SON DAKİKA

Evlilik teklifi öncesi dayak yedi, sevgilisini krize soktu

Antalya’da trafikte kavga ediyormuş gibi yapan bir genç, sinir krizi geçiren kız arkadaşına evlenme teklifi etti. Yaşadıkları karşısında büyük şok geçiren ve kendine gelmekte zorlanan genç kız teklifi kabul etti.
Sosyal medyada paylaşılan ve Antalya’da yaşandığı belirtilen olayda bir damat ada..

Antalya’da trafikte kavga ediyormuş gibi yapan bir genç, sinir krizi geçiren kız arkadaşına evlenme teklifi etti. Yaşadıkları karşısında büyük şok geçiren ve kendine gelmekte zorlanan genç kız teklifi kabul etti.
Sosyal medyada paylaşılan ve Antalya’da yaşandığı belirtilen olayda bir damat adayı, önce trafikte diğer sürücüler kavga ediyormuş gibi yaparak yerde dayak yedi. Bu sırada gencin yanında bulunan sevgilisi önce kavgayı ayırmaya çalıştı, sonra ise krize girerek büyük korku yaşadı. Genç kızın uzun süre gözyaşı döktüğü görüldü. Bir süre sonra dayak yediği yerden kalkan genç bir anda elinde yüzükle sevgilisinin karşısında diz çöktü. Konfetilerin patladığı anda şoku atlatmakta zorlanan genç kız, sevgilisinin teklifini kabul etti. O anlar cep telefonu kamerası tarafından kayda alındı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.09 16:06:39
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Şap hastalığı kısıtlaması kaldırıldı, et fiyatlarındaki yükseliş durdu

Türkiye’de şap hastalığı nedeniyle canlı hayvan ticaretinin durmasıyla artan et fiyatlarındaki yükseliş, kısıtlamaların kaldırılmasının ardından durdu. Türkiye Kasaplar Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı, Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, “Fiyatların biran önce düşmesini bekliyoruz” dedi.
Türkiye’nin farklı illerinde yaklaşık 2 aydır görülen SAT-2 tipi şap virüsü nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı harekete geçti.
Bakanlık hayvanlarda görülen bu hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla çeşitli önlemler aldı.
Alınan tedbirler istikametinde ithalat, ihracat ve kesim maksatlı sevkler dışındaki tüm hayvan hareketleri yasaklandı.
Hayvan pazarları açıldı
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, şap hastalığı nedeniyle hayvanların kesimi, ihracı, ithali ve hayvan hareketlerine getirilen kısıtlama ve yasakların, karantinası devam eden yerler dışında ve 3 kural çerçevesinde 28 Nisan 2023 tarihinden itibaren son bulduğunu açıkladı. Önlem maksatlı kapatılan hayvan pazarları ise açıldı.
Fiyatlar düşüşe geçecek
Hayvan pazarlarının kapalı olması nedeniyle yükselen et fiyatlarının ise önümüzdeki günlerde düşmesi bekleniyor. Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.
“Canlı hayvan pazarları kapalı olduğu için fiyatlar yükseldi”
Et fiyatlarının hastalık nedeniyle yükseldiğini anlatan Yağmur, “Şap hastalığından dolayı canlı hayvan giriş ve çıkışları olmadı. Canlı hayvan pazarları kapalı olduğu içinde fiyatlar yükseldi. Bakanlığa bizler başvuruda bulunduk ve bu taleplerimiz sonuçlandı. Aşısı vurulan hayvanların sevkiyatı artık açıldı. Yüksek fiyatları da biz bakanlığa bildirdik ve onlarda gerekli önlemleri alacağını belirtti. Salı gününden itibaren Et ve Süt Kurumu bulunan illerimizde tüm kasaplarımız et alabilecek” diye konuştu.
Hem esnafımıza hem de vatandaşlarımıza ucuz eti ulaştırmak için elimizden gelen tüm gayretleri gösteriyoruz. Vatandaşlar yakında ucuz et yemeye başlayacak. Ancak bunda da ilçe ilçe fark edecek. Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde kiralar daha ucuz olduğu için buralarda et fiyatlarındaki düşüş gözle görülecek. Şap hastalığı nedeniyle fiyatlar yüksek tutuldu. Ancak kısıtlamalar kaldırıldı, fiyatların biran önce düşmesini bekliyoruz” dedi.
“Vatandaşımıza ucuz et yedirmek istiyoruz”
Şehmus Oğuz ise vatandaşlara ucuz et yedirmek istediklerini belirterek, “Şap hastalığı bitti. İlimize daha fazla canlı hayvan gelmeye başlayacak. Böylece et fiyatları düşecek. Bizler vatandaşımıza ucuz et yedirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.30 14:54:03
Son Düzenlenme Tarihi :





Sınav nasıl kazanılır? Ezberleyerek mi öğrenerek mi?

Eğitim Danışmanı Barış Balcı, başarılı olmak ve sınav kazanmak için ezber yapmanın yeterli olmadığını belirterek, doğru çalışma yöntemleriyle bilginin kalıcı hafızaya aktarılması gerektiğini söyledi. Balcı, verimli çalışma için içsel motivasyonun da şart olduğunu ifade etti.
Eğitim Danışmanı Barış Balcı, başarı için önce öğrenmeyi öğrenmek gerektiğini söyledi. Birçok öğrencinin sınavlarda bildiğini hatırlamamaktan şikayet ettiğini kaydeden Balcı, bunun sebebinin yanlış çalışma yöntemleri olduğunu dile getirdi.
Öğrenmeyi kalıcı hale getirmek için farklı teknikler olduğunu belirten Barış Balcı, doğru öğrenme için gereken koşulları ve yöntemleri şöyle sıraladı:
İÇSEL MOTÜVASYON
Kişi önce 'Neden öğrenmeliyim?' diye kendine sorarak güçlü bir sebep bulmalı. Neden okuyorum? Neden okula gidiyorum? Neden bu sınava giriyorum? Neyi gerçekleştirmek istiyorum? Hayalim, tutkun olduğum şey ne? En iyi okul, en iyi öğretmen, en iyi kaynaklar olsa bile bazen en iyi sonuçlar ortaya çıkmayabiliyor. İçsel bir motivasyonunuzun olması şart. 
Kişiyi harekete geçiren güçlü nedenler varsa, kişi o hayale ulaşmayla ilgili aşamaları daha hızlı yerine getirebiliyor. Ona yönelik eylemlerde bulunuyor, çalışmalarını ona göre planlıyor. Beyin çalışma sürecini daha çok önemsiyor. Bu nedenle kişi sınav sonucunda kazanacağı okulu, elde edeceği kazanımları düşünerek sonuca odaklanmalı.
ÖĞRENMEYİ SEVMEK
Kişi öğrenme sürecini severek ve keyifle yaptığında zor gelmez. Eğer gönülsüz, istemeden yapıyorsa, en basit şey bile ona zor gelecektir. Bu nedenle öğrenmeyi sevgiyle mutlulukla ilişkilendirmek gerekiyor. Kaygıyla, zorunlulukla ilişkilendirdiğimizde isteksizliğe ve motivasyon eksikliğine yol açıyor. Okulda bazen güçlü olmadığımız alanlarda becerilerimizi geliştirmemiz, bazı konuları öğrenmemiz gerekebilir. Sayısalcılar tarih, felsefe gibi derslere karşı, sözelciler ise matematiğe karşı isteksiz olabiliyor. Oysa öğrenmenin kendisi güzel.  Önce öğrenmeyi sevmemiz gerekiyor. Zihnimizi zorlayan bir durum var ve biz onu aşmayla ilgi bir çaba içindeyiz. Bu bizim gelişimimize katkı sağlıyor. Doğuştan bazı yeteneklere sahibiz ve bunları geliştirebiliriz. Problem çözme becerisini geliştiren bir öğrenci, ilerleyen süreçte iş hayatında karşılaştığı bir problemi çözerken de bu mekanizmayı kullanıyor.  
EZBERLEMEK Mİ ? ÖĞRENMEK Mİ ?
Bazen ezber yapmak işe yarayabiliyor. Bir vizeye, bir finale girmeden önce o bilgiyi çok yoğun tekrar ederseniz, ezberlerseniz o sınavda geçer not alabilirsiniz.Ama konuların fazla olduğu üniversite ve liselere geçiş sınavlarına hazırlıktaher şeyi ezberleyemezsiniz. Konuları ezberlemek değil öğrenmek gerekiyor. Bilgiyi geri çağırabilmek, onu ancak kalıcı hafızaya kaydettiğinizde mümkün oluyor.
Sahip olduğumuz algı kanallarını daha aktif kullanmamız gerekiyor. Bir öğrenme etkinliği sırasında çoklu algı kanalı kullanıldığında bilginin kalıcılığı artmış oluyor. Bir bilgiyi öğrenirken okuyabilirsiniz, yazabilirsiniz, dinleyebilirsiniz, onunla ilgili tartışmalara katılabilirsiniz, birine anlatabilirsiniz, o bilgiyle ilgili mental zihinsel bazı kurgular oluşturabilirsiniz. O bilgiyle ilgili deneyim elde etmek, uygulama yapmak çok daha etkili öğrenmeyi sağlıyor.  Yazarak çalışmak okumaya oranla 10 kat daha etkili. Tekrarlar da bilginin kalıcılığını artırıyor.
ZİHİN HARİTALARI
Bilgiyi kalıcı hafızaya kaydetmek için kavram haritaları, zihin haritaları denilen bazı teknik ve metotlar var. Çalışırken beyin hücresine, nörona ağlarına benzer bir yapıyla not alındığında beyin oradaki veriyi datayı daha iyi kavrıyor. Ana başlık ve alt başlıklarda hatırlatıcı kelimeler, küçük resimler, şekiller, sembollerle ilişkilendirilerek bilgi hafızaya aktarılabiliyor. Bu teknikleri  bilmesek bile yazarak not tutarken renkli kalemler kullanmak, bazen hatırlatıcı şekiller semboller oluşturmak bilgiyi daha uzun süreli kaydetmemizi sağlayacaktır. O bilgiyle ilgili zihinsel bir kurgu oluşturduğumuzda, zihinsel bir fotoğraf, bir video oluşturduğumuzda beynimiz onu daha uzun süre saklayacaktır.
PROĞRAMLI ÇALIŞMA
Sınava  hazırlanan öğrencinin bir çalışma takvimi ve günlük programı olmalı ve ona uymalı. Eksikleri, güçlü ve zayıf yönlerimizi görebilmemiz için haftalık deneme sınavları yapılmalı. 
Kişi bir günde tek bir ders çalışmamalı. Uzun süre aynı derse çalışmak sıkılmaya sebep verebiliyor. Günde minimum 2-3 ders, en fazla da 5-6 ders çalışılabilir. Ayrıca gün içerisinde sayısal sözel dengesi oluşturulmalı. En çok zorlanılan ders sabah saatlerine alınmalı. Diğer derslerden sonraya bırakılırsa kişinin ona enerjisi kalmayabilir. Yatış-kalkış saatleri, yemek saatleri de belirlenmiş olmalı. Yemeklerden sonra zihin çok iyi yoğunlaşamayabilir bu nedenle yemekten en az  30-40 dakika geçtikten sonra çalışmaya başlamalı.
ÇALIŞMA MASASININ KONUMU
Çalışma masa sandalyesi duvara dönük olmalı. Görüş alanının dar olması dikkat odaklanma açısından olumlu. Çalışırken masa lambası ve şapka kullanılmasını öneriyorum.  Işığın sağ ya da sol arkadan çapraz geliyor olması ideal olur. Karşıdan gelen ışık gözleri çok yorar. Sınıftaysak her 20-30 dakikada uzaklara bakmalıyız. Teneffüslerde öğle aralarında dışarıda dolaşmak da gözleri dinlendirir. Aynı şekilde bireysel olarak çalışırken de bir iki nefes egzersizi eşliğinde gözlerimizi dinlendirmeliyiz. 
DERS ÇALIŞIRKEN MÜZİK DİNLEMEK
- Ders çalışırken müzik dinlemek doğru değil. Ders çalışırken ders çalışmaya, müzik dinlerken müzik dinlemeye, yemek yerken yemek yemeye odaklanmamız gerekiyor.
- Uyumadan Önce Tekrar Etme
- Molalar da çok önemli. Molayı boşa giden bir zaman olarak düşünmeyin. Moladan hemen önce öğrendiklerimiz geçici-kısa süreli hafızamıza kaydediliyor. Molada dışarı çıkmak, gözleri dinlendirmek, uzaklara bakmak, eli-yüzü yıkamak kısa süreli hafızadaki bilgiyi uzun süreli hafızaya aktarıyor. Yatmadan önce o gün öğrenilen bilgiler gözden geçirilirse, bu kez uzun süreli hafızadaki bilgiler kalıcı hafızaya aktarılıyor. 
SINIFTA DŞNLEEREK ÖĞRENME
Dinleme, okulda en çok kullanılan öğrenme yöntemi. Dinlerken etkili öğrenmenin sağlanabilmesi için kişi dikkatini konuşan kişiye vermeli.Dinleme sırasında konuşmacıyla etkileşimde bulunmak, soru sormak, konuşmayla ilgili küçük notlar almak bilgiyi daha iyi öğrenmemize katkı sağlıyor. Zihinde bir soru işareti oluştuğunda mutlaka sormamız gerekiyor.
SANATSAL VE SPORTİF FAALİYETLER
Haftada birkaç saatinizi sanatsal ya da sportif faaliyete ayırmanızı öneriyorum. Kedi köpekle uğraşmak, resim çizmek, folklor, satranç oynamak, sevdiğiniz, sizi rahatlatacak her türlü aktivite olabilir. Kişi arada bir kendisine iyi gelecek ve onu yaptığında keyif alacağı aktivitelere zaman ayırmalı. 
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.16 12:20:51
Son Düzenlenme Tarihi :