SON DAKİKA

logo

TSYD Adana Şubesi’nin başkanı Engin Kanber oldu

TSYD Adana Şubesi’nin olağanüstü genel kurulunda Engin Kanber başkanlığa seçildi.
TSYD Adana Şubesi’nin yeni başkanı belli oldu. Yapılan olağanüstü genel kurulda başkanlığa Engin Kanber seçildi. 49 üyenin katıldığı ve tek liste halinde gidilen seçimde Adnan Poyraz, Ergun Kara, Doğan Gülbasar, Şehmus Baysal ve Akif Özdemir de yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Yeni başkan Engin Kanber, yaptığı teşekkür konuşmasında, "TSYD Adana Şubesi’nin eskiden olduğu gibi dayanışma içinde olacaklarını belirtti ve önceliğimiz yeni idari binamızın bitirilmesi ve tesisteki tadilatların bir an önce tamamlanması" dedi.
Yönetim Kurulu görev dağılımı şu şekilde oluştu:
Abdullah Engin Kanber: Başkan
Adnan Poyraz: Asbaşkan
Ergun Kara: Asbaşkan
Şehmus Baysal: Yönetim Kurulu Sekreteri
Hakan Köker: Mali İşler Sorumlusu
Doğan Gülbasar: Yönetim Kurulu Üyesi
Akif Özdemir: Yönetim Kurulu Üyesi
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.25 20:37:37
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ALKÜ’de afet sürecinde kadın olmak konuşuldu

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetlerde kadınların rolü ve işlevlerini temel alan “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konusu ele alındı. ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Türkiye bir afet ülkesidir. Afetlerde kadınların dezavantajlı duruma düşmemesi için afetlerden ders çıkarmalıyız” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye yardım ve destek sağlamakta tek yürek olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), deprem ve afetlerde neler yapılması gerektiğini yönünde bilimsel çalışmalara da imza atıyor. Bu çerçevede; Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy moderatörlüğünde “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konulu video konferans gerçekleştirildi. Video konferansa; Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, Sinop Üniversitesi Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz katılarak sunumlar yaptılar.

"Deneyimlerden ders çıkarabilmek afet yönetiminde büyük başarı sağlar"
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansın açılış konuşmasını yapan ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Dünyanın farklı coğrafyalarında çeşitli afetler meydana geliyor. Bunların sonucunda can ve mal kayıpları meydana geliyor. Ülkemizde de Kahramanmaraş merkezli depremlerde afetlerden etkilenen bireylerin sayısı oldukça fazla oldu. Kayıplarımız unutulamayacak kadar büyük. Uluslararası araştırmalarda doğal afetler sürecinde toplumun farklı kesimlerindeki kadınlar, erkekler, çocuklar, gençler ve yaşlıların etkilenme düzeyleri farklı olarak ortaya çıkıyor. Afetten etkilenen bireylerin afet süreci ve afet sonrasında yaşama uyun süreçleri ve bu sürecin güçlendirilmesi oldukça önemli bulunuyor. BM öncülüğünde yürütülen afetlere dirençli toplum oluşturulmasını hedefleyen çalışmaların tamamlayıcı unsuru toplumsal cinsiyet perspektifi olarak bakılıyor. Afet yönetiminde güçlü aktörler olarak kabul edilen kadınlar, sahip olduğu becerileri ve farkındalıklarıyla bu sürece büyük katkı sağlayacak roller üstlenmekte. Bunun yanında kadınlar afetlerde dezavantajlı durumlarla da karşı karşıya kalabilmekte. Bu nedenle deneyimlerden ders çıkarabilmek, afet yönetiminde büyük başarı sağlayacaktır. Bu konularda bizleri bilgilendirecek Afetlerde Kadın Olmak isimli seminere katılmaktan mutluluk duyuyorum. Seminere katkı sunun hocalarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tatar’ın ardından Afet Bilinci ve Yönetimi konulu sunum yapan ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, afetlerin birbirinden ayrılması ve kategorilendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Sorular üzerinden nelerin afet olduğunu anlatan Aslan, “Doğa olaylarının yanında insan kaynaklı olaylar da afet oluyor. Göç konusu da bir afet olarak tanımlanıyor. Bunun yanında hastalık ve salgınlar da afet olarak tanımlanabilir mi soruları gündeme geliyor. Afet yönetimi kanununda bu konu “Toplumun tamamını veya belli kesimleri için, fiziksel ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olayların tamamı” afet olarak tanımlanmıştır. Afet bilinci ülkemiz için çok önem arz ediyor. Afet bilinci olduğunda can ve mal kayıpları en aza indiriliyor. Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor” dedi.

"Türkiye’de afet yönetimi çok önemli"
Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, Afetlerde Yöneticinin Sorumlulukları ve İkna Kapasitesi başlıklı sunumunu anlattı. Prof. Dr. Toprak, afetlerde kadınlarla ilgili yapılan çalışmaların birçoğunun dezavantajlar konusu olduğu hakkında bilgi verdi. Afetlerde kadın yöneticilerin de az olduğunu söyleyen Toprak, “Yöneticilikte artık nasıl etkin olabilirim düşüncesi ağırlıklı olmaya başladı. Bunun için yöneticilerde kadın ya da erkek olmanın yanında yöneticiliğin etkinliği konuşuluyor. Afet yönetimi doğrudan güvenlik ile ilgili güçlü bir karakter taşımakta. Aynı zamanda yöntemsel olarak, yöneticinin taşıdığı siyasi idari sorumluluk gereği, bürokratik, hiyerarşi ve kurullar bütünü, yetenek ve kapasiteye dayanan profesyonellik gibi kısmın modern hatta geleneksel katı yönetim unsurlarını birlikte öne çıkarmaktır. Ancak bu yapısallıkta iş birliği, karşılıklı bağımlılıklar müzakereci demokratik yapılanmalar ihmal edilmemelidir. Sürekli afetle karşılaştığımız için afet yönetimi çok önem arz ediyor. Yöneticinin başarıyı da başarısızlığı da kabul etmesi gerekiyor. Türkiye’de afetleri önlem için Türkiye Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır. Bunun yanında afet yönetim süreçleri ile ilgili çalışmalar da bellidir. Bu çaptaki afetlerde öncelik sırasına göre hızlıca hareket etmek ve gönüllüleri doğru yönlendirmek hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.

"Bazı sebepler kadınları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebiliyor"
Doğa veya insan kaynaklı afetler toplumu oluşturan bireyleri farklı şekilde etkilediğini söyleyen Sinop Üniversitesi Boyabat MYO Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz, buna karşılık her bireyin afetler karşısında verdiği yanıtın farlı olduğuna dikkat çekti. Afetlerin etkileri, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler üzerinde yıkıcı olabildiğini hatırlatan Gündüz, “Tehlike tiplerine, kimlerin maruz kaldığına, hazırlıklı olmaya, bireysel ve toplumsal kapasiteye bağlı olarak afetin etkileri değişiklik göstermektedir. Afet ve cinsiyet alanında yapılan bilimsel araştırmalar, kadının ve erkeğin afetlerden farklı şekillerde etkilendiğini ve ’başa çıkma kapasitelerindeki farklılıkları ile bunlara etki eden değişkenleri ortaya koymaktadır. Afetlerde kadın ve erkeklerin etkilenme şekilleri ve kırılganlık düzeyleri de farklılaşmaktadır. Kadınları afetler karşısında kırılgan/savunmasız hale getiren etkenler sosyokültürel gerçeklerle ilişkili olabilmektedir. Normal şartlarda eğitime ve kaynaklara erişim güçlükleri, kısıtlı hareketlilik, kamusal alanda görünür olmama, fırsat eşitsizlikleri gibi sebepler onları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebilmektedir. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin unsurlar sebebiyle kırılganlık düzeyleri değişkenlik gösterebilmektedir. Afetler sırasında kadınların "bakıcı ve koruyucu rolleri" kişisel başa çıkma kapasitelerine ek bir yük getirebilmektedir. Yaşlı ve engelli bireylerin bakımının yanı sıra tahliye sırasında, çocuklar ve hayvanların taşınması kadınların sorumluluğunda görülmektedir. Ayrıca şiddet, cinsel saldırı, insan ticareti ve istismar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Kadınların büyük çoğunluğunun tırmanma ve yüzme pratiğinin olmaması afetlerde özellikle; sel, heyelan ve tsunami nedeniyle can kayıpları ile sonuçlanmıştır” dedi.
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansa yoğun katılım olurken, Moderatör Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy, katılımcılara ALKÜ adına teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Video konferansın ardından ALKÜKAM tarafından konuşmacılar adına TEMA Sivas Uzunbağ Hatıra Ormanına fidan bağışı yapıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.05 13:39:07
Son Düzenlenme Tarihi :





Azerbaycan Parlamentosu Komisyon Başkanı’ndan Kılıçdaroğlu’nun "Orta Koridor" projesine tepki

Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı "Orta Koridor" projesine tepki gösteren Azerbaycan Parlamentosu Komisyon Başkanı Tahir Rzayev, “Azerbaycan’ın milli hedeflerine zıt bir çıkıştı. Biz bunu izledik ki Azerbaycan halkı bunu yaramaz bir proje olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkan..

Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı "Orta Koridor" projesine tepki gösteren Azerbaycan Parlamentosu Komisyon Başkanı Tahir Rzayev, “Azerbaycan’ın milli hedeflerine zıt bir çıkıştı. Biz bunu izledik ki Azerbaycan halkı bunu yaramaz bir proje olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanlığına aday olan birisi eğer bunu söylüyorsa o Türk birliğine ve Türkiye-Azerbaycan birliğine karşıdır” dedi.
Yeni Azerbaycan Partisi Milletvekilleri, 28 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı 2. tur seçimi öncesinde Antalya AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin’i makamında ziyaret etti. Heyet, ziyaretin ardından heyet basın mensupları ile bir araya geldi. Ziyarete ilişkin açıklamalarda Ali Çetin, “Bizi onore ettiler, çok memnun kaldık. Onlarla bir arada olmak bizi memnun etti. Seçim sürecini konuştuk. Bu değerli ziyaret için kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Türk halkı dünyaya bir demokrasi dersi geçti”
Türkiye’de olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Tahir Rzayev ise, “Türkiye ve Azerbaycan her zaman birbirinin yanında oldu. Çok mukaddes bir seçim geliyor. Böyle bir durumda birliğimizi göstermek istedik. Bugün cumhurbaşkanlarımız dost ve kardeştir. Halkımız kardeştir. 14 Mayıs’ta bütün Azerbaycan halkı buradaydı. Biz gurur duyduk, Türk halkı dünyaya bir demokrasi dersi verdi. Dünya Türkiye’ye çok şöhretle bakıyor, Türkiye son 20 yılında muhteşem bir yol gitti. Hak ve adaletin yanında oldu. Dünyada savaşlar insanları çok gerginleştirdi. Biz siz kardeşlerimizin yanında yer alıyoruz. Böyle bir günde sizinle olmak, size destek vermek bizim en önemli borcumuzdur. Biz Karabağ savaşında sizin verdiğiniz desteği kalbimizle gördük. Karabağ’da sizin verdiğiniz destek çok önemliydi. Türk halkı bu imtihandan alnı açık çıkacak. 28 Mayıs’ta siz yeni bir imtihan verecek ve alnınızın akı ile çıkacaksınız” açıklamasına yer verdi.

“Azerbaycan’ın milli hedeflerine zıt bir çıkıştı”
Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı "Orta Koridor" projesi hakkındaki soruya da cevap veren Tahir Rzayev, “Azerbaycan’ın milli hedeflerine zıt bir çıkıştı. Biz bunu izledik ki Azerbaycan halkı bunu yaramaz bir proje olarak nitelendirdi. Eğer bunu söylüyorsa o Türk birliğine ve Türkiye-Azerbaycan birliğine karşıdır” şeklinde konuştu.

“Bugün söylüyor yarın inkar ediyor, yanlış hareket ediyor”
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın "Karabağ’ı Azerbaycan’ın bir parçası olarak tanımaya hazırız” sözlerini de değerlendiren Rzayev, “Ermenistan Cumhurbaşkanı mükemmel bir siyasetçi değildir. Bugün söylüyor yarın inkar ediyor, yanlış hareket ediyor. Paşinyan’ı dikta eden devletler var. Paşinyan ancak onların fikirlerini esas alır. Biz onun söylediklerine inanmıyoruz. Azerbaycan’ın öz siyaseti ve Türkiye’nin tuttuğu bir yol var, biz bu yoldan gidiyoruz.

“Güçlenerek güçlenen bir Türkiye olarak sizlere bir kez daha teşekkür ederim”
Azerbaycan Milletvekili, Yeni Azerbaycan Partisi Dış İlişkiler Genel Koordinatörü, Türk Devletleri Teşkilatı eski Genel Sekreteri Ramil Hasan ise konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“İki liderin imzalamış olduğu tarihi müttefiklik anlaşması, var olan kardeşliğimizi daha da yüksek noktalara taşıyacak olan bir müttefiklik getirdi. Türkiye ve bölgemizin de güçlü olmasını istiyorsak Türkiye gibi güçlü bir ülkenin barış, istikrar ve hoşgörünün bir garantörü olarak şarttır. Her birimiz açısından çok değerlidir. Kardeşlerimiz 14 Mayıs’ta bütün dünyaya bir demokrasi dersi vermiştir. Avrupa Birliği gibi birçok uluslararası kuruşlarda Türkiye düşmanlığına savunmuş birçok birim ve grup var. Onlar için güçlü Türkiye’den ziyade istedikleri zaman verdikleri talimatı istedikleri zaman yerine getirecek bir Türkiye arzu ediyorlar. 28 Mayıs’ta verilecek olan karar bizler için de baş tacı olacaktır. Demokrasi çoğunluğun ve azınlığın birbirine saygı duymasıdır. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ise 28 Mayıs da bizim bayramımızdır. 29 Mayıs İstanbul’un fethidir. Biz Azerbaycan milletvekilleri olarak aramızda 2 yıl önce imzalanan iş birliği anlaşması mevcuttur. Bundan sonraki süreçte inanıyorum ki bu kardeş bağları daha da ileri taşınsın. Güçlenerek güçlenen bir Türkiye olarak sizlere bir kez daha teşekkür ederim.”

“O harita gerçekleri yansıtmıyor”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı "Orta Koridor" projesi hakkındaki soruya da cevap veren Hasan, “Bana göre ekibi Kılıçdaroğlu’na yanlış bilgi verdiğini düşünüyorum. Zaten onun açıkladığı haritada bahsi geçen İpek Yolu Projesi şu an mevcuttur. Böyle saçma bir harita nasıl ortaya çıktı Azerbaycan tarafından baktığımız zaman anlam veremiyoruz. Bizim için ortak çıkarlarımız önemlidir, bölgeye istikrar getirmek istiyorsak kenetlenerek beraber hareket edeceğiz.
O harita gerçekleri yansıtmıyor. Bugün eğer Paşinyan Karabağ’ı kabul etmeye hazır ise bunu Türkiye ve Azerbaycan güç birlikteliğinin sonucunda alabilmiştir. Biz dış politikada irademizi ortaya koymasaydık bugün Karabağ’ı işgalden kurtaramazdık. Ermenistan Başkanı’nın vermiş olduğu açıklamalarındaki tezatlar kendisinin batı Rusya arasındaki sıkışık kalmasından kaynaklanmaktadır. Eğer bölgeye barış ve huzur gelmesini istiyorsak bu yine Azerbaycan ve Türkiye arasında iş birliği sayesinde olacaktır” ifadelerine yer verdi.
Ziyarette; AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Ethem Taş, Azerbaycan Milletvekilleri Aydın Mirzazade, Sağlık Komisyonu Başkanı Rashad Mahmudov, Sevil Mikayılova, Yeni Azerbaycan Partisi Genel Merkez Uzmanı Rasul Salımzade yer aldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.24 12:39:44
Son Düzenlenme Tarihi :