SON DAKİKA

logo

Dünyanın en modern su altı arkeoloji gemisi UPL ilk seferine çıktı

Antalya’da dünyanın en büyük ikinci en donanımlı su altı arkeoloji araştırma gemisi, suya inerek ilk seferini gerçekleştirdi. UPL isimli modern gemi ile Türkiye sahillerinin su altı gün yüzüne çıkarılacak. 25 arkeoloğun görev yapacağı gemi, 500 metre derinlikten üç boyutlu görüntü alabilecek.
..

Antalya’da dünyanın en büyük ikinci en donanımlı su altı arkeoloji araştırma gemisi, suya inerek ilk seferini gerçekleştirdi. UPL isimli modern gemi ile Türkiye sahillerinin su altı gün yüzüne çıkarılacak. 25 arkeoloğun görev yapacağı gemi, 500 metre derinlikten üç boyutlu görüntü alabilecek.
Antalya’da dünyanın en büyük ikinci en donanımlı UPL isimli su altı araştırma gemisi, yapımının tamamlanmasının ardından ilk seferini bugün "Yolun açık olsun UPL" lansmanıyla geniş bir katılımla gerçekleştirdi. Gemi ile Türkiye sahillerinin su altı gün yüzüne çıkarılacak. 25 arkeoloğun görev yapacağı gemi, 500 metre derinlikten üç boyutlu görüntü alabilecek. Ayrıca büyük ekranlı bilgisayar sistemlerinin yanı sıra, deniz tabanında gemi hareket halinde çalışırken, dip sonardan elde edilen görüntü büyük ekranda sürekli olarak 25 araştırmacı tarafından takip edilebilecek. Eğer bu görüntüler arkeolojik potansiyel içeriyorsa o derinliğe robot indirilip, görüntü elde edilebilecek.

22 bilim adamının çalışabileceği üst düzey bir altyapı bulunuyor
Gemi, Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleriyle Akdeniz kıyılarında yapılacak su altı kazı ve araştırmalarında kullanılacak. İçinde 5 kişilik modern bir basınç odası, 500 metre derinlikte 3D görüntü alan multi beam sonar, XRF analiz cihazı gibi üst teknolojiler bulunan 38 metre boyundaki gemi, aynı zamanda kendi elektriğini ve sıcak suyunu üreten, deniz suyundan kendi suyunu elde eden yeşil gemi niteliğinde bulunuyor. Gemide toplantı salonu, denizden çıkan eserler için hazırlanmış özel bir laboratuvar ve 22 bilim adamının çalışabileceği üst düzey bir altyapı bulunuyor.

“10 yıldır Türkiye’de UPL ismi ile var olmaya devam ediyoruz”
Geminin ilk seferini yapmasından mutluluk duyduğunu belirten UPL Türkiye Ülke Müdürü Murat Yahyaoğlu, “İlk seferimizde çok değerli kişileri ağırladık, bizim için gurur verici oldu. Basınç odasından kamera izleme odasına kadar geminin tüm alanlarının tanıtımını yaptık. Umuyorum ki bu üstün özelliklerle, çevreye duyarlı gemiyle çok güzel buluşlara imza atacağız. UPL olarak çok farklı alanlarda faaliyetimiz var. Kendimizi farklı alanlarda bilinir kılmaya özen gösteriyoruz. Son 10 yıldır Türkiye’de UPL ismiyle var olmaya devam ediyoruz. Bilinirliğin artması anlamında güzel çalışmalara imza atıyoruz. Bu imkanların sağlanmasında CEO’muz Bay Jai Shrooff’un büyük katkısı var. Biz de bunu sahiplenerek olabildiğince değer katmaya ve bu değeri yaşatmaya devam ediyoruz. Tüm katılımcılara çok teşekkür ederim” dedi.

