son bulmuş olacak.
Mezarlıklara ücretsiz ulaşım
Isparta Belediyesi bu bayramda da vatandaşların ebediyete irtihal eden yakınlarını kabristanlıklarda ziyaret edebilmeleri amacıyla Kavaklı Camii önünden ücretsiz otobüs kaldırma çalışmasını devam ettiriyor. Buna göre Ramazan Bayramı arifesi olan 20 Nisan Perşembe günü ikindi namazının ardından Garnizon Şehitliği, Halife Sultan ve Asri Mezarlıklara ücretsiz otobüs seferleri düzenlenecek. Zabıta Müdürlüğü, İtfaiye Müdürlüğü, Mezarlıklar Müdürlüğü, Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü, Fen İşleri Müdürlüğü 24 saat esasına göre çalışmalarını aralıksız sürdürecek.
Kuzeni gözlerinin önünde boğularak hayatını kaybetti, gözyaşlarına boğuldu
Trabzon’dan Antalya’ya tatile gelen genç, kuzeniyle girdiği denizde boğularak hayatını kaybetti. Kuzeninin cenazesi başında gözyaşlarına boğulan Volkan Bakan’ın, kuzeniyle bu akşam Trabzon’a dönecekleri öğrenildi.
Olay, saat 12.00 sırasında Konyaaltı Belediyesi karşısındaki 23 numaralı plajın yanındaki halka açık bölüm sahilinde meydana geldi. Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Volkan Bakan(27) ve kuzeni Mustafa Baytar(22) Trabzon’dan, Antalya’ya geldi. Öğle saatlerinde Konyaaltı Sahili’ne gelen kuzenler, serinlemek için denize girdi. Bir süre yüzen kuzenlerden Baytar, biranda suda batıp çıkmaya başladı. Bakan ise hemen kıyıya çıkıp yardım istedi. Yakındaki cankurtaran ve vatandaşlar arama çalışması yaparken durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbarla bölgeye gelen deniz polisi, bölgede araştırma yapmaya başladı. Su altında arama yapan dalgıç polisler kısa süre sonra Baytar’ı hareketsiz şekilde bulundu. Kıyıya çıkarılan Baytar, sağlık ekiplerinin uzun süre yaptığı müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Kıyıdaki cenazesinin çevresi, kaşık sedye ile kapatılırken üzerine ise bir plaj şemsiyesi açıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Baytar’ın cansız bedeni Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kuzeninin cenazesi başında gözyaşı döken Volkan Bakan ise büyük üzüntü yaşadı. Kuzenlerin bu akşam tatillerini tamamlayıp Trabzon’a doğru yola çıkacakları öğrenildi.
Öte yandan, sahilde bazı vatandaşların hiçbir şey olmamış gibi yüzmeye ve güneşlenmeye devam ettikleri görüldü.
"Bir süre suda aradılar"
Olayı gören Burak Şahin, "Saat 12.00 sıralarında oldu, iki arkadaş tatil için Trabzon’dan gelmişler. Yüzerken biri kıyıya döndü, diğer boğulmaya başladı. Kimse aldırış etmedi ilk başta. Daha sonra Sahil Güvenlik ve cankurtaranlar arama yaptılar, çıkartmaya çalıştılar. Uzun süre aradılar. Sudan çıkardılar ama hayatını kaybetmişti" dedi.
Olay, saat 12.00 sırasında Konyaaltı Belediyesi karşısındaki 23 numaralı plajın yanındaki halka açık bölüm sahilinde meydana geldi. Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Volkan Bakan(27) ve kuzeni Mustafa Baytar(22) Trabzon’dan, Antalya’ya geldi. Öğle saatlerinde Konyaaltı Sahili’ne gelen kuzenler, serinlemek için denize girdi. Bir süre yüzen kuzenlerden Baytar, biranda suda batıp çıkmaya başladı. Bakan ise hemen kıyıya çıkıp yardım istedi. Yakındaki cankurtaran ve vatandaşlar arama çalışması yaparken durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbarla bölgeye gelen deniz polisi, bölgede araştırma yapmaya başladı. Su altında arama yapan dalgıç polisler kısa süre sonra Baytar’ı hareketsiz şekilde bulundu. Kıyıya çıkarılan Baytar, sağlık ekiplerinin uzun süre yaptığı müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Kıyıdaki cenazesinin çevresi, kaşık sedye ile kapatılırken üzerine ise bir plaj şemsiyesi açıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Baytar’ın cansız bedeni Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kuzeninin cenazesi başında gözyaşı döken Volkan Bakan ise büyük üzüntü yaşadı. Kuzenlerin bu akşam tatillerini tamamlayıp Trabzon’a doğru yola çıkacakları öğrenildi.
Öte yandan, sahilde bazı vatandaşların hiçbir şey olmamış gibi yüzmeye ve güneşlenmeye devam ettikleri görüldü.
"Bir süre suda aradılar"
Olayı gören Burak Şahin, "Saat 12.00 sıralarında oldu, iki arkadaş tatil için Trabzon’dan gelmişler. Yüzerken biri kıyıya döndü, diğer boğulmaya başladı. Kimse aldırış etmedi ilk başta. Daha sonra Sahil Güvenlik ve cankurtaranlar arama yaptılar, çıkartmaya çalıştılar. Uzun süre aradılar. Sudan çıkardılar ama hayatını kaybetmişti" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.01 16:17:02
Son Düzenlenme Tarihi :
‘Kömürden Adil Çıkış: Hedef 2030’ bildirisine Korkuteli Dereköy Köylülerinden destek geldi
Yıllardır kömürün gölgesinde yaşayan Türkiye’nin farklı illerinden ekoloji örgütleri, 5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesinde, mevcut kömürlü termik santrallerin 2030 yılına kadar kademeli olarak kapatılması için ‘‘Kömürden Adil Çıkış: Hedef 2030’’ talebini bir bildiriyle paylaştı.
Bildiriye Antalya’dan da destek geldi.
Bildirinin imzacıları arasında Muğla, Kahramanmaraş, Çanakkale, Antalya, İzmir, Denizli, Sivas, Adana, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Hatay, Karaman gibi illerde yıllardır kömüre karşı mücadele eden 17 kurum bulunuyor.
‘‘Kömürden Adil Çıkış: Hedef 2030’’ bildirisi, Türkiye’nin 13 ilinde, 3 Haziran’da eş zamanlı basın açıklaması ve eylemlerle kamuoyuna sunuldu.
Bildiride, kömür madenciliği ve kömürlü termik santraller nedeniyle bölgede yaşayanların ya topraklarını kaybederek köylerini terk etmek ya da madene inmek zorunda kaldıkları belirtildi.
‘‘Yıllar içinde kömür; suyumuzu, toprağımızı, gıdamızı kirletti. Madende ve santralde çalışan ve etrafında yaşayan herkes, her gün kömürün zehirlediği kirli havayı soluyor, kirli gıdayı tüketiyor. Kanser olduk; çocuklarımız ve gençlerimiz sinsi hastalıklara yakalandı.
Kömürün artık vadesinin dolduğuna dikkat çekilen bildiride, yapılan bilimsel çalışmaların Türkiye için rüzgarı ve güneşi merkeze alan toplumun gerçek enerji ihtiyacına yönelik bir enerji dönüşümünün 2030’a kadar mümkün olduğu belirtildi.
‘‘Bu enerji dönüşümü doğa koruma alanları, orman, tarım alanları, su varlıkları üzerindeki baskıyı arttırmayacak şekilde planlanmalı, dönüşümde biyolojik çeşitlilik gözetilmeli, arazi kullanımı kararları planlı ve bütüncül politikalarla verilmeli, gıda güvencesini temin eden verimli tarımsal araziler korunmalı, yöre insanının ekolojik ve sosyal hakları gözetilmeli. Ancak bu sayede iklim krizinin doğa ve toplum üzerindeki olumsuz etkileri ile mücadele edebiliriz.’’
Karar alıcılardan, kimsenin işsiz, güvencesiz, sağlıksız, enerjisiz kalmadığı planlı ve kademeli bir kömürden çıkış planı hazırlanmasını talep eden imzacılar, bu planın ekolojik, ekonomik ve sosyal açıdan adil bir geçişi temin etmesinin şart olduğunu vurguladı.
Bildiride kömürden adil çıkış için talepler şöyle sıralandı:
* Mevcut kömürlü termik santraller bugünden başlayarak 2030 yılına kadar kademeli olarak kapatılsın.
* Yeni kömür santralleri ve kömür madenleri için verilmiş izinler istisnasız iptal edilsin.
* Kömür madeni genişletmeleri durdurulsun.
* Kömür arama çalışmaları durdurulsun.
* Kömür madenlerinde ve termik santrallerde çalışan tüm emekçiler özlük haklarını ve geleceklerini güvence altına alacak programlarla desteklensin.
* Kömür bölgelerinde yaşanan ağır ekolojik yıkım ve buna bağlı insan sağlığındaki ve yerel ekonomideki çöküşün onarılması için etkilenen tüm ekosistemleri ve halkı kapsayan iyileştirme programları hayata geçirilsin.
* Krizlere karşı dirençli bir toplumu inşa etmek için şirketlerin çıkarlarını değil, kamu yararını, bilimi önceleyen politikalar geliştirilsin.
* HABER MERKEZİ

