SON DAKİKA
header-ad

Muratpaşa üretiyor, kullanıyor ciddi tasarruf yapıyor

Muratpaşa Belediyesi, Ermenek Mahallesi’nde yaklaşık 35 dönüm alana kurulu bitki üretim tesisinde ilçenin park ve bahçelerinde kullanılan mevsimlik çiçek, ağaç ve çalı türlerini kendi öz kaynaklarıyla üreterek örnek bir üretim modeli ortaya koyuyor.

Muratpaşa Belediyesi, Ermenek Mahallesi’nde yaklaşık 35 dönüm alana kurulu bitki üretim tesisindeilçenin park ve bahçelerinde kullanılan mevsimlik çiçek, ağaç ve çalı türlerini kendi öz kaynaklarıyla üreterek örnek bir üretim modeli ortaya koyuyor.

Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla yürütülen üretim faaliyetleri, kentin yeşil alan projelerine doğrudan katkı sağlıyor. Bu kapsamda geçen yıl ilçeye toplam 20 bin 704 metrekarelik 6 yeni park ve yeşil alan kazandırıldı. Projeler, Güzelbağ, Çağlayan, Meydankavağı, Yeşilbahçe ve Güzeloba mahallelerinde hayata geçirildi.

Diğer yandan Demircikara, Etiler, Güvenlik, Kızılsaray, Konuksever, Meydankavağı, Varlık ve Şirinyalı mahallelerinde toplam 21 bin 537 metrekarelik 11 park yenilendi.

Bu çalışmaların arkasındaki en önemli güç ise Bitki Üretim Tesisi oldu. Tesiste yalnızca geçen yıl içinde 376 bin adet mevsimlik çiçek üretildi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, üretim tesisinde çiçeklerin ekiminden bakımına kadar tüm süreçleri kendi imkanlarıyla gerçekleştiriyor.Seralarda hummalı bir çalışma yürüten ekipler, çiçeklerin tohumdan yetiştirilmesinden bakımına, budamadan saksılamaya kadar tüm süreçleri titizlikle yürütüyor.

Bitki Üretim Tesisi’nde yetiştirilen bitkiler, hem yeni park projelerinde hem de yenilenen alanların peyzaj düzenlemelerinde kullanılarak maliyet avantajı sağlarken, sürdürülebilir ve çevre dostu üretim anlayışını da güçlendiriyor.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.03.24 10:03:47
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten CHP’nin açıklamalarına tepki

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP’nin açıklamalarına tepki göstererek, “Çıkıp da sayım süreci devam ederken biz hiçbir şekilde seçim sonucu açıklamayız. Milletimiz müsterih olsun. Sayım devam etmektedir. Bütün siyasi partilerin temsilcileri oradadır. Vatandaşlarımız oradadır. Türk demokrasisi, bütün dünya önünde alnımızı ak edecek bir sınav vermeye devam etmektedir. Ekrem İmamoğlu çıktı 13. Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur diyerekten bir açıklama yaptı. Bu diktatörce bir yaklaşımdır. Milli iradeye saygısızlıktır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem milletvekilliği seçimlerinin tamamlanmasının ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Adana’da bulunan bir otelde basın toplantısı düzenledi. Çelik, Türkiye’nin etrafındaki coğrafyada bulunan ülkelerin sandıkla demokrasiye özlem duyduğunu belirterek, “Bir kere daha büyük milletimizin demokrasi yolculuğunda bir oy verme işlemini daha tamamladık. Bugün sabah itibariyle oy verme işlemi başladı ve güven içerisinde, huzur içerisinde oy verme işlemi gerçekleşti. Çok yüksek bir katılımla dünya demokrasi tarihine girecek bir katılımla bu oy verme işlemi tamamlandı. Bunun için milletimizin her bir ferdine şükranlarımızı sunuyoruz. Demokrasimizin gücünü, demokratik mücadelenin nasıl verileceğini, bütün dünyaya bir kere daha göstermiş olduk. Etrafımızdaki bazı ülkelerde sandığa ulaşma konusunda bu kadar zorluk varken bu kadar mücadele verilirken Türkiye’nin sandık yoluyla iktidarı belirleme iradesi bütün dünyada önemli bir yere sahip olduğunu bir kere daha gösterdi. Bunun yanı sıra milletimizin her bir ferdinin sabah erken saatlerden itibaren sandıklara gitmesi, olgunluk içerisinde birbirini selamlayarak okullarda hayırlı olsun diyerek oylarını kullanması hepimiz için bir kıvanç kaynağıdır” diye konuştu.

“Önemli olan milli iradenin kesin bir tecelli etmesidir”
Siyasette sandığın namus olduğunu, sayımların devam ettiğini vurgulayan Ömer Çelik, “Siyasette sandık namustur. Şimdi oy verme işleminin tamamlanmasıyla birlikte sayımlar devam ediyor. Sayımlar devam ederken de bütün siyasi parti temsilcileri, görevliler, vatandaşlarımız bütün bu süreci takip ediyorlar. Oy sayma işlemi de bir şeffaflık içerisinde yürüyor. 18.30’da YSK’nın kaldırmasıyla birlikte televizyonlarda da yayın başladı. Televizyonlarda yayın başlamışken birçok yorumcu verileri yorumlamaya çalıştılar. Bir kısmı da henüz açılan sandık sayısıyla yeterli düzeye ulaşmadığını söyleyerek biraz daha yorumları ertelemek gerektiğini ifade ettiler. Tabi her bir siyasi partinin de kendi müşahitleri üzerinden sonuçları takip etme şansı var. Biz AK Parti olarak sandıkta oy sayımı konusunda partimizin nasıl bir hassasiyet göstereceği konusunda çok kurumsallaşmış bir geleneğe sahibiz. Aslında bunu sadece kendimiz için istemiyoruz. Bütün siyasi partilerin, bütün siyasi partilerden vatandaşlarımızın da oy sayma işlemlerinde sandıkların başında bulunması. O süreçleri takip etmeyi önemli görüyoruz. Çünkü bizim en büyük arzumuz milli iradenin berrak bir şekilde ortaya çıkmasıdır. Milli iradenin kesin bir tecelli etmesidir. Çünkü en büyük zenginliğimiz sandığı kurabilmemiz, işleyen bir demokrasiye sahip olmamız, işleyen bir demokrasi sayesinde de yönetilebilen bir Türkiye çerçevesinde yol yürümemizdir” ifadelerini kullandı.

“Telaşa gerek yok”
Sandıkları kimsenin terk etmemesi gerektiğini aktaran AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:
“Bu çerçeveden baktığımızda bütün vatandaşlarımızın bu hassasiyet için teşekkür ediyoruz. Biz de çağrı yapıyoruz. Sandıkların başında beklenmesiyle ilgili son ana kadar. Diğer siyasi partiler de yapıyor. Herhangi bir olay yaşanmadan herkes oradaki sayım işlemlerini takip ediyor. Tabi bütün bu süreçte yapılması gereken şey şudur. Sonuçları beklemek. Sonuçları beklerken siyasi partiler kendi genel başkanlarına bilgilendirme yapıyorlar. Bunlar tabi kendi yöntemlerine göre birtakım sonuçlara varıyor. Aynı şekilde devletin resmi kurumu olarak Anadolu Ajansı da bu bilgilendirmeyi yapıyor. Anka Ajansı da yapıyor. Başka sonuç belirleme yöntemini kullanan siyasi partiler de var. Fakat daha sonuçlar kesinleşmeden, hatta sonuçların üzerinde çok kati yorumlar yapılması konusunda bir mutabakat bile ortaya çıkmamışken birdenbire ittifakın sözcüsü, belediye başkanları telaş içerisinde televizyonlara çıktılar. Klasik bir şekilde Anadolu Ajansı’nın verileri çarpıttığını söylemeye başladılar. Anadolu Ajansı bu verileri gerçek kişiler üzerinden alıyor. Dünyada ve bütün Türkiye ve dünyada bir devlet kurumu olarak aboneleri var. Müşterileri var. Verilerinde bir siyasi partinin beğenip beğenmemesi önemli değil. Dolayısıyla orada gerçek kişiler üzerinden bir veri paylaşılıyor ve bugün televizyonlarda yapılan yorumlara kaynak teşkil eden zemin teşkil eden veriler de nihayetinde Anadolu üzerinden akıyor. Fakat bu telaş nedir? CHP sözcüsünün ve belediye başkanlarının birden bire çıkıp da biz çok öndeyiz ama Anadolu Ajansı veri seçerek bunu geride göstermeye çalışıyor gibisinden bir yaklaşım ortaya koyuyorlar. Halbuki sabretmeleri lazım. Bir telaşa gerek yok.”

“Seçim sonucu ne olursa olsun saygı duyma geleneği bizde var”
Oyların halen sayıldığını ve seçim sonuçlarına saygı duyacaklarını aktaran Çelik, “Bu konuda ders alması gereken birileri varsa onlar da Kemal Kılıçdaroğlu’dur ve karşıda bu propagandayı yürütenlerdir. Bakın haftalardır seçim gecesi sokağa çıkmayın gibisinden bütün bir Türkiye’de sanki devletin baş edemeyeceği bir provokasyon varmış gibisinden bir yaklaşım sergiliyorlar. Ondan sonra da sık sık AK Parti’nin önüne şunu getiriyorlar. Seçim sonuçları ne olursa olsun saygı duyacak mısınız? Biz bunu defalarca ifade ettik. Seçim sonucu ne olursa olsun saygı duyma geleneği bizde var. Ama seçim sonuçları ortaya çıktığı zaman o sonuçlara saygı duymama geleneği, o sonuçları darbelerle, muhtıralarla, yargı vesayetiyle, askeri vesayetle engelleme geleneği de sizde var. Dolayısıyla bu sorunun muhatabı biz değiliz. Bu sorunun muhatabı sizsiniz dedik. Şimdi bugün ne kadar haklı olduğumuzu gösteren bir tablo ortaya çıktı. O tablo da şu. Biraz evvel cumhurbaşkanı yardımcısı olarak kendileri tarafından aday olarak belirlenmiş iki belediye başkanı beraberce televizyona çıktılar. Fakat çok vahim bir açıklama yaptılar. Türk demokrasi adına, milli iradeye saygı adına utanç verici bir açıklamadır. Ekrem İmamoğlu çıktı 13. Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur diyerekten bir açıklama yaptı. Yani bakın sandıklar sayılıyor, oylar sayılıyor. Milli iradenin tecelli etmesi için henüz bir sonuç açıklanmamış. Ama çıkıyor Anadolu Ajansı’na saldırıyorlar. Saldırdıktan sonra da seçim sonucunu ilan ediyorlar. Eğer literatürde diktatörlüğün bir diktatörce bir zihniyetin karşılığı diye bir şey aranacaksa o yaklaşım bu yaklaşımdır. Bu diktatörce bir yaklaşımdır. Milli iradeye saygısızlıktır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ilkesