SON DAKİKA

logo






İranlı hasta, İngiltere’ye 5,5 santim daha uzun döndü

İngiltere’de yaşayan ve bacaklarının boy uzunluğunda 5,5 santimlik eşitsizlik bulunan İranlı kadın, Antalya’da gerçekleştirilen iki aşamalı ameliyatlar sonucu hayal ettiği boyuna kavuştu. “Aynaya her bakıp bacağımın kısa olduğunu gördüğümde, bu görüntüyü saklamak için bol kıyafetlere yöneldim” diyen İranlı kadın, ameliyat sonrası ise büyük mutluluk yaşadığını belirterek, "Yürürken aradaki farktan dolayı artık aksamadığım için daha özgüvenli dolaşıyorum. Doktorum bana senelerdir yaşamak istediklerimi verdi” ifadelerini kullandı.
İngiltere’nin Nottingham kentinde yaşayan 30 yaşındaki İranlı Mihko Miho’da doğuştan bacak boyu kısalığı problemi vardı. Her iki bacağında da kısalık olan Mihko Miho, 30 yaşına kadar ne istediği sporu yapabildi ne de istediği kıyafeti giyebildi. 25 yaşından günümüze kadar hem önceden yaşadığı Almanya’da hem de şimdi ikamet ettiği İngiltere’de boy uzatma ameliyatının yapılabileceği bir merkez arayışındaydı. Başvurduğu yerlerden böyle bir ameliyatın mümkün olmadığı yanıtını alan Mihko Miho, internette araştırma yaparken Türkiye’de boy uzatma ameliyatının yapıldığını öğrendi. Zaman kaybetmeden Memorial Antalya Hastanesine başvuran Mihko Miho’nun bacaklarındaki 5 buçuk santimlik eşitsizlik, Op. Dr. Murat Baloğlu’nun gerçekleştirdiği 2 aşamalı boy uzatma ameliyatı sayesinde düzeldi. Mihko Miho giymeyi hayal ettiği kıyafetlere kavuşmak için yaşadığı Nottingham’a çok mutlu bir şekilde döndü.

Boyunun asla uzatılamayacağı söylendi
İngiltere’de yaşayan İran asıllı Kürdistan Mihko Miho’nun bacakları arasında doğuştan 5,6 santimlik bir eşitsizlik vardı. Bu eşitsizlik nedeniyle çocukluğundan beri ne istediği sporu yapabilen ne de beğendiği kıyafetleri giyebilen Mihko Miho, 25 yaşında boy uzatma ameliyatı olmaya karar verdi. O sırada yaşadığı Almanya’da boy uzatma ameliyatı için kliniklere başvuran Mihko Miho, her seferinde bu ameliyatın mümkün olmadığının, bacakları arasındaki 5 buçuk santimlik farkla yaşaması gerektiği yanıtını aldı.

“Görüntümden utanıyor, saklamaya çalışıyordum”
28 yaşında İngiltere’ye yerleştikten sonra bu sefer de orada bu ameliyatı yapabilecek bir klinik arayışına girdiğini söyleyen Miho, “Çocukluğumda spor yapmak istiyordum ama yapamadım çünkü her denediğimde ağrım oluyordu. Güzel, şık kıyafetler giymek istiyordum ancak hiç giyemedim çünkü giydiklerimi kendime yakıştırmıyordum. Aynaya her bakıp bacağımın kısa olduğunu gördüğümde, bu görüntüyü saklamak için hiç istemesem de bol kıyafetlere yöneldim. Ne yaparsam yapayım kendimi beğenmiyordum” diye konuştu.

"Tatil bahanesiyle doktor ile görüşmeye geldiler"
İngiltere’deki kliniklerden de olumlu yanıt alamayan Mihko Miho’nun eşi Akram Barkat ise geçen sene internette bu ameliyat ile ilgili araştırma yapmaya başladığını ve Türkiye’de boy uzatma ameliyatlarının yapıldığını öğrendiğini belirterek, “Ameliyatın Türkiye’de yapıldığını görür görmez büyük heyecanla hemen iletişime geçtim. Geçen sene Ağustos ayında tatil için Antalya’yı seçtik. Amacım tatil bahanesiyle eşimi doktorla görüştürmekti. Bu ameliyatı olmasını ondan çok ben istiyordum. Kendini beğenmediğini görmek, özgüveninin düşmesi beni de üzüyordu. Op. Dr. Murat Baloğlu ile görüştükten sonra ameliyat olmaya karar verdi. İngiltere’ye mutlu ve karar vermiş bir şekilde geri döndük” dedi.

Artık aynaya baktığında kendini beğeniyor
Geçen yaz Memorial Antalya Hastanesinde ameliyat olmaya karar veren Mihko Miho, 6 ay sonra Şubat ayında Op. Dr. Murat Baloğlu’nun 2 aşamalı gerçekleştirdiği boy uzatma ameliyatından sağlıkla çıktı. Ameliyattan 2 ay sonra geldiği kontrole Mihko Miho, duygularını şu şekilde ifade etti:
“Bacaklarımın aynı uzunlukta olmasının düşüncesi bile beni o kadar mutlu etmişti ki, aynaya baktığımda kendimi beğeneceğim günü iple çekmiştim. İçimde kalan, giyemediğim, kendime yakıştırmadığım her şeyi giymek istiyorum. Yürürken aradaki farktan dolayı artık aksamadığım için daha özgüvenli dolaşıyorum. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak bu ameliyatın bana çok katkısı oldu. Bu yüzden ameliyatı olmak için Antalya’ya, Murat doktoruma geldiğim için çok mutluyum. Bana senelerdir yaşamak istediklerimi verdi.”

“2 aşamalı başarılı bir ameliyat gerçekleştirdik”
Hastanın doğuştan sol taraf ağırlıklı bacak boy kısalığı ile kendisine başvurduğunu ve radyolojide kemik boy ölçümleri yapıldıktan sonra aslında her iki tarafta da kısalık olduğunu gördüklerini belirten Op. Dr. Murat Baloğlu gerçekleştirdiği başarılı ameliyat hakkında şu bilgileri verdir:
“İki bacağı eşitlemek açısından iki diz bölgesine ameliyat yapıldı. 5 buçuk santim daha kısa olan sol tarafı çivi üzerinden uzatma, sağ tarafı da büyük kemik osteotomi ve fiksasyon yani açı değiştirme yöntemi ile uzatma ameliyatı yaptık. Bir buçuk ay sonraki kontrolde aradaki eşitsizliğin 0,1 milimetreye kadar düştüğünü gördük ve böylelikle uzatmayı durdurduk. Ameliyatın 3. ayında kemik kalitesi çok iyi seviyelere gelmiş olacak ve hasta istediği şekilde hayatını devam ettirebilecek. Hastamızın mutlu bir şekilde ülkesine döndüğünü görmek bizi de mutlu etti.”

"Telefondan boy uzatılabiliyor"
Boy uzatma ameliyatlarının hasta bazlı değerlendirilmesi ve kısalığın neden kaynaklandığının iyi bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Baloğlu, “Doğuştan veya travma nedeniyle gelişen eşitsizliklerin olup olmadığı, ne kadar uzatılacağı ameliyat için önemli bulgulardır. Her hastaya boy uzatma ameliyatı yapılamayabilir ve maksimum boy uzatma 11-13 santime kadar yapılabilir. 13 santimden sonra sinir adaptasyonu olmadığı için istenen sonuçlar elde edilememektedir. Kemik kalitesi ve nereden boy uzatılacağı özellikle sonraki dönem takip ve kaynama açısından önemlidir. Son dönemde otomatik kemik uzatma aparatları boy uzatmada büyük başarı sağlamıştır. Kemik bölgesine yerleştirilen aparatlar sayesinde, kişi telefondan günlük kemik boyunu uzatabilir. Bu yöntem hem görünüş hem de hastaya sağladığı konfor açısından önemlidir” ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.02 13:22:57
Son Düzenlenme Tarihi :





Kalp hastalarında bütüncül yaklaşım tedavi başarısını arttırıyor

Bütüncül yaklaşımda ’hastalık’ yerine ’hasta’ olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Yiğit, eforla ortaya çıkan nefeste daralma hissi, soluk taşması, nedensiz oluşan çarpıntı, çarpıntıya eşlik eden baş dönmesi, göz kararması ve baygınlığın, kalp hastalığı açısından uyarıcı bir belirti olabileceğini söyledi.
Başkent Üniversitesi Dr. Adana Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Yiğit, kalp hastalığı belirtileri, tanı ve tedavide bütüncül yaklaşımın önemiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Kalp ve damar hastalıklarında en sık görülen ve en tipik şikayetin göğüs ağrısı olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Yiğit, "Özellikle eforla yani hareketle ortaya çıkan, göğsün ortasında veya sol tarafında, sol kola veya sırta yayılan, 5 ile 10 dakika arasında süren, dinlenmekle geçen, baskı tarzındaki ağrı kalp hastalığı açısından önemli bir belirtidir. Eforla ortaya çıkan nefeste daralma hissi, soluk taşması, nedensiz oluşan çarpıntı, çarpıntıya eşlik eden baş dönmesi, göz kararması ve baygınlık, kalp hastalığı açısından uyarıcı bir belirti olabilir. Beynin kan akımının geçici olarak azalması sonucunda ortaya çıkan ve kendiliğinden düzelen şuur kaybı yani bayılma da önemli belirtilerden biridir. Bacak şişliği, geceleri yastık sayısını artırma ihtiyacı, ani nefes darlığı ile uyanma, yeni gelişen halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, kollarda güçsüzlük de kalp hastalığını akla getirmelidir. Kalp ve damar hastalıkları herhangi bir belirti vermeyebilir. Hipertansiyon, hiperlipidemi, diyabeti olan ve sigara kullanan kişiler, 45 yaşın üstündeki erkekler, 55 yaşın üstündeki ve menopoza giren kadınlar, ailesinde erken yaşta kalp hastalığı ve obezite olan kişiler riskli gruptadır. Yoğun kaygı ve depresyon da kalp hastalığı için risk teşkil etmektedir. Bu nedenle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan kişilerin şikayetleri olmasa da düzenli aralıklarla kontrole gitmelerini öneriyoruz" diye konuştu.

"Bütüncül yaklaşımda hastalık yoktur hasta vardır"
Genel tıpta bütüncül yaklaşımın kişiyi belirli bir hastalık üzerinden değil, tüm ihtimaller üzerinden inceleyerek altta yatan esas soruna yönelip onu tedavi etmeyi hedeflediğini bu nedenle bütüncül yaklaşımda ’hastalık yoktur, hasta vardır’ vurgusu yapan Prof. Dr. Yiğit, "Kalp hastalığı özelinde, hastanın demografik özellikleri, kalp hastalığı risk faktörleri, eşlik eden diğer hastalıkları da göz önüne alınarak değerlendirme yapılır. Bu yaklaşımla, erken ve doğru tanıyla birlikte en etkin ve en az yan etkisi olan tedavi hedeflenmektedir. Tanı için hastadan alınan tıbbi öykü önemlidir. Hastalığın gelişimi kişinin yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu, sosyokültürel çevresi, ekonomik düzeyine göre farklılık gösterir. Her hastaya aynı yöntemle yaklaşmak uygun olmaz. Fizik muayenesi de yapıldıktan sonra kalp hastalığı düşünülen veya kalp hastalığı yönünden yüksek riskli olan kişilere bütüncül yaklaşımın bir sonucu olarak, eşlik eden diğer hastalıklar göz önüne alınarak uygun görülen tetkik ve testler yapılır. Böylelikle hastayı oluşabilecek komplikasyonlardan korumuş oluruz. Şikayeti olmayan ve sadece kontrol maksatlı gelen kişilerde de gereksiz tetkikten ve bunun doğuracağı risklerden kaçınmak için risk düzeyine göre tetkikler yapılır. Son zamanlara kullandığımız ve kalp hastalığının erken teşhisine yardımcı olan sanal anjiyografi (koroner bilgisayarlı tomografik anjiyografi) yöntemiyle, kalp damarları görüntülenir, darlık veya tıkanıklık tespit edilir, plak olup olmadığı tespit edilir. Kalp damar darlığı bu plaklar üzerinde gelişir. Yine bu yöntemle doğumsal kalp hastalıkları, damar stentleri, by-pass damarları, kalpten çıkan ana damarlar ve kalp kapakları da değerlendirilmektedir. Tanı sonrasında bütüncül bir yaklaşımla uygulanan tedavinin başarı oranı artmaktadır. Tedavi düzenlenirken diğer almakta olduğu ilaçlarla etkileşim açısından dikkatli olunur ve tedavinin etkinliği artarken yan etkisi azalır. Ayrıca kişilere hastalığı nedir, tedavisi nedir ve yan etkileri nelerdir, tedavi edilmezse riski ne olur, kontrol gerektiriyorsa ne sıklıkla yapılmalıdır, acil durumların neler olabileceği ve bu durumda ne yapılması gerektiği nasıl irtibata geçileceği detaylıca konuşulmaktadır" diye bilgi verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.28 18:02:05
Son Düzenlenme Tarihi :