SON DAKİKA

logo

Yolcular, otomobil sürücüsü ile tartışan kadın sürücü için yumruk yumruğa kavga etti

Antalya’da otobüs durağına park eden otomobil sürücüsünü uyaran toplu taşıma aracı sürücüsü kadın, otomobil sürücünün tepkisiyle karşılaşınca ortalık karıştı. Otobüsten inen yolcular otomobil sürücüsü ile yumruk yumruğa kavga ederken, kadın şoför sürücüden şikayetçi oldu.
Olay, Işıklar Caddesi..

Antalya’da otobüs durağına park eden otomobil sürücüsünü uyaran toplu taşıma aracı sürücüsü kadın, otomobil sürücünün tepkisiyle karşılaşınca ortalık karıştı. Otobüsten inen yolcular otomobil sürücüsü ile yumruk yumruğa kavga ederken, kadın şoför sürücüden şikayetçi oldu.
Olay, Işıklar Caddesi üzerinde yaşandı. İddiaya göre, Sarısu-Güzeloba hattındaki görevini diğer şoförden devralan otobüs şoförü evli ve 3 çocuk annesi Elçin Güner (48), Işıklar Caddesi öğretmenevi karşısındaki durağa girmek istedi. Durakta park eden otomobili gören Güner, sürücüyü korna ile uyardı. Kendisine otomobil sürücüsü tarafından el kol işareti yapılan kadın sürücü durağa giremediğini söylemesine rağmen sürücü duraktan ayrılmadı. Otobüsten inen ve durağa giremediğini söyleyen kadın sürücüye, iddiaya göre diğer sürücü hakaret etti. Olayı gören yolcuların işlerine geç kalacaklarını söyleyip otomobil sürücüsünü uyarmalarının ardından ortalık karıştı. Kadın sürücüye hakaret ettiği ve otomobilini kaldırmadığı gerekçesiyle otomobil sürücüsüyle yaşanan tartışma yumruklu kavgaya dönüştü. Otomobil sürücüsü diğer vatandaşların araya girmesinin ardından olay yerinden ayrılırken, kadın sürücü yaşananların ardından suç duyurusunda bulundu. Olay anları çevrede bulunan vatandaşlar ve yolcular tarafından cep telefonuyla kayıt altına alındı.
Kendisine otomobil sürücüsü tarafından küfür edildiğini iddia eden Elçin Güner, "Ben bir kadınım, üzüldüm bu duruma. Sonrasında yolcular otobüsten indi ve hatalı park yapan şoföre aracını oradan çekmesini, işlerine gitmek istediklerini söylediler. Sonrasında araç sürücüsü küfürler ile üzerime yürüdü. Yolcular, ’sen bir bayanla bu şekilde nasıl konuşursun’ dedi ve ortam gerildi. Otomobil sürücüsü yolculara da küfür etmeye başladı, ondan sonra kavga çıktı. Araç sürücüsü aracına gidip bıçak alıp benim üzerime yürüdü ve beni öldürmekle tehdit etti. Ben işimi yapıyorum, emekçi bir anneyim. Yolculuların beni koruması çok güzel bir duyguydu. Aracımdaki bütün yolculara teşekkür ediyorum. Sonuçta ben bir kadınım ve bir erkeğe gücümün yetmeyeceğini biliyorum. Ama erkek ve kadın yolcuların beni sahiplenmeleri ve koruması güzel bir duygu oldu" dedi.
Karakola gidip şikayetçi olduğunu, yolcuların aldığı görüntü kayıtlarından araç sürücüsünün tespit edildiğini söyleyen Güner, "Akşam saat 21.00’a kadar ben karakoldaydım. Emniyette şu anda ifadeye çağırıldığını düşünüyorum. Antalya halkına sesleniyorum bizler onlar için çalışıyoruz, işlerine ve okullarına gidebilmeleri için emek sarf ediyoruz. Onların da bize yardımcı olmaları lazım, hatalı park yapmamaları lazım" diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.27 15:24:51
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başpehlivan İsmail Balaban, fotoğraf isyanını anlattı

Başpehlivan İsmail Balaban, bir hayranının fotoğraf çektirmek istemesi yüzünden yaşanan tartışmanın ardından gelen eleştirilere adeta isyan etti. Er meydanına hasta bir şekilde çıktığını ve serum almak zorunda kaldığını belirten Balaban, “’Survivor’a gitti, sonra değişti, havalandı’ tarzında yorum..

Başpehlivan İsmail Balaban, bir hayranının fotoğraf çektirmek istemesi yüzünden yaşanan tartışmanın ardından gelen eleştirilere adeta isyan etti. Er meydanına hasta bir şekilde çıktığını ve serum almak zorunda kaldığını belirten Balaban, “’Survivor’a gitti, sonra değişti, havalandı’ tarzında yorumlar yapılıyor. Kardeşim ben aynı İsmail Balaban’ım. Ben değişecek olsam er meydanlarına geri dönmezdim. Benim yerden kalkacak gücüm yok, nefes almakta zorlanıyorum, fotoğraf çektirmek istedi. Ben hastayım, nabzım çok yüksek, nefes alamıyorum. Benim derdim fotoğraf değil ki” dedi.
Muğla’nın Seydikemer ilçesinde düzenlenen yağlı güreşlerde rakibi Enes Doğan’ı yenip, başpehlivan olan İsmail Balaban, müsabakanın hemen ardından dinlenmeye çalışırken yanına gelip, kendisine sarılarak fotoğraf çektirmek isteyen bir hayranı ile tartışmıştı. Balaban ile hayranı arasındaki tartışma sosyal medyada gündem oldu. Başpehlivan İsmail Balaban da söz konusu görüntülerden sonra gelen eleştirilere memleketi Antalya’da İhlas Haber Ajansı aracılığıyla cevap verdi.

“Kendi evim ve seyircimin önünde birinci olmak için çalışmalarıma devam ediyorum”
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Konyaaltı ilçesinde bulunan spor salonunda çalışmalarına devam eden İsmail Balaban, “2023 yılında şu ana kadar 30 müsabakaya katıldım. Sezonun başından beri her zaman hedefimiz sevenlerimizi en iyi şekilde temsil etmektir. Bunu yer yer gerçekleştirdik, önemli başarılar elde ettim. Kırkpınar’da finalde kaybederek ikinci oldum. Herkesin hedefi burada birinci olmaktır, benim de hedefim birinci olmaktı. Sevenlerime şampiyonluk gururu yaşatmak istedim ama nasipte ikinci olmak varmış. Sezonumuz devam ediyor, önümüzde Elmalı güreşi var. Kendi evim ve seyircimin önünde birinci olmak için çalışmalarıma devam ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Sevenlerim için savaş veriyorum”
Yağlı güreşi, dünyanın en zor sporlarından birisi olarak tanımlayan Balaban, “Başarı ve başarısızlık, her şey sizin sorumluluğunuzda oluyor. Biz her zaman zinde ve gücümüzde olmak zorundayız. Bir müsabakada en az 5-6 rakibinizi yenmek zorundasınız. 30 dakikadan hesaplasak 3 saatlik bir enerji demek. Buna yönelik antrenmanlar yapıyoruz. Bir de güneş altında mücadele ediyoruz. Haftanın 6 günü antrenman yapıyoruz. Güne sabah saat 08.00’de başlıyorum. Sosyal hayatımız olmuyor, başarılı olmak için daha fazla fedakarlık yapmamız gerekiyor. Zirvede kalmak istiyorsanız bunu yapacaksınız. Ben de sevenlerimi mahcup etmemek adına daha fazla fedakarlık yapıyorum. Sahaya çıktığımda kendi başarımı düşünen birisi değilim. Sahaya çıktığım zamana benimle beraber sevinen birçok insan var, onları düşünerek er meydanına çıkıyorum. Sevenlerim için savaş veriyorum” cümlelerine yer verdi.

“Arabadan iner inmez fotoğraf mesaimiz başlıyor”
Sahada yaşadığı zorlukları da anlatan Başpehlivan Balaban, “Sıcağın altında güreşmek gerçekten kolay bir şey değil. Nabzın 200’leri geçtiği zamanlar oluyor. O an sağlıklı düşünmek zorlaşıyor. Sahanın içinde olduğu kadar sahanın dışında da zorluklar yaşıyoruz. İnsanlar beni seviyor, saygı duyuyor, hepsine çok teşekkür ediyorum. Fotoğraf çektirip sohbet etmek istiyorlar. Ben de elimden geldiği kadar onlara vakit ayırarak kırmamaya çalışıyorum. Başarılı olamadığımız zaman eleştiri alıyoruz. Bir yandan seyirciler sizinle fotoğraf çektirmek istiyor, her birine en az 1 dakika zaman ayırsak ben en az akşama kadar bir organizasyonda 500 kişi ile fotoğraf çektiriyorum. Bu çok zor bir olay. Ben insanları kırmıyorum, keşke herkes ile fotoğraf çektirsem. Ama ben bir tane kişiyim, herkese yetişemiyorum. Sahaya girdiğim andan itibaren sevgi seli ile karşılaşıyorum. Arabadan iner inmez fotoğraf mesaimiz başlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Ben değişecek olsam er meydanlarına geri dönmezdim”
Seydikemer güreşlerinde başpehlivan olduğu mücadelenin hemen ardından bir hayranı ile arasında geçen fotoğraf diyaloğuna da açıklık getiren İsmail Balaban, “Biraz da beni anlayın, lütfen biraz kendiniz yerine koyun. Benim maça odaklanmam gerekirken fotoğraf çektirmeye gidiyorum. Bunu yerinde ve zamanında yapamıyoruz. Sevenlerimin olması bana gurur verir. Fotoğraf çektirmenin yeri ve zamanı var. Dün yaşanan olayda da aynı durum yaşandı. Ben sahaya geldiğim ilk dakikadan sonra fotoğraf çektirmeye başladım. Bir yandan anons yapılıyor, bizi sahaya davet ediyorlar, kıspetin paçalarını bağlamam lazım, benden fotoğraf talep ediyorlar. Sonra çektirelim diyorum, bu durumda bile alınıyorlar. İnsanlar bizi yanlış anlıyor. ’Bu Survivor’a gitti, sonra değişti, havalandı’ tarzında yorumlar yapılıyor. Kardeşim ben aynı İsmail Balaban’ım. Benim oraya gidiş amacım da ata sporumuzu daha çok kişiye sevdirmekti. Ben değişecek olsam er meydanlarına geri dönmezdim. Benim yerimde başkası olsa belki geri dönmezdi. ’İsmail Balaban bundan sonra bitti, bir daha geri dönmez’ dediler. Çok eleştiri ve yorum aldım. Ben bunlara kulak asmadım, ben nereden geldiğimi biliyorum. Ben köylü çocuğuyum. Kimse beni değiştiremez. Ben er meydanlarında sevenlerim için güreşmeye devam edeceğim. Her şeyin bir yeri zamanı vardır” açıklamasını yaptı.

"Hastayım, nabzım çok yüksek, nefes alamıyorum; benim derdim fotoğraf değil ki"
Er meydanına hasta bir şekilde çıktığını ve serum aldığını vurgulayan Balaban, “Çok kötüydüm, bir gün öncesinde Çanakkale’de ilk tura çıktım. Hasta halimle ilk turda çıkabilirdim ama ben hasta halimle güreştim. Güneşin altında üşüyordum. Ben sevenlerim için mücadele ettim. En az 500 kişi ile fotoğraf çektirdim, 500 kişi ile çektirdiğim fotoğrafı değil de bir kişi ile yaşanılan sorun konuşuldu. Ben buna üzülüyorum. İnsanların yorumunu okuduğum zaman daha çok üzülüyorum. Ben birinci oldum, yerden kalkacak gücüm yok, nefes almakta zorlanıyorum. Bir kişi gelerek fotoğraf çekinmek istediğini söyledi. Ben de bir dakika beklemesini istedim. Buna itiraz etti. Çektirmek zorunda olduğum yönünde sözler söyledi. Ben insanları kırmıyorum, yaklaşma üslubu önemlidir. Ben hastayım, nabzım çok yüksek, nefes alamıyorum; benim derdim fotoğraf değil ki. Emrivaki konuşulursa olmaz. Beni aşağıya çekmeye çalışıyorlar. Bu hakaret içerikli yorumlar hakkında gerekli hukuki sureci başlatacağız. Ben kimseye durduk yere tepki vermedim. Ben 10 yıldır İsmail Balaban’ım. Ben tuvalette bile fotoğraf çektiriyorum. Yemek yerken fotoğraf çekiniyorum” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.29 16:55:59
Son Düzenlenme Tarihi :





Kuzey Irak’ta şehit düşen Uzman Çavuş Torun’un acı haberi ailesine ulaştı

Kuzey Irak’ta yürütülen Pençe-Kilit Operasyonu’nda EYP’nin patlaması sonucu İstihkam Uzman Çavuş Taner Torun şehit düştü. Şehidin acı haberi Osmaniye’de bulunan baba evine ulaştı.
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Kuzey Irak bölgesinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu’nda EYP’nin patlaması sonucu İstihkam Uzman Çavuş Taner Torun (29) şehit düştü. Şehidin acı haberi askeri yetkililer tarafından Osmaniye’nin Kadirli ilçesi İlbistanlı köyünde yaşayan ailesine ve Mersin’in Erdemli ilçesinde yaşayan eşine verildi.
Şehit haberini alan yakınları şehidin ailesine başsağlığı dilerken, şehidin Mersin Erdemli ilçesindeki evine de dev Türk bayrağı asıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.26 17:27:47
Son Düzenlenme Tarihi :