“Tarım sektöründen deniz altı arkeolojisine destekten dolayı çok mutluyuz”
UPL Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü Halil köstekli ise konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“UPL dünyanın en büyük 5’inci gıda ve tarım sektörü olan bir firmadır. Bu sosyal sorumluluk projesinde UPL gemisinin isim sponsoru olmaktan gurur duyuyoruz. Dünya ve kültürel mirasa katkı vermekten mutluyuz. Bu gemi dünyadaki en eski batıkların araştırmalarını yapacak. Denizaltı araştırmaları son derece önemlidir. Tarımla olan ilişkisi ise bu denizlerde binlerce yıl tarım ürünleri ticareti yapılıyordu ve 4 bin yıl önceki batıklarda bile bakır külçeleri çıkıyor. Kıbrıs’tan çıkan bakırın Girit’e ve İyonya’ya ticaretinin yapıldığı anlaşılıyor buradan. Bakır sanayide kullanılıyor diye bilsek bile bakırı bitki sağlığında da kullanıyoruz. UPL olarak bizler, bakırlı biyoçözümlerimiz ile dünya lideriyiz. Günümüzde de Rusya ve Ukrayna savaşının olması ile yine tarım ürünleri ticareti var. Önemli olan yer altında hiç dokunulmayan tarihin kalıntılarını yeryüzüne çıkararak, bunun kültür mirasına kazandırılmasını hedefliyoruz. Tarım sektöründen deniz altı arkeolojisine destekten dolayı çok mutluyuz. Her şey bir hayalle başladı. Bu gemi dünyanın en modern ikinci büyük arkeoloji gemisidir. Dünyanın her yerinden öğrenci ağırlayacağız.”

“Gemimizde 25 su altı arkeoloğu konforlu bir şekilde konuk edebileceğiz”
Gemi hakkında bilgiler veren Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz, “Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Akdeniz kıyılarında araştırmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bizim en az 5 ayımız denizde geçiyor. Bu anlamda daha rahat çalışmalar yapmak ve daha ileri bir teknolojiye sahip olmak hepimizin hayaliydi. Yaklaşık 2.5 yıl önce tersanede bulunan bir geminin dış halini satın alarak işlemlere başladı. Geminin bitmesi için mücadele verdik. Gemimizde 25 su altı arkeoloğu konforlu bir şekilde konuk edebileceğiz. Gemimiz üst teknolojiye sahip, bilinen her türlü sonar teknolojisine sahiptir. 500 metreden üç boyutlu görüntü alabilecek, aldığı görüntüleri robotlarla inceleyerek kazı aşamasına gelecek. 5 kişilik basınç odası var. İlk araştırmamızı yarın itibarıyla Kemer açıklarında yapacağız. Gemimiz dünyanın en büyük ikinci, Avrupa’nın en büyük arkeoloji gemisi diyebiliriz. Bugün ilk seferi de gayet başarılı geçti” dedi.

“Gemi söylenilen kadar hem mekanik hem de donanım anlamında çok iyi”
Geminin kaptanı Gökalp Dinçalp, “Gemimiz çok donanımlıdır. Burada olmaktan büyük keyif alıyorum. İnanıyorum ki çok değerli çalışmalar yapacağız. Gemi söylenilen kadar hem mekanik hem de donanım anlamında çok iyi. Derin sularda arama yapabilecek. Basınç odamız var. Bu daha derin alanlarda çalışma yapmamıza imkan verecek” açıklamasını yaptı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.02 17:25:40
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ATSO Sigortacılık Komitesi zorunlu trafik poliçesi sıkıntısı için harekete geçti

ATSO Başkanı Davut Çetin, bazı sigorta şirketlerinin son günlerde teminatlardaki artış ve primlerin maliyetleri karşılamaması nedeniyle Zorunlu Trafik Sigortası tanzim etmekten kaçındıkları ve poliçe kesmemek için bahaneler ürettikleri yönünde üyelerimizden duyumlar aldıklarını belirtti.

    Bu durumun etik olmadığı gibi yasalara da aykırı olduğunu belirten Davut Çetin, “Bu durum hem sigorta acentelerini ekonomik olarak etkileyecek hem de trafikte sigortasız dolaşan araç sayısının artmasına sebep olacaktır. Trafikte sigortasız dolaşan araçların karışacağı kazalar sebebiyle telafi edilemeyecek maddi mağduriyetler, yaralanmalar ve can kayıpları ortaya çıkacak hem de sosyal yıkımlara yol açacaktır” dedi.

    ATSO 40.Grup Sigortacılık Komitesi’nin sorunun çözülmesi acilen konunun muhataplarıyla irtibat kurduğunu belirten Davut Çetin, kısa adı SEDDK olan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından söz konusu Sigorta Şirketlerine yaptırım uygulanması gerektiğini bildirdi.

ATSO 40.GRUP HAREKETE GEÇTİ

    ATSO 40.Grup Sigortacılık Komitesi’yle bir araya gelerek değerlendirmelerde bulunan Başkan Davut Çetin konuyla ilgili şunları kaydetti: 

“Son günlerde sektörde faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin özellikle Zorunlu Trafik sigortası teminatlarının yüzde 100 arttığı temmuz ayı itibariyle hasar maliyetlerindeki ön görülemeyen maliyet artışları sebebiyle Sigorta Şirketlerinin Zorunlu Trafik Sigortasını tanzim etmekten kaçındıklarını poliçe kesmemek için türlü türlü bahaneler ürettiklerini duymakta ve görmekteyiz.

    Özellikle şehrimiz ekonomisinin bel kemiğini oluşturan turizmde, ulaştırma ve nakliyat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerimizi, en önemlisi vatandaşlarımızı ilgilendiren bu sorunun çözülmesi büyük önem arz etmektedir. Bu durum ayrıca sigorta acentelerimizi doğrudan etkilemekte olup acentelerle sigortalıları karşı karşıya getirmiş acenteleri neredeyse poliçe kesemez duruma düşürmüştür.

KAZA SONRASI MAĞDURİYET

    Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartlarında sigorta priminin ne şekilde tahsil edileceğinin açıkça belirtilmesine rağmen, sigorta şirketlerinin son zamanlarda zorunlu trafik sigortası yapılırken sırf poliçe tanzim etmemek adına ödeme seçeneklerini sınırlandırarak vatandaşın ekonomik satın alma özgürlüğünü kısıtlamaları hem etik değil hem de kanunlara aykırıdır. Bu durum hem sigorta acentelerini ekonomik olarak etkileyecek hem de trafikte sigortasız dolaşan araç sayısının artmasına sebep olacaktır. Trafikte sigortasız dolaşan araçların karışacağı kazalar sebebiyle telafi edilemeyecek maddi mağduriyetler, yaralanmalar ve can kayıpları ortaya çıkacak hem de sosyal yıkımlara yol açacaktır.

SEDDK YAPTIRIM UYGULAMALI

    Bu konunun çözümü ile ilgili 40.Grup sigortacılık komitemiz acilen toplanmış ve sorunun çözülmesi ile ilgili olarak konunun muhatapları ile irtibata geçme kararı almışlardır. Zorunlu trafik sigortasının acente üretimlerinde önemli bir paya sahip olduğunun altını çizen komitemiz Trafik sigortası lisansı bulunan sigorta şirketlerinin biran önce trafik sigortalarının kesilmesine imkan sağlamaları gerektiğini yapmak istemiyorsa da 5684 sayılı sigortacılık kanunda açıkça belirtildiği üzere SEDDK (Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından yaptırım uygulanmasının doğru olacağını dile getirmişlerdir.

TRAFİK SİGORTASI HAVUZ SİSTEMİNE DAHİL EDİLSİN

    Komitemiz ayrıca uzun vadede sorunun tamamen çözülmesi ve gündemden düşmesi adına DASK havuz sistemi, Riskli sigortalar havuzu sistemi ve TARSİM havuz sistemi gibi konularda tecrübe kazanmış olan kamunun, kaos haline gelen trafik sigortasının da tamamının havuz sistemine dahil edilerek kar/zarar maliyetlerinin havuz sistemi üzerinden yapılarak, Sigorta şirketlerinden bu yükün alınarak, acenteler gibi onlarında komisyon alarak Sistemin kökünden çözülmesi gerekmektedir.”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.07.28 10:47:07
Son Düzenlenme Tarihi :





Kurubaş, TZOB Başkanına domatesteki sıkıntıyı anlattı

Elmalı Ziraat Odası Başkanı Salih Kurubaş, Elmalı’nın şu anda en önemli sorunu olan salçalık ve sofralık domates fiyatındaki düşüş başta olmak üzere üreticilerin karşılaştığı sorunlar ve beklentiler hakkında Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a bilgi aktardı ve bakanlıklar düzeyinde bir çalışma yapılmasının domates üreticileri açısından elzem olduğunu söyledi.

Kurubaş, toptancı hale gönderilen domates fiyatının dip yaptığını ve bu fiyatların domates üretimindeki emeği ve yapılan masrafı karşılamadığını belirterek, “Domates üreticisi iflasın eşiğinde”dedi. 
TZOB Başkanı Bayraktar, domates üreticisi çiftçilerin sorunlarını daha öncede Tarım ve Orman Bakanlığı’na ilettiklerini, acilen çözüm beklediklerini ve tekrar yaşanan sorunu ilgili makamlara ileteceklerini vurguladı. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.08.18 07:02:20
Son Düzenlenme Tarihi :