SON DAKİKA

logo

“Denizcilik Bakanlığı” hemen kurulmalı

“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında mutlaka bir Denizcilik Bakanlığı kurulmalı” diyen Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “3 tarafımız denizlerle çevrili. Dünyanın en temiz koylarına sahibiz. Kendi kendini temizleyebilme özelliğine sahip körfezlerimiz var. Deniz-kum-güneş üçlemesinden tutun da dalış turizmine kadar çok ciddi avantajlarımız var. Akdeniz Çanağı’ndaki en avantajlı ülkelerden biriyiz. Karadeniz gibi eşsiz ve devasa bir hinterlanda sahip bir denizimizin olması da başlı başına bir şans… Hizmet sektöründe dünya standartlarının üstündeyiz. Kurulacak bir Denizcilik Bakanlığı ile sektörümüz denizcilik turizminden hak ettiği payı alacaktır” ifadesini kullandı.
Sahip olduğu denizleri, masmavi koyları ile dünya kruvaziyer turizminin en önemli destinasyonlarından olan Türkiye, hizmet kalitesi ve genç nüfusu ile de çok önemli bir avantaja sahip. 3 tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye’de Denizcilik Bakanlığı’nın bulunmaması adeta bir ironi niteliğinde. 
KRUVAZİYER TURİZMİNDE ÇOK ÖNEMLİ AVANTAJLARIMIZ VAR  
Türkiye’de yabancı sahipli bir cruise gemisini işleten ilk firma olan Camelot Maritime Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, kruvaziyer turizmi alanında Türkiye’nin tüm dünyada örnek gösterilebilecek avantajlara sahip olduğunu belirtti. 
Avrupa ve Asya’nın kesişim noktasında bulunan Türkiye’nin Akdeniz Çanağı ile Afrika’ya, Karadeniz ile de Rusya ve BDT ülkelerine uzanabildiğini söyleyen Çavuşoğlu, “Sahip olduğu coğrafi konum ve denizlerimiz tüm dünyayı kıskandıracak türden. Akdeniz’e ek olarak bir de Karadeniz gibi çok özel bir denizimiz ve bu denizimizin hinterlandı var. Rusya gibi bir dünya devinden tutun da Avrupa’nın en önemli ülkeleri Türkiye’yi tanıyor, biliyor ve kruvaziyer turizminde ülkemizi tercih ediyor. Ülke olarak tanıtımımızı daha profesyonel şekilde yapmalıyız.” dedi.
DENİZCİLİK BAKANLIĞI DERHAL KURULMALI 
Türkiye’nin bir yarımada olduğunu ve üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu, bütün bu avantajlara rağmen ülkede ‘Denizcilik Bakanlığı’nın olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, “Denizcilik Bakanlığı, bizim gibi bir ülke için olmazsa olmazlar arasında gelmektedir. Düşün bir kere; 3 tarafınız denizlerle çevrili olacak ama denizcilik bakanlığınız olmayacak. 
Bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Denizcilik Bakanlığı’nın mutlaka kurulması gerektiğini düşünüyorum. Ülke olarak denizlerimizden arzu ettiğimiz ölçüde faydalanamıyoruz. Hayatında denize hiç girmemiş insanlarımız var. Deniz bizim için hala çok lüks. Deniz ürünleri tüketiminde Avrupa ülkeleri ile kıyaslanamıyoruz ve çok gerilerdeyiz. Deniz, ulaşılabilir olmalı. Biz, Camelot Maritime olarak ülkemizin KAMU tarafının başta olmak üzere tüm bileşenlerin denizcilik alanında daha aktif olması gerektiğini düşünüyoruz” ifadesini kullandı.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.28 10:11:44
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






TİROİD İLE İLGİLİ MERAK EDİLEN 10 SORU VE YANITI

Tiroid kanseri, diğer kanser türlerine oranla iyi seyir gösteriyor ve kadınlarda, erkeklere oranla daha sık ortaya çıkıyor. Tüm dünyada troid kanserinin görülme sıklığında ortaya çıkan %100’ün üzerinde artışa ise radyasyona maruziyet, teknolojinin günlük yaşamın içinde olması, genetik yatkınlık ve düzenli tarama yöntemleri ile çok küçük nodüllerin saptanabilmesi neden oluyor. Peki, her tiroid nodülü kanser mi? Ne zaman doktora başvurmalı ve ne sıklıkla tarama yaptırılmalı? Memorial Ataşehir/Hizmet Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, 25-20 Mayıs Tiroid Farkındalık Haftası’nda, tiroid hastalıkları ve kanserleri ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı. 

 

1- Her nodül kanser midir? 

 

Çoğunlukla görüntüleme veya fizik muayene sırasında tesadüfen saptanan tiroid nodülleri yetişkin popülasyonun yarısını etkilemektedir. Yüksek yayınlık oranına rağmen genellikle belirti vermeyen tiroid nodüllerinin yalnızca %10-15'i kötü huylu tümör olarak kendini göstermektedir. Tiroid nodüllerini değerlendirmede önemli olan iyi huylu nodüllerde hasta özelinde tedavi uygulanması ve düşük risk oluştursa da tıbbi müdahaleden fayda sağlayacak kötü huylu nodüllerin belirlenmesidir.

 

2- Tiroidin kanser dışı hastalıkları nelerdir?

 

Tiroid hastalığının iki ana tipi hipotiroidizm ve hipertiroidizmdir. Her iki duruma da tiroid bezinin çalışma şeklini etkileyen diğer hastalıklar neden olabilmektedir. Hipertiroidizm semptomları kaygı ve sinirlilik hali, hiperaktivite, uykusuzluk, yorgunluk, ısıya duyarlılık, kas güçsüzlüğü, ishal, normalden daha sık idrara çıkmak, susuzluk hissi, kaşıntı ve cinsel isteksizliktir. Hipotiroidizm belirtileri durumun ciddiyetine bağlıdır. Sorunlar genellikle birkaç yıl içinde yavaş yavaş gelişir. Yorgunluk ve kilo alımı gibi hipotiroidizm semptomları çabuk fark edilmez. Ancak metabolizma yavaşlamaya devam ettikçe daha belirgin problemler gelişebilir. Hipotiroidizm belirtileri yorgunluk, soğuğa karşı intolerans, kabızlık, kuru cilt, kilo alımı, şişmiş yüz, boğuk ses, kaba saç ve cilt, kas güçsüzlüğü, kas ağrıları, kaslarda hassasiyet ve sertlik, normalden daha şiddetli veya düzensiz olan adet döngüleri, saç dökülmesi, yavaşlamış kalp hızı, depresyon ve unutkanlığı içermektedir.

 

3- Tiroid nodülü nasıl fark edilir? 

 

Tiroid nodüllerinin çoğu belirti göstermeden ortaya çıkmakta, fizik muayenede veya tesadüfen diğer görüntüleme işlemleri sırasında yakalanmaktadır. Yakındaki yapıları sıkıştıran kötü huylu veya belirti gösteren nodüller için cerrahi gerekebilir. Bu nedenle tedavinin ilaçla mı yoksa cerrahi müdahale ile mi yapılacağının belirlenmesi için ileri tetkikler istenebilir. Tiroid nodülleri için tercih edilen görüntüleme yöntemi ultrasondur ve ultrason rehberliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi tercih edilen doku örneklenmektedir. Bir santimetre ya da daha büyük nodüller, ultrasonda şüpheli görünüme sahip nodüller veya kötü huylu nodül riskini daha iyi ölçmek için hücresel analiz gerekir. Ameliyat öncesi biyopsi ve patolojik tanı, hastayı ikinci kez ameliyat riskinden kurtarmaktadır.

 

4- Tiroid kanseri belirtileri nelerdir? 

 

Çoğu tiroid kanseri, hastalığın erken döneminde herhangi bir belirti veya semptoma neden olmamaktadır. Tiroid kanseri büyüdükçe boyunda ele gelen yumru, dar gömlek yakalarının çok sıkı hale geldiği hissi, artan ses kısıklığı da dahil olmak üzere sesinizdeki değişiklikler, yutma güçlüğü, boyundaki şişmiş lenf düğümleri, boğaz ve boyunda ağrı gibi semptomlara neden olabilmektedir.

 

5- Tiroid kanseri vücuda yayılır mı?

 

Tiroid kanseri bazen yakındaki lenf düğümlerine veya vücudun diğer bölgelerine yayılabilmektedir. Yayılan kanser hücreleri, ilk tanı konulduğunda veya tedavi sonrası takiplerde saptanabilir. Tiroid kanserlerinin büyük çoğunluğu ise hiç yayılım yapmaz.

 

 

6- Tiroid kanserinde tedavi nasıldır? Kemoterapi gerekli midir?

 

Tiroid nodülü küçük ve tek taraflıysa nodül bulunan kısım çıkarılırken, büyük bir tiroid nodülü varsa tüm tiroid alınmaktadır. Ameliyat sonrası kan dolaşımına katılarak var olabilecek kanser hücrelerini yok eden radyoaktif iyot tedavisi, radyoterapi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedaviler gerekli hastalarda uygulanabilir. Kemoterapi, tiroid kanserini tedavi etmek için nadiren kullanılır, ancak bazen vücudun diğer bölgelerine yayılmış tiroid kanserinin agresif ve nadir görülen türünde tercih edilebilir. Kemoterapi tedavisi süreci kanserli hücreleri öldüren güçlü ilaçlar almayı içerir. Tiroid kanserini tedavi etmez, ancak semptomları kontrol etmeye yardımcı olabilir.

 

7- Tiroid kanseri genetik midir? Ailede tiroid tespit edilirse ne yapmak gerekir? 

 

Dokularda oluşan kanser tipleri arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Medüller olmayan tiroid kanseri papiller, foliküler ve anaplastik türleri içermektedir. Tiroid kanserlerinin büyük çoğunluğu, yaklaşık %70 ila %80'i papiller tiroid kanseridir ve genellikle hastalığın agresif olmayan ve yüksek oranda tedavi edilebilir bir şeklidir. Bu vakaların çoğu seyrek olarak ortaya çıktığından veya herhangi bir belirgin genetik geçişe bağlı olmadığından, kişisel veya aile öyküsünde tekil bir papiller tiroid kanseri vakası olan birine genetik danışmanlık veya test önerilmektedir. Cowden sendromu, ailesel yani genetik olarak geçen koşullarda meydana gelmektedir. Bu nedenle ailede bir kişide tiroid kanseri varsa, erkenden teşhis etmek için diğer aile bireylerine de tiroid ultrasonu çekilmesi önerilmektedir. Papiller tiroid kanseri öyküsü bulunan yakın akrabası olan bir aileye sahip kişilerde de ultrason ile tiroid kanseri taraması yapılmalıdır. Medüller tiroid kanseri ile ilişkili olan tip 2 (MEN2) kalıtsal bir hastalıktır. Bu tip tiroid kanseri olan tüm bireyler, genetik danışmanlık için sevk edilmeli ve genetik test önerilmelidir. Bir ailede RET geninde bir mutasyon tespit edilirse, koruyucu cerrahiden (tiroidektomi) yararlanabilmeleri için diğer akrabalarda bu durumu teşhis etmek önemli olacaktır. Genel olarak, hastalar tiroid bezleri çıkarıldıktan sonra uygun ilaç tedavisi ve takip ile uzun, kaliteli ve aktif bir yaşam sürebilmektedir.

 

8- Tiroid kanseri diğer kanser türlerine göre daha mı az risklidir?

 

Tiroid kanseri olan çoğu hasta için prognoz yani hastalığın ileriki dönemde nasıl etkileneceğine dair sonuçlar mükemmeldir. Hastaların genelinde tiroid kanserinin yaşamı tehdit edici olmadığı ve tedavi edilebilir olduğu anlamına gelmektedir. Ancak küçük bir hasta grubunda hastalık ilerlemiş olabilir.

 

9- Tiroid hastalığının kilo ile ilişkisi var mı? 

 

Hipotiroidizmi olan bir kişide bazal metabolik hız azaldığından, aktivitesi azalmış bir tiroid bezi genellikle bir miktar kilo alımı ile ilişkilidir. Kilo alımı, daha şiddetli hipotiroidizmi olan kişilerde fazla görülür. Bununla birlikte, hipotiroidizme bağlı bazal metabolik hızdaki azalma genellikle hipertiroidizmde görülen belirgin artıştan çok daha az dramatiktir ve tiroidin daha az aktif olması nedeniyle ağırlıkta daha küçük değişikliklere yol açmaktadır. Hipotiroid bir kişide kilo alımının nedeni de karmaşıktır ve her zaman aşırı yağ birikimi ile ilişkili değildir. Hipotiroid bireylerde kazanılan ekstra kiloların çoğu, aşırı tuz ve su birikiminden kaynaklanır. Kilo alımı nadiren hipotiroidizm ile ilişkilidir. Hipotiroidizmin mevcut tek semptomu kilo alımıysa, bunun yalnızca tiroide bağlı olması daha az olasıdır. Hipertiroidizm durumunda ise vücudun normalde olduğundan daha fazla enerji kullanması söz konusudur ve bu da kilo kaybına neden olabilmektedir.

 

10- Tiroid hastalığı veya kanseri gebeliği etkiler mi? 

 

Aktif hipertiroidizmi olan kişilerin gebelik sırasında antitiroid ilaçlaı alması gerekir. Bunlar plasentaya geçtiğinden, bebeğin etkilenme olasılığı daha düşük olacak şekilde mümkün olan en düşük doz ile reçete edilmektedir. Hipertiroidizm için başka bir tedavi olan radyoaktif iyot hamilelik sırasında kullanılamaz. Eğer hipertiroidizm kontrol altında değilse, hamileliğin erken evrelerinde düşük yapma riskini artırabilir. Bu nedenle gebelik sırasında ilaç kullanmak istemeyen anne adayları, gebelik öncesinde Graves Hastalığı için radyoaktif iyot tedavisi veya ameliyat seçeneğini tercih edebilir. Antitiroid ilaçların dozu çok yüksekse, bebeğin tiroidi yetersiz hale gelebilir ve bebekte guatr gelişebilir. Bu nedenle gebe kalma planı öncesinde doktor kontrolünde ilaç kullanımı düzenlenmeli ya da bırakılmalıdır. Tedavi edilmemiş aşırı aktif tiroid bezi, gebelik için antitiroid ilaç almaktan daha büyük risk taşımaktadır. Hamilelikte yüksek tansiyon, bebeğin zayıf büyümesi ve erken doğum gibi komplikasyonlara yol açabilir. İlaç dozunun uygun olup olmadığının kontrolü için gebelikte tiroid fonksiyon testlerinin düzenli olarak yapılması gerekir.

 

Hipotiroidizmi de tedavi edilmediğinde gebelikte erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve solunum sıkıntısına yol açabilir. Hipotiroid anneyi tedavi etmek için tiroid hormon tedavisi kullanılır ve ilacın dozu, bireyin tiroid hormon seviyelerine bağlıdır. Gebeliğin ilk yarısında tiroid hormon düzeyleri 4 haftada bir kontrol edilmelidir. Tüm yenidoğanlar için rutin tarama ise, tiroid hormon düzeylerinin test edilmesini içerir.

 

Gebelikte tiroid kanseri tespit edilmesi durumunda, tümör yavaş yayılımlı olduğu için pek çok hastada ameliyat için doğum sonrası beklenebilir. Ancak kanser hızla büyüyorsa veya tiroidin dışına boyundaki lenf bezlerine yayılmışsa, ameliyat gebelik sırasında yapılabilir. Bunun için en uygun zaman, ikinci trimesterdir. Birinci ve üçüncü trimesterlarda da hastalar güvenli sonuçlarla tiroidektomi olabilse de bu zaman çerçevesi ideal değildir. Yine de agresif hastalık durumunda tedavi için önerilir. -HBR.MRK


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.26 16:26:41
Son Düzenlenme Tarihi :





Esnafın Başkanı Dere: Gördük ki olan yine küçük esnafa oldu"

AESOB Başkanı Adlıhan Dere, kontrollü yeni dönemi esnaf ve sanatkar açısından değerlendirdi

"Koronavirüs salgın süreci başladığından beri yükü çeken küçük esnafı oldu. Gücümüzün yettiği kadar konuştuk açıklamalar yaptık, sesimizi Ankara'ya duyurmaya çalıştık. 17 Mayıs pazartesi günü yapılacak olan Bilim Kurulu toplantısının ardından yeni dönem uygulamaları açıklanacaktı.  Esnaf adına umutlanmıştık" diyen Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere, " Ama, İçişleri Bakanlığımız, pazar sabahı bir açıklama yaparak, 1 Haziran'a kadar geçecek sürede uygulanacak olan kısıtlamaları açıkladı.  Gördük ki olan yine Küçük esnafa oldu. Biz üstümüze düşen görevi küçük esnaf olarak yaptığımızı düşünüyoruz. Şimdi yine de umutluyuz. 1 Haziran'dan itibaren geçen süreçte eğer esnaf adına iyileştirici, normale döndürücü kararlar alınmazsa, kapanmaz yaraların açılacağına inanıyoruz. Yöneticilerimizi, daha duyarlı olmaya çağırıyoruz" dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.05.16 19:26:21
Son Düzenlenme Tarihi :