SON DAKİKA

Evlilik teklifi öncesi dayak yedi, sevgilisini krize soktu

Antalya’da trafikte kavga ediyormuş gibi yapan bir genç, sinir krizi geçiren kız arkadaşına evlenme teklifi etti. Yaşadıkları karşısında büyük şok geçiren ve kendine gelmekte zorlanan genç kız teklifi kabul etti.
Sosyal medyada paylaşılan ve Antalya’da yaşandığı belirtilen olayda bir damat ada..

Antalya’da trafikte kavga ediyormuş gibi yapan bir genç, sinir krizi geçiren kız arkadaşına evlenme teklifi etti. Yaşadıkları karşısında büyük şok geçiren ve kendine gelmekte zorlanan genç kız teklifi kabul etti.
Sosyal medyada paylaşılan ve Antalya’da yaşandığı belirtilen olayda bir damat adayı, önce trafikte diğer sürücüler kavga ediyormuş gibi yaparak yerde dayak yedi. Bu sırada gencin yanında bulunan sevgilisi önce kavgayı ayırmaya çalıştı, sonra ise krize girerek büyük korku yaşadı. Genç kızın uzun süre gözyaşı döktüğü görüldü. Bir süre sonra dayak yediği yerden kalkan genç bir anda elinde yüzükle sevgilisinin karşısında diz çöktü. Konfetilerin patladığı anda şoku atlatmakta zorlanan genç kız, sevgilisinin teklifini kabul etti. O anlar cep telefonu kamerası tarafından kayda alındı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.09 16:06:39
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bu da ev sahibi çilesi

Emekli olduktan sonra İstanbul’dan Antalya’ya gelen 53 yaşındaki 3 çocuk babası Yaşar Alper, emlakçı vasıtasıyla kiraya verdiği evindeki kiracıyı tahliye edemeyince sokakta kaldı. 45 dereceyi bulan sıcak havada kamyonet kasasında yaşam mücadelesi veren Yaşar-Yasemin Alper çifti, 30 yıllık birikimi..

Emekli olduktan sonra İstanbul’dan Antalya’ya gelen 53 yaşındaki 3 çocuk babası Yaşar Alper, emlakçı vasıtasıyla kiraya verdiği evindeki kiracıyı tahliye edemeyince sokakta kaldı. 45 dereceyi bulan sıcak havada kamyonet kasasında yaşam mücadelesi veren Yaşar-Yasemin Alper çifti, 30 yıllık birikimiyle aldığı evine taşınabilmenin hayalini kuruyor.
İstanbul’da itfaiyede görev yapan Yaşar Alper, geçtiğimiz temmuz ayında emekli oldu. 30 yılı bulan memurluk hayatında 3 çocuğunun yetiştirmenin yanı sıra emekliliğinde kullanmak üzere 16 yıl önce Antalya’nın Kepez ilçesinde bir kooperatif aracılığıyla daire aldı. Yaşar Alper, bu dairesini boşta durmaması için bu süreçte emlakçı aracılığıyla kiraya verdi. Alper, emekliliğinin belli olması üzerine emlakçısına, bilgi verip evine kendisinin taşınacağını bildirdi. Buna rağmen Alper, ‘okullar kapansın, Kurban Bayramı geçsin, evi boşaltacağız” diyerek oyalandı. Temmuz ayında eşyalarını toplayıp kamyonetiyle Antalya’ya gelen Alper, tüm çabalarına rağmen evindeki kiracının tahliyesini sağlayamadı. Eşyalarını Kepez ilçesi Aydoğmuş Mahallesi’ndeki apartmanın bodrum katına yerleştiren Alper, kendisi de kamyonet kasasında yaşamaya başladı. Etrafına, “Evimiz var sokakta kaldık”, “ Emlakçı neredesin biz sokaktayız”, ”Emlakçı mağduruyuz” yazılı pankartlar asan Alper çifti, 45 dereceyi bulan sıcak havada kamyonet kasasında hayata tutunmaya çalışıyor. Geceleri kamyonet kasasında uyuyan çift, gündüzleri ise kamyonetin arka bölümüne astıkları brandanın gölgesinde zamanlarını geçiriyor. ‘Emeklilik hayalimiz, bu değildi” diyen üzüntülü aile, 2 klimalı evleri varken, sıcak altında kiracının insafa gelmesini bekliyor.

"16 yıl önce dişinden tırnağından arttırarak aldı"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığından 15 Mart’ta emekli olduğunu dile getiren Yaşar Alper, 16 yıl önce taksit taksit aldığı evine oturmak için Antalya’ya geldiğini belirtti.
Emekliliğini Antalya’da geçirmek üzerine bir planlama yaptığını ifade eden 3 çocuk babası Alper, “Çalıştığım süre içinde birkaç kiracım oldu ve çeşitli sebeplerle ayrıldılar. 2.5 yıl önce ev boşaldığında kiraya verilmesi için bir emlakçıya verdim. Emlakçı da başka bir emlakçıya oturması için kiraya verdi. Emlakçı, “Güvenilir kişi, emekli olduğun zaman taşınır, benim arkadaşım kefilim” dedi ve işlemleri de kendisi yaptı. Ben İstanbul’da olduğum için bu işlemleri de telefonla yaptım. Emlakçı benim adıma kontrat düzenlemiş ben hiç gelmedim. Ama emlakçıyla irtibat halindeydim, emekli olacağımı da sürekli söyledim. Geçtiğimiz şubat ayında emekliliğim kesinleşince, “Çıkarız abi yeter ki sen emekli olan, biz 24 saatte ev buluruz, çıkarız” diye bize oyaladılar. 15 Mart’ta emekli olunca bunlara yine söyledim evimi boşaltmamı, bana bu kez, “ Çıkamayız çocuğumuz okula gidecek” dediler. Bekledik. Sonra, Kurban Bayramında çıkacaklarını söylediler, onu da bekledim. Defalarca uyardık. Resmi ihtarname çektim. Buna rağmen çıkmamakta direniyorlar” dedi.

"Emeklilik hayali kuruyorduk şok olduk"
Şahısların evinden çıkmadıklarını ve mahkemeye vermemi söylediklerini ifade eden Alper, “Mahkeme süreci boyunca oturacaklarını söylediler. Eşyamı apartmanın bodrumuna koyduk. Kendimiz sokakta kaldık. Rica ediyoruz, yalvarıyoruz. Taşınma, ev bulmalarına, kira yardımında bulunmak suretiyle anlaşmaya çalışmama rağmen sonuca ulaşamıyorum. Mahkeme nasıl olsa uzun sürecek biz buraya az kira veriyoruz, mahkeme süreci boyunca otururuz, biz çıkmıyoruz” diye direniyorlar. Emlakçıya kefil olduğun düzgün adam nerede diye söylüyoruz. Oda bizi başından attı. 20 gündür sokaklardayız. Antalya çok sıcak ve kamyonet kasasında kalıyoruz. Çok zor sokakta kalmak. Emeklilik hayali kuruyorduk şok olduk. Evimde oturup, sahilde olmam gerekirken sokakta bekliyoruz. 30 yılın verdiği yorgunluğu çıkarmam gereken zamanda sokakta rezillik çekiyoruz. Kiracıları insafa davet ediyorum. Yeter ki bizim evimizi geri verin, kalan ömrümüzü burada geçirelim” dedi.

"Aklımıza gelmezdi"
Böyle bir emekliliğin aklına bile gelmediğini dile getiren Yaşar Alper, “Ucuza kiraya verdim. İyilik olsun diye böyle davrandım sonucu böyle olmamalıydı. Kiracıyı ve emlakçıya vicdana gelmelerini istiyorum. Bir şey istemiyoruz, kendi evimizde oturmak istiyoruz. Onların durumu kötüye taşına, kira yardımı da yapmaya hazırım. Evim varken kiracı olmak istemiyorum. Sadece evime taşınıp huzur içinde yaşamak istiyorum. Hukuki süreç başlatacağız ama mahkeme süreci bitene kadar sokakta kalacağız” diye konuştu.

"Evimiz varken, kamyonette kalıyoruz"
"17 gündür kamyonet kasasında yaşayan Yasemin Alper, “Bu şekilde yaşamak çok zor. Camiden su alıyoruz, lavoba ihtiyaçlarımızı gideriyoruz. Evimiz olup da böyle dışarıda kalmak bize çok dokunuyor. Biz yardımsever olduk hep. Bize yapılan zulmü Allah görüyor. Kiracıya ev almadım, memur maaşıyla 3 çocuğumu yetiştirerek zar zor bu evi aldık. Biz sadece evimizi istiyoruz. Evimiz varken kamyonette kalıyoruz “dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.17 16:13:55
Son Düzenlenme Tarihi :





Su deposu besinlerin şimdi tam zamanı

Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, yaz aylarında sıvı tüketiminin mümkün olduğunca artırmanın genel vücut sağlığını korumada önemli bir rol oynadığını söyledi.
Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, yaz aylarının en sıcak ve nemli günlerinin yaşandığını belirterek, “Böyle havalarda metabolizmamız terleme nedeniyle normalden daha fazla su ve beraberinde değerli mineral kaybediyor. Bu nedenle özellikle yaz aylarında sıvı tüketimini mümkün olduğunca artırmak genel vücut sağlığını korumada önemli bir rol oynuyor” dedi.
Sıcak havalarda sağlık açısından ilk yapılması gereken şeylerden birinin de günlük su tüketiminin artırılması olduğunu söyleyen Diyetisyen Özbay, “Ancak bazı bireyler susamadan su içmekte zorlanabiliyor. Bu gibi durumlarda suyun yanı sıra yüksek su içeriğine sahip besinleri tüketerek de vücudunuza gereken sıvı takviyesini yapabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Diyetisyen Duygu Özbay, su deposu olan 8 besini sıralayarak, şu bilgileri verdi:
Karpuz
Su ve lif içeriği yüksek bir meyve olan karpuz hem lezzeti hem de serinletmesi nedeniyle yaz aylarının en tercih edilen meyvelerinden birisi. Yüzde 90’dan fazlası sudan oluşan karpuz, içerdiği yüksek vitamin ve mineraller ile kabızlıktan cildi gençleştirmeye, saçların beslemesinden kilo vermeye dek pek çok fayda sağlıyor. Ancak içerdiği yüksek şeker oranı nedeniyle 2 dilimden fazla tüketilmemesi gerekiyor.
Kavun
Hoş kokusu ve tadıyla bilinen kavun, içerisinde bol miktarda su ile çekirdek barındıran ve sağlık açısından birçok faydası bulunan bir meyve. Ayrıca, A, B, C, E, D, K vitaminleri ve sodyum, potasyum, magnezyum, demir, bakır ve alfa-beta karotenleri açısından da zengin olan kavun bu sayede kemik sağlığını koruyor, kan basıncının düzenlenmesine katkı sağlıyor, sindirim sistemini düzenliyor.
Şeftali
Bol sulu ve tatlı bir meyve olan şeftali, yaz mevsiminin gözde meyveleri arasında yer alıyor. Ancak şeftalinin lezzetli olmasının yanı sıra sağlığa da birçok faydası bulunuyor. İçerdiği bol su ile metabolizmanın sıvı ihtiyacını karşılamasına yardımcı olan şeftali bunun yanı sıra vitaminleri sayesinde sindirimi destekliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve yüksek potasyum seviyesi ile de vücudun sağlıklı bir denge oluşmasını sağlayarak, yüksek tansiyondan korunmaya destek veriyor.
Kivi
Özellikle su ve C vitamini yönünden oldukça zengin olan kivinin sağlık için birçok yararı bulunuyor. Adeta bir C vitamini deposu olan kivi, solunum sorunlarında iyileşme sağlayarak astımı hafifletmeye yardım ediyor. İçeriğindeki karotenoidler, antioksidanlar ile göz hastalıklarının önlenmesine ve görmenin iyileşmesine fayda sağlarken barındırdığı A vitamini ile de korneanın korunmasında görev alıyor.
Domates
Tek başına veya yemeklerde bolca tüketilen domates, içerdiği yüksek su miktarı ile iyi bir hidrasyon kaynağı olarak vücudun su dengesini korumaya yardım ediyor. Domates ayrıca, barındırdığı C vitamini ve likopen yardımıyla cilt sağlığını destekliyor, yaşlanma belirtilerini azaltıyor. Ayrıca yine likopen sayesinde özellikle prostat, akciğer ve mide kanserine karşı koruyucu bir etki gösteriyor.
Salatalık
Neredeyse tüm diyetlerin ve detoks sularının vazgeçilmezlerinden olan salatalık içerisinde yüzde 95’ten fazla su barındırıyor. Bu anlamda susuzluğu gidermede önemli bir rol oynayan salatalık, idrar söktürücü etkisi ile ödem atılmasına yardım ediyor. Bunun yanı sıra salatalık günlük ihtiyaç duyulan K, B ve C vitaminlerini de sağlıyor.
Marul
Salataların vaz geçilmez malzemelerinde olan marul, yüksek miktarda A, K ve C vitamini içeriyor. Aynı zamanda bol sulu içeriği ile hem kalorisi düşük hem de besleyici bir sebze olan marul, lipoksigenaz ve karagenan enzimleri sayesinde anti-inflamatuar bir özellik göstererek vücutta iltihabı kontrol altına almada rol oynuyor. Yeşil yapraklı sebzeler tip 2 diyabet riskini azalttığından, düşük glisemik indeksli marul da diyabet dostu olarak tanımlanıyor.
Taze kırmızı biber
C vitamini denince akla ilk olarak turunçgiller ailesi gelse de taze kırmızı biber aslında bir portakaldan çok daha fazla C vitamini içeriyor. Bu bakımdan enfeksiyon hastalıkları ve kansere karşı korunmadan, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde kadar birçok faydası bulunan taze kırmızı biber aynı zamanda içeriğindeki bol su oranı ile susuzluğun giderilmesinde de etkin rol üstleniyor."
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.10 16:34:04
Son Düzenlenme Tarihi :