SON DAKİKA

logo

Kilolarca kaçak jandarma ekipleri tarafından yakalandı

20 kilo tütün ve 9500 doldurulmuş makaronla yakalandılar.
İl Jandarma Komutanlığı’nca yapılan açıklamada, “Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda; Antalya İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube ekipleri ile  Antalya Döşemealtı İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonucu Döşemealtı ilçesinde 2 şüpheli şahsın ikamet ve işyeri adreslerinde sigara imal  ederek piyasaya süreceklerinin tespit edilmesi üzerine şahısların ikamet ve işyeri adreslerinde yapılan aramada;
20 kg  kıyılmış kaçak tütün, 9.500 adet   doldurulmuş makaron, 45.200 adet boş makaron ele geçirilmiştir. 
Olayla ilgili yakalanan şüpheliler hakkında adli işlem başlatılmıştır.” denildi.
* Valilik basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.07 14:15:34
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bakan Çavuşoğlu ve Başkan Öztekin’den Yuva’ya müjde üzerine müjde

Bakan Çavuşoğlu ve Başkan Öztekin’den Yuva’ya müjde üzerine müjde

    Yuva Meydanı’nda Yuvalılarla biraraya gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Elmalı Belediye Başkanı, Cumhur İttifakı Ak Parti Elmalı Belediye Başkan adayı Ümit Öztekin, Yuvalıları adeta müjde yağmuruna boğdu. Ak Parti, Antalya Milletvekilleri İbrahim Aydın, Kemal Çelik ve Atay Uslu’nun da katıldığı mahalleli buluşmasında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yuva İlkokulu’nun yeni bir binaya kavuşması ve Yuva’ya Kapalı Spor Salonu yapılması sözünü verirken, Elmalı Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Ak Parti Elmalı Belediye Başkan adayı Ümit Öztekin ise daha modern ve daha çağdaş yeni bir sanayi sitesi, mevcut  Sanayi Sitesi’nin yerine ise kapalı halk pazarı yapılması müjdesini paylaştı.  Yuva Düğün Salonuun yıkılıp yeniden yapılmasını daha öncede mahalleli ile yaptığı toplantıda müjdeleyen Öztekin  ile asfalt kaplı olmayan bazı  sokak ve caddelerinin sathi ya da sıcak asfaltla kaplanması sözünü verdi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in ise Yuva’nın tümünün kapalı devre sulama sistemiyle Yuva Yaylası’ndaki arazilerin havuz istemiyle sulanması ve yayla yolunun daha kullanışlı hale getirileceğini Yuvalılarla paylaşmıştı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.02.17 21:27:13
Son Düzenlenme Tarihi :





Oruç Reis’in hikayesinin başladığı ada, bugün turistlerin cazibe noktası oldu

Antalya’da gazeteciler ve tarih uzmanı Bizans İmparatorluğu’nda askeri karakol, Osmanlı zamanında Rasat (gözetleme) adası olarak kullanılan ve Sıçan adası olarak bilinen adaya yüzerek çıkıp geçmişin izini sürdü. Adada yapılan araştırmada tarihi surlar, sur kapısı ve adanın 3’te 1’lik bölümünü sula..

Antalya’da gazeteciler ve tarih uzmanı Bizans İmparatorluğu’nda askeri karakol, Osmanlı zamanında Rasat (gözetleme) adası olarak kullanılan ve Sıçan adası olarak bilinen adaya yüzerek çıkıp geçmişin izini sürdü. Adada yapılan araştırmada tarihi surlar, sur kapısı ve adanın 3’te 1’lik bölümünü sular altında bırakan 1743 yılında meydana gelen depremde oluşan fay aynası görüntülendi. Oruç Reis’in esaretten kaçarak sığındığı ada, tekne ve yat turizminde üs bölgelerden biri oldu.
Antalya’da gazeteciler ve Antalya Düşünce Platformu (ADP) Genel Sekreteri Uzman Tarihçi Çağrı Yılmaz, Konyaaltı ilçesi ile Kemer Beldibi Mahallesi arasında kıyıya 800 metre uzaklıkta bulunan Osmanlı zamanında Rasat (Gözetleme) 19. yüzyıldan sonra ise Sıçan adası olarak anılan adaya yüzerek çıktı. Adada daha çok yabani zeytin ağacının, ve çok sayıda orman türünün olduğu görüldü. Patika yollardan giderek yaklaşık 45 dakika süren bir tırmanışın ardından zirveye ulaşıldı. MÖ. 500’üncü yılda korsan saldırılarından korunma maksatlı kullanılan adada; adanın merkez yerleşkenin surlarını, kapısını ve gözetleme kulesiyle 1743 yılında meydana gelen depremde etrafa dağılan çatısının kiremit parçaları yakından görüntülendi. Ayrıca yapılan incelemede depremden sonra oluşan fay aynasına da rastlandı. Adaya yapılan bu tarihi yolculuk İhlas Haber Ajansı kamerası tarafından kayda alındı.

Turistlerin cazibe noktası oldu
1743 yılında meydana gelen depremde adanın 3’te 1 bölümü sular altında kaldı. Ada şimdilerde ise şehre gelen milyonlarca turiste her yıl görsel şölen oluşturuyor. Adanın doğu tarafı depremin ardından bıçakla kesilmiş gibi durduğu görünürken, su üzerine kalan diğer tarafı ise yeşilliğiyle kartpostallık görüntü sunuyor. Dalış tutkunlarının fazlasıyla ilgisini çeken ada, tekne ve yat turizminde de üs bölgelerden biri oldu. Tekne turuna çıkan turistlerin en çok uğrak noktası ada çevresi oldu. Ada yakınına demirleyen onlarca tekne, tatilcilerin Akdeniz’in serin sularında yüzmesi için mola veriyor.

“İlkçağlarda korsan baskınlarından korunma maksatlı kullanıldı”
Adanın tarihi hakkında bilgi veren Tarihçi Çağrı Yılmaz, “Ada İlkçağlardan bu yana kadar Antalya’nın önemli noktalarından birisidir. Her ne kadar orada bir yaşam olmasa da ilkçağlardan günümüze kadar aslında çok fazla medeniyette işlev görmüştür. İlkçağlarda korsan baskınlarından korunma maksatlı kullanılan bir adadır. Adada bulunan surlar ve Helenistik yapılar bunun bir göstergesidir. MÖ. 500. Yılda dahi adanın korsan saldırılarından korunma maksatlı kullanıldığını görüyoruz. Yakın çağımıza baktığımızda ise ada Bizans İmparatorluğu zamanında askeri karakol olarak kullanılıyor. Orada bir karakol binası var, adada Bizans yapı tarzı da buna örnektir. Sıçan adası tanımlaması aslında çok yeni bir isimdir. 18.19 yüz yıldan itibaren sıçan adası ismi kullanılıyor. Bizans döneminde çekirge adası olarak anılıyor” sözlerine yer verdi.

“Osmanlı İmparatorluğu adayı tehlikeli mahkûmların ıslahı için kullandı”
Adanın şeklinin sıçana benzediği için ya da sıçan popülasyonunun çok olmasından dolayı bu isimle anılmış olabileceğini belirten Yılmaz, “Osmanlı döneminde belgelerde ismi ise Rasat (gözetleme) adasıdır. Raşat ismi ile geçse de bunun doğrusu Rasat’tır. Osmanlı İmparatorluğu burasını gözlem adası olarak kullanmıştır. Adaya çıktığımız zaman bir büyük burç göreceğiz, bu burçtan gözlem yapıldığını görüyoruz. Aynı zamanda yine belgelerden öğrendiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu adayı tehlikeli mahkûmların ıslahı için kullanıyor. Adamızın en meşhur özelliklerinden birisi de herkesin yakından bildiği Barbaros kardeşlerin abisi Oruç Reisin bütün hikayesi bu adada başlar. Oruç reis Venediklilerin elinde kürek mahkumu iken kaçarak bu adaya sığınır. Bu adada da Osmanlı yetkililerine durumunu anlatır ve Şehzade Korkut’a ulaşır. Şehzade Korkut da kendisine 17 filika vererek, korsanlık faaliyetlerine başlar” dedi.

“Adanın 3’de 1’lik bölümü sular altında kalır”
Adanın şeklinin görünen olmadığını belirten Yılmaz, “Adamızın ilk şeklini 1522 yılında Piri Reisin çizdiği haritada görüyoruz. 1743 depreminde ada bir kırılma yaşar. Bunun delilini de adada bulunan fay aynasından görmek mümkündür. Adanın 3’te 1 bölümü sular altında kalır. Bu tarihten sonra oradaki yapılar yıkılır ve kullanılmaktan çıkar. Bu tarihten sonra kullanılmaz. Bugün gördük ki doğa adeta adaya hakim olmuş. Adaya yüzerek çıkmak zorunda kaldık. Çıktıktan sonra bizi ilk karşılayan bir yol vardı. Yabani zeytin ağaçları bu yolu kapatmış. Zorlu ve tehlikeli bir yolculuk oldu. Oraya çıkmak isteyen olursa mutlaka tedbir alsınlar. Depremde yıkılan gözetleme evinin kiremitleri her yere dağılmış. Biz bu kiremit parçalarını tespit ettik, daha önce tespit edilmemiş merkezi yapının kapısını ilk defa gördük. Bu da sanırım ilk kez görüntülendi, bu da güzel bir sürpriz oldu. Ayakta kalan surların olduğunu gördük” ifadelerine yer verdi.
Bölgede çok sayıda balık turu düzenleyen Yusuf Kara, "Vatandaşlarımıza adamızı en iyi şekilde tanıtıyoruz. Bugüne kadar çok az sayıda kişi çıktı. Bugün hep beraber çıktık. Çok güzel görüntüler gördük. Üzerinde çok eksi yapılar var. Bugün surların kapısını da keşfettik. Daha çok yabancı turistler ilgi duyuyorlar" sözlerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.04 11:00:25
Son Düzenlenme Tarihi :