SON DAKİKA

logo

Isparta’da 15 Temmuz’un 7. yıl dönümünde şehitler anıldı

Isparta’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle Isparta’da "Türkiye Yüzyılı Kahramanları" temasıyla bir dizi anma programı ve etkinlik düzenlendi.
İlk program Garnizon Şehitliği’nde gerçekleştirildi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program dua edilmesiyle devam etti. Programa Vali Aydın Baruş, Garnizon Komutanı Albay Mustafa Kahraman, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, kamu kurum ve kuruluş müdürleri, şehit yakınları ve gaziler katıldı. Ardından Vali Baruş ve protokol üyeleri şehit kabirlerini ziyaret ederek kabirlere karanfil bıraktı, evlatlarının başında bekleyen ailelere taziye dileklerini yinelediler.
Vali Baruş ve protokol üyeleri daha sonra Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Isparta Şubesi ile Türkiye Muharip Gaziler Derneği Isparta Şubesi’ni ziyaret etti.
Vali Baruş burada yaptığı açıklamada, “Bugün Türk milletinin tarihinde çok önemli bir gün 15 Temmuz 2016’da Türk devletinin varlığına, Türk milletinin birliğine kasteden hainleri büyük bir yenilgiye uğratmasının yedinci yıl dönümü. 251 kardeşimiz şehit oldu. 2 binin üzerinde gazimiz vardı. Buradan tüm şehitlerimize rahmet diliyoruz. 15 Temmuz şehitlerimize, gazilerimize minnetlerimizi sunuyoruz. Rahmete kavuşan gazilerimize Allah’tan gani gani rahmet diliyoruz. Sizler de şehitlerimizin aileleri olarak şanlı gazilerimiz olarak her 15 Temmuz’da bize bu ülkenin ne kadar değerli olduğunu, bu ülkenin hangi fedakarlıklar üzerinde yükseldiğini hatırlatıyorsunuz, sizlerin fedakarlıkları, sizlerin metaneti bizlere yaşama gücü veriyor. Geleceğe olan güvenimizi bir kat daha artırıyor. Çünkü şehitlerimizin, gazilerimizin fedakarlığı olmasaydı, bizler bugün bu şekilde rahat bir durumda büyük bir ülke olarak dünya üzerinde hak ve hakikatin temsilcisi olarak kalamazdık. Şehitlerimizin ve gazilerimizin bu fedakarlıkları inşallah yeni nesillerimize de örnek olacaktır. Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz bizim her zaman onurumuzdur. Bu onurumuzu korumak bütün Türk milletinin bireylerinin de görevidir” dedi.
Ziyaretin ardından İl Jandarma Komutanlığı’nda düzenlenen gençlerle buluşma programına geçildi. Vali Baruş ve protokol üyeleri Jandarma Komutanlığı tarafından açılan stantları gezerek personelden bilgi aldı. Vali Baruş İl Jandarma Komutanlığı ve Süleyman Demirel Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği tarafından geliştirilen araç sürüş simülasyonunu da deneyerek bilgi aldı.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü sebebiyle düzenlenen bir diğer program ise Isparta Tren Garı’nda yapım çalışmaları devam eden Millet Bahçesi’nde gerçekleşti. Vali Baruş ve protokol üyeleri burada şehitlerimizin anısına fidan dikimi gerçekleştirerek dikilen fidanlara can suyu verdiler.
Vali Baruş daha sonra Mimar Sinan Camii’nde şehitlerimiz için düzenlenen Mevlid-i Şerif programına katıldı. Program sonrasında vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Ardından Vali Baruş ve Garnizon Komutanı Kahraman Halil Hamit Paşa Kütüphanesi’nde düzenlenen 15 Temmuz temalı kitap ve fotoğraf sergisini ziyaret etti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.15 20:36:01
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bertuğ'dan duygusal veda

Yaşanan deprem felaketi sebebiyle ligden çekilmek zorunda kalan Hatayspor'dan Antalyaspor'a kiralanan Bertuğ Yıldırım, taraftarlara veda etti.

Sosyal medya hesabından bir açıklama yayınlayan genç oyuncu, "Antalyaspor camiası beni büyük bir sıcaklık ve hoşgörüyle karşıladı. Futbolseverlerin sevgisi, Antalya taraftarının coşkusu, tüm Antalyaspor camiasının desteği bu zor dönemde içimi ısıttı ve beni motive etti. Antalyaspor ailesine ve tüm taraftara minnettarım. Bana kapılarını açtıkları ve destek verdikleri için teşekkür ederim. Bu süre zarfında yaşanan deprem felaketine ilişkin duyarlılık ve yardımlarınız, gerçek bir dayanışma örneği oldu" ifadelerini kullandı. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.10 21:21:26
Son Düzenlenme Tarihi :





Gazipaşa’daki kitabelerin sırrı çözülüyor

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, Göçük Mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Balca Yaylası’nda bulunan kitabeler, alanında uzman kişilerce incelendi. Kitabelerin Osmanlı Türkçesi ile yazıldığını tespit eden araştırmacılar, hece vezni ile kaya üzerine işlenen yazıları günümüz Türkçesine çevirdil..

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, Göçük Mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Balca Yaylası’nda bulunan kitabeler, alanında uzman kişilerce incelendi. Kitabelerin Osmanlı Türkçesi ile yazıldığını tespit eden araştırmacılar, hece vezni ile kaya üzerine işlenen yazıları günümüz Türkçesine çevirdiler. Kitabelerin, Orta Asya’daki Türkçe kitabelerle benzerlik gösterdiği ortaya çıktı.
Göçük Mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Anamur sınırındaki 2 bin rakımlı Balca Yaylası’nda bulunan kaya üzerine yazılan iki adet kitabe, ilk kez bilimsel olarak araştırma konusu oldu. Anamur Orman İşletme Müdürü İsmail Gübeş öncülüğünde başlatılan çalışmalar kapsamında Müdür Gübeş ile Balca Yaylası’na giden Ege Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. İbrahim Şahin, yayladaki kitabeleri epigrafi (yazıt bilimi) yöntemiyle inceledi. Yayla sakinlerinin su ihtiyaçlarını karşıladığı kuyu ile çeşmenin bulunduğu alanda yer alan kitabenin Osmanlı Türkçesi ile yazıldığı tespit edildi. Güney yönünde bulunan kitabenin 5+5=10, kuzey yönünde olan kitabenin ise 6+5=11’li hece vezniyle yazıldığı ortaya çıktı. İki kitabenin hemen ön yüzünde zemin üzerine kakma usulle çizilen şeklin ise, yakın zamana kadar bölgede oynanan ve Gazipaşa ile Anamur’da “Dokuz Taş” olarak bilinen oyunun tablosu olduğu belirlendi. Kitabelerin tarihiyle ilgili ise net bir sonuç elde edilemediği açıklandı.

Orta Asya’daki kitabelerle benzerlik gösteriyor
Kitabelerden elde edilen ilk bilgilerde, Orta Asya’dan Anadolu’ya bir kültür akışının olduğu belirtildi. Balca’daki kitabelerin, aynı Orhun Abideleri’nde olduğu gibi Türklerin kaya üzerine yazdığı övgü, dua ve lanet içerikleriyle benzerlik gösterdiği ortaya çıktı.
Yaylada yapılan araştırma sonucunda günümüz Türkçesine çevrilen kitabelerin, Osmanlı Türkçesi ve günümüz Türkçesindeki karşılığı tam kesin olmamakla birlikte şu şekilde:

"Güney yazıtı
1. Fikrim buraya yazmada benim
2. Bu beyaz daşa kazmada benim
3. Hayatım dua ölümüm rahmet
4. Okutmak muradım ey kârilerim
Süleyman İbrahim

Bugünkü Türkçeyle anlamı:
1. Benim fikrimi buraya yazmadaki,
2. Bu beyaz taşa kazımadaki (amacım)
3. Hayatım dua, ölümüm rahmettir
4. Muradım okutmaktır ey okuyucularım.
Süleyman oğlu İbrahim

Kuzey yazıtı
1. Efsûs dünya ne kadar olsa da dilber
2. Ölümü etmez mi kalbleri muğber
3. Ne kadar yaşasan akıbet ölicek
4. Akıbet gelecek yevm-i kıyamet
5. İkiden birini duyacak millet
6. Kimisine rahmet kimine la’net

Bugünkü Türkçeyle anlamı:
1. Eyvah! Dünya ne kadar hoş olsa da
2. (İnsanın) ölümü incitmez mi kalpleri?
3. Ne kadar yaşasan da sonu ölümdür
4. Sonunda gelecek kıyamet günü
5. İkisinden birini yaşayacak insan
6. Kimine rahmet (olacak) kimine lanet"

"Metni eksiksiz okuyabildiğimizi söyleyebilirim"
Yapılan çalışmalara ilişkin deneyimini, sosyal medyasından yaptığı paylaşımla dile getiren Prof. Dr. İbrahim Şahin, “Gerek görevi ve gerekse memleketine olan sevgisi dolayısıyla halkla içli dışlı olan kıymetli dostum İsmail Gübeş, bölge halkından varlığını öğrendiği ve Türk tarihiyle ilişkili olabileceğini düşündüğü çeşitli türden tarihi kayıtları (epigrafik belgeler) göstermek için beni Temmuz’da iki kez Anamur’un yaylalarına davet etti. Gazipaşa ve Anamur sınırında bulunan 2 bin metre yükseklikteki Balca Yaylası’na geldik. İsmail Bey’in bana göstermek istediği yazıtlar, yayla sürülerinin sulandığı önemli bir su kaynağının hemen üst kısmındaydı. Sabit kayalara Arap harfleriyle Türkçe metin yazımı nadir rastlanan bir durum olduğu için, tek başına bu özelliği bile başında bulunduğumuz yazıtları kıymetli kılıyordu. Doğal haliyle okunması bir hayli güç olan yazıların epigrafik belgelemesinin yapılması gerekiyordu. Nalan Hanım’ın da yardımıyla epigrafik belgelemeyi yaparak yazıyı okunur hale getirdik. İzmir’e gelir gelmez yazıtların okunmasına yoğunlaştık. Ege Üniversitesi TDAE’nden dostum Prof. Dr. Mehmet Temizkan Bey’in de yardımıyla metni eksiksiz okuyabildiğimizi söyleyebilirim. Ancak metnin tarihi konusunda hala tereddütlerimiz olduğunu ve belki de hiçbir zaman emin olamayacağımızı da söylemeliyim” dedi.

Üç epigrafik belge bulunuyor
Prof. Dr. Şahin, "Elbette bu bilimsel bir yayın olmayıp bu doğrultudaki çalışmalarımızın devam edeceğini söylemeye sanırım gerek yok. Efendim burada üç epigrafik belge bulunmaktadır. Birinci yazıt (güneyde olan) 5+5=10, ikincisi ise (kuzeyde olan) 6+5 =11’li hece vezniyle yazılmıştır. Bu iki yazıtın hemen aşağısında, zemine batık düz bir kaya zemin üzerine kakma usulle çizilen şey ise, yakın zamana kadar bölgede oynanan bir akıl oyunu olup Anamur yöresinde daha çok ’Dokuz Taş’, Gülnar yöresinde ’Dokurcun’ olarak adlandırılan oyun tablosudur. Hayatın geçiciliğini, bir hesap gününün varlığını hatırlatan bu metinler, umarız sonsuza dek varlığını korur; bir lüzumsuzun gereksiz hırsları sonucu yok olmaz. Her yazının bulunduğu, her işaretin görüldüğü yeri acımasızca tahrip eden arkadaşlar, ’Gavurlara ait’ diyerek yok ettiğiniz tarihin önemli bir kısmının kendi atalarınıza ait olduğunu ve bunların size değil evlatlarınıza ait tarihi ve kültürel değerler olduğunu hatırlatmak isterim” diye konuştu.

Amaç kültürel mirası korumak
“Balca Yaylası’nda yapılan çalışmaların temelinde, kültürel mirasımızı koruma amacı yatmaktadır” diyen Anamur Orman İşletme Müdürü İsmail Gübeş, “Yapılan çalışmalarla, burada bulunan yazıtları gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Yazıtlar ilgili çalışmalar devam edecek ve çalışmalar sonucunda bilimsel makale yayımlanacak. Ayrıntılı yapılacak incelemelerin ardından, hem yazıların tam anlamı hem de tarihleriyle ilgili elimizde somut deliller olacak. Çalışmalar bittiği zaman burayı koruma altına alıp, yazıtların zarar görmesine engel olmak istiyoruz. Sonuçta bu bize bırakılan bir mirastır. Bu mirası gelecek nesillere taşımak hepimizin görevi” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.15 16:20:12
Son Düzenlenme Tarihi :