SON DAKİKA
header-ad

Prof. Dr. Erdal Kukul:" İdrar kaçırma utanılacak bir durum değil"

Üroloji Bölümünden Prof. Dr. Erdal Kukul, yetişkinlerde idrar kaçırma oranının toplumda yüzde 30’u bulduğunu belirterek, "Bu utanılacak bir durum değildir, mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmeli, ona uygun alttaki nedenler ve tedavi süreçleri sağlanmalıdır" dedi.
Memorial Sağlık Grubu ..

Üroloji Bölümünden Prof. Dr. Erdal Kukul, yetişkinlerde idrar kaçırma oranının toplumda yüzde 30’u bulduğunu belirterek, "Bu utanılacak bir durum değildir, mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmeli, ona uygun alttaki nedenler ve tedavi süreçleri sağlanmalıdır" dedi.
Memorial Sağlık Grubu Antalya Hastanesi Üroloji Bölümünden Prof. Dr. Erdal Kukul, idrar kaçağının istem dışı işeme olarak tanımlandığını bildirdi.
İdrar kaçağının birçok nedeni ve tipinin olduğunu belirten Kukul, “Birincisi sıkışma tipi denilen idrar kaçağıdır. İşeme hissiyle birlikte tuvalete yetişemeden idrar kaçırma olarak tanımlayabiliriz. Diğeri ise herhangi bir işeme hissi olmadan, karın içi basıncını atıran, öksürük gülmek eğilip kalkmak gibi hareketlerde oluşan idrar kaçağıdır. Sıkışma tipi idrar kaçırmanın daha çok ilaçla tedavisi yapılırken, stres tipi idrar kaçırmada ise daha çok cerrahi girişimler yapılıyor. İkisinin ortak bir yönü var. Bu tedavilere ek olarak yaşam stilini, yeme içme alışkanlıklarını değiştirmek, kafeinli içeceklerden uzak durmak, egzersizler, kilo kontrolü tedavi şekillerinin sonuçlarını daha da güçlendirmektedir” diye konuştu.

"Görülme oranı yüzde 30"
İdrar kaçırmanın utanılacak bir durum olmadığının altını çizen Kukul, “Olağan bir durum değildir. Hem sağlık hem sosyal bir sorundur ve tedavi edilebilen bir durumdur. Böyle bir şikayet olduğunda hekime başvurulduğunda iyi sonuçlar alınabilir” dedi.
Çocuklarda idrar kaçırmayı gece uykuda olan kaçırmayı bunlardan ayrı tutulduğunu dile getiren Kukul, “O farklı bir tablodur. Gündüz, uyanıkken olan idrar kaçırmaları aynı yetişkinlerdekine benzeyen bazı tablolarda ortaya çıkabilir. Çocuklarda stres tipi idrar kaçırmayı nadir görürüz. Yetişkinlerde ise birçok faktör vardır. Bunların içinde yaşlılık, bazı davranış tedavilerini içeren tabloların oluşumu tetikliyor. Toplumda görülme oranı yüzde 30 seviyelerinde. Özellikle sıkışma tipi idrar kaçırma toplumumuzdaki insanların yüzde 30’unu mağdur etmektedir" ifadelerini kullandı.
"Utanılacak bir durum değil"
Bu durumun bir hastalığın belirtisi olabileceğini ifade eden Kukul, “Bu hastalık daha sonra ortaya çıkabilir. Bir çok şikayetlerle kendini gösterebilir, uzayabilir. Sıkışma tipi idrar kaçırmada hiçbir neden bulunamayabilir. Buna aşırı aktif mesane denir. Bu durum birçok hastalığın belirtisi olabilir. Bu utanılacak bir durum değildir, mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmeli ona uygun altta yatan nedenler bulunmalı ve tedavisel süreçler sağlanmalıdır” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.28 12:13:21
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Su içseniz bile yarıyorsa nedeni metabolizma hızınız olabilir

Bazal metabolizma hızının kimi bireylerde oldukça düşük olabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, “Bu kişilerin yediklerine dikkat etmeleri ve hareketli bir yaşam tarzını benimsemelerine rağmen kilo almalarının sebebi metabolizma hızlarının yavaş olmasıdır” dedi.
Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, aşırı kilonun kişide diyabet, kalp ve koroner damar hastalıkları, erken yaşta hipertansiyon, estetik, psikolojik ve sosyal sorunlar ile kanser riskine yol açabildiğini belirterek, obezite ile mücadelede yapılması gerekenleri anlattı. Şişmanlığın ‘Vücut Kitle İndeksi’ ölçümüne göre hesaplandığını kaydeden Doç. Dr. Aktaş, “Kişinin kilogram cinsinden terazide ölçülen kilosu, boyunun metre cinsinden karesine bölünüyor. Eğer kişinin vücut kitle indeksi 18,5-25 arasındaysa ideal kiloda, 25-30 arasındaysa kilo fazlası olduğu anlamına geliyor. 30-40 arası obez ya da şişman olarak kabul edilirken, vücut kitle indeksi 40’ın üzerindeyse morbid obez şeklinde tanımlanıyor” dedi.

Genetik yatkınlığa dikkat
Genetik yatkınlık, metebolizmanın yavaş olması, hormonal problemler, stres, yanlış beslenme ve hareketsizlik gibi faktörlerin bireylerin kilo durumlarını etkileyerek obeziteye kapı aralayabildiğini ifade eden Doç. Dr. Aktaş, “Bireyde söz konusu faktörler varsa yağ dokusu hızla artarak şişmanlık problemi ortaya çıkabiliyor. Özellikle genetik yatkınlığı olan kişiler, yaşam tarzlarına dikkat etmemeleri halinde zaman içerisinde sürekli şişmanlayacaklardır. Bundan dolayı bu kişilerin sağlıklarını korumak için normal bireylere göre çok daha özenli bir hayat tarzına sahip olmaları gerekir” diye konuştu.

"Metabolizmanız yavaş olabilir"
Toplumda sıkça karşılaşılan ’Su içsem bile yarıyor’ diyen bireylerin varlığına değinen Doç. Dr. Aktaş, “Bazal metabolizma hızı kimi bireylerde oldukça düşük olabilir. Bu kişilerin yediklerine dikkat etmeleri ve hareketli bir yaşam tarzını benimsemelerine rağmen kilo almalarının sebebi metabolizma hızlarının yavaş olmasıdır. Şu anda olmasa bile ileride obezite sorunu yaşamamaları için gerekli testleri yaptırarak bir hekim ve beslenme uzmanı desteği almaları önerilir” şeklinde konuştu.
Yaş ve cinsiyet gibi değiştirilemez faktörlerin yanında beslenme alışkanlığı, fiziksel aktivite yapmak gibi kişilerin müdahale edebileceği faktörler de bulunduğunu söyleyen Aktaş, “Bireylerin kendi değiştirebilecekleri bu faktörler yardımıyla metabolizmanın hızlandırılması sonucu daha fazla enerji üretimi ve yapıtaşı kullanımı gerçekleşir. Bu sayede de vücuttaki kas kütlesi artarken yağ miktarı azalır ve hızı artan metabolizma ile bir yandan kilo verilebilirken, bir yandan da sağlıklı bir vücut elde edilebilir” dedi.

"İnsülin direncini gözden kaçırmayın"
Kimi bireylerin ise ’Herkesten az yiyorum, spor yapıyorum ama asla kilo veremiyorum. Üstelik zor verdiğim kiloları da hızla geri alıyorum’ şeklinde yakındıklarını dile getiren Aktaş, “Sağlıklı beslenmenize ve spor yapmanıza rağmen kilo veremiyor, hatta alıyorsanız sebebinin insülin direnci olması muhtemeldir. İnsülin çok fazla salgılandığında gıdaların yağ olarak depolanmasına neden olur. Bu da kilo artışına veya kilo verememe gibi sorunlara yol açar. İnsülin direnci yaşam kalitesini düşüren, bu nedenle kontrol altına alınması gereken ciddi bir sorundur ve tespit edilmesi durumunda gerekli tedaviye vakit kaybetmeden başlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Aktaş, insülin direncinin kırılmasına yönelik ilaç tedavisi, kalorisi hesaplanmış kişiye özel bir diyet programı ve düzenli egzersiz yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.08 22:31:11
Son Düzenlenme Tarihi :





Çadırda dikiş atölyeleri depremzedelere yeni gelir kapısı oldu

Kahramanmaraş’ta ev hanımları, oluşturulan çadır dikiş atölyelerine gelerek hem deprem psikolojisinden kurtuluyor hem de meslek öğrenerek ev ekonomilerine katkı sağlıyor.
Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesindeki oluşturulan iki çadırdaki dikiş atölyesi, depremden etkilenen ev hanımlarının yeni iş yeri oldu. Girişimci bir iş adamı tarafından oluşturulan ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin de katkı sunduğu çadır atölyelerde kadınlar ilk etapta tişört hazırlıyor. Deprem psikolojisini atmak için çadır atölyeye geldiğini ifade eden 2 çocuk annesi Ayşe Nacar, “Biz psikolojik olarak çok zor zamanlardan geçtik, hem maddi hem de manevi olarak. Daha önce Halk Eğitim kursunda olduğumuz için hocamız bizi davet etti ve bizler de öncelikle psikolojimin düzelmesi ve hayata yeniden başlayabilmek için geldim. İki çocuğum ile beraber çok iyi geliyor, meslek öğreniyorum” dedi.
Makbule Türkyılmaz ise, “Artçılar oluyor ama biz burada daha rahat çalışıyoruz. Tişört yapıyoruz, depremzedelere vereceğiz” diye konuştu.
Depremzede kadınlara iş imkanı sağlayan Ferhan Geylan, “Buraya gelme amacımız en büyük sorunun istihdam olarak çalışma başlatmak istedik. Aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi de destek oldu. Buradaki projeyle bir dikiş atölyesi kurduk. Bu atölyemizde şimdilik tişörtler yapılıyor ve pazarlanacak. Bunun yanı sıra başka teklifler de geliyor ve daha sonra pazarlanması ile çalışan, emek veren kadınlarımızın gelirlerini artırmak istedik. Minik bir proje ile başladık ana amacımız bu projenin yaygınlaşması için tüm firmaların bu tip çalışmaları destekleyerek ve katılarak acil işe ihtiyacı olan insanların istihdamlarını sağlamak. Ufakta olsa bir kıvılcım başlatmak ve devam ettirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.15 12:08:31
Son Düzenlenme Tarihi :