SON DAKİKA
header-ad

Hipertansiyona karşı 7 yaşam tarzı önerisi

    Kan basıncı yüksekliği anlamına gelen hipertansiyon; kalp yetmezliği, kalp krizi, atriyal fibrilasyon gibi bazı ritim bozuklukları, kronik böbrek hastalığı gibi çeşitli rahatsızlıklar için önlenebilir risk faktörlerinin başında geliyor. 
Kişide yüksek kan basıncı gelişimine zemin hazırlayabilecek birçok risk faktörünün bulunduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ersin Özen, “İlerleyen yaş ve ailede hipertansiyon hastası bulunması hipertansiyon gelişimi için riskli kabul edilen faktörler arasında yer alıyor. Bu durumlar dışında aşırı kilolu, fiziksel aktivite yapmayan ya da tütün kullanan kişiler de hipertansiyon gelişimi açısından riskli kabul edilen grup içerisinde değerlendirilir” açıklamasında bulundu.
Kişide kan basıncının yükselmesine neden olabilecek durumların birincil ve ikincil nedenler olmak üzere 2 grupta incelendiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ersin Özen “Birincil hipertansiyon kişideki yüksek kan basıncının oluşmasına neden olabilecek durumun tespit edilememesi halinde kullanılan bir terimdir. Birincil hipertansiyon klinik olarak zaman içerisinde yavaş yavaş gelişme eğilimindedir. İkincil hipertansiyon ise kişideki yüksek kan basıncının belirli bir sağlık durumunun bir sonucu olarak ortaya çıkması anlamına geliyor. Birincil hipertansiyondan farklı olarak, bir neden sonucunda sekonder olarak gelişen yüksek kan basıncı ani olarak yükselir” açıklamasında bulundu.
Çeşitli rahatsızlıklar ve bazı ilaç veya maddelerin kullanımı sonrasında ikincil hipertansiyonun ortaya çıkabildiğini vurgulayan Dr. Ersin Özen, “Obstrüktif uyku apnesi, böbrek rahatsızlıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, tiroit rahatsızlıkları, bebeğin anne karnında olduğu dönemde meydana gelen damar gelişimi ile ilgili anormallikler, doğum kontrol ilaçları, soğuk algınlığının tedavisinde kullanılan ilaçlar ve bazı ağrı kesicilerin kullanımı hipertansiyona sebep olabilir” diye konuştu.
Hipertansiyon belirtileri
Hipertansiyonun genellikle gelişme aşamasındayken sinsi ilerleyen ve kişilerde herhangi bir belirtiye neden olmadan varlığını sürdürebilen bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren Dr. Ersin Özen, “Yüksek kan basıncına dair belirtilerin belirgin hale gelmesi bazı kişilerde hipertansiyon gelişiminden yıllar sonra ortaya çıkar. Kişide ciddi bir hipertansiyon varlığına işaret edebilecek birçok belirti ve bulgu var. Bunlar baş ağrısı, nefes darlığı, burun kanaması, kızarma, sersemlik, göğüs ağrısı, görme ile ilgili problemler, idrarda kan varlığı” dedi.
Hipertansiyonun uzun dönem tedavisinde yaşam tarzı değişikliği şart
Rutin fizik muayene esnasında hekim tarafından gerçekleştirilen kan basıncı ölçümlerinin normalden daha yüksek olarak tespit edilmesi ve bu durumun ilerleyen günlerde yapılan ölçümlerde de tespit edilmesi halinde kişide hipertansiyon varlığının ortaya konabildiğini söyleyen Dr. Ersin Özen sonrasında gerekli tedavilerin uygulanmaya başladığını dile getirdi. 
Dr. Ersin Özen, hipertansiyonun uzun dönem yönetimi ve tedavisinde en önemli aşamalardan 7 yaşam tarzı değişikliğini şöyle paylaştı:
• Sağlıklı ve dengeli beslenme
• Düzenli fiziksel aktivite
• Vücut ağırlığının sağlıklı kabul edilen sınırlara çekilmesi
• Aktif ya da pasif olarak tütün dumanına maruz kalınmasının sonlandırılması
• Başarılı stres yönetimi
• Beslenmeyle birlikte alınan tuz miktarının kısıtlanması
• Kafein içeriğine sahip ürünlerin tüketiminin sınırlandırılması
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.27 16:13:15
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Büyükşehir teyakkuzda

Olumsuz hava şartları nedeniyle başta itfaiye olmak üzere büyükşehir ekipleri teyakkuzda

Sinanoğlu Caddesi ve Yeşilbahçe Mahalleleri’nin bazı noktalarında fırtına nedeniyle ağaçlar devrildi. Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, hemen olay yerine intikal ederek devrilen ağaçları kaldırarak, olası tehlikelerin önüne geçti.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.11.28 12:38:28
Son Düzenlenme Tarihi :





Hacısüleyman’dan; konut sorununun çözümü için kiralık mülkiyet önerisi

ATSO Şubat Meclisi’nde konuşan Başkan Yusuf Hacısüleyman, tarımda yüzde 43’e ulaşan yıllık artışa, politika faizinin yüzde 37’de sabit kalmasına, jeopolitik risklerin turizm ve ticarete etkilerine dikkat çekti. Sanayi için uzun vadeli düşük faizli kredi çağrısı yapan Hacısüleyman, konutta “leasehold” modelini gündeme getirirken kredi kartı düzenlemelerinde kademeli geçiş uyarısında bulundu.

 Konut sektörünün ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu belirten Hacısüleyman, inşaat maliyetlerindeki artışın yeni konut üretimini zorlaştırdığını ve erişilebilir konut üretimini olumsuz etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, “Sanayi sektörleri için Toplu Konut İdaresini örnek verdim ama bizim inşaat tarafında da yeni bir modele ihtiyacımız var. Konut sektörü, ekonominin lokomotif sektörlerinden biri” dedi. İnşaat maliyetlerindeki yükselişe dikkat çeken Hacısüleyman, “Son yıllarda inşaat maliyetlerinde yaşanan hızlı artış, yeni konut üretimini zorlaştırmakta ve fiyatların erişilebilirliğini azaltıyor. Demir, çimento, enerji, işçilik ve arsa maliyetlerindeki artış konut fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu. Konut maliyetlerini düşürmek zorundayız” diye konuştu. Antalya’daki konut talebine de değinen Hacısüleyman, “500 bin sosyal konut projesi kapsamında Antalya’da 13.213 konut için 113.440 başvuru olmuş. Antalya’da kura ile kabul edilen kişi sayısı 13.213. Yaklaşık 85 bin aile konut hayaliyle yaşıyor. Bu ihtiyacı gidermeliyiz” ifadelerini kullandı. Leasehold sistemi önerisini dile getiren Hacısüleyman, “Leasehold yani kiralık mülkiyet sistemi dediğimiz, devletin araziyi tahsis ettiği bir modeli Türkiye’de uygulayabilir miyiz? Turizm tahsislerinde olduğu gibi, hazine arazileri konut yapımı için tahsis edilebilir. Arsa devlette kalır, yapı kişiye ait olur. Bu modeli komitemizle birlikte çalışarak netleştirip bakanlığa iletmek isteriz” dedi.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.02.26 10:52:58
Son Düzenlenme Tarihi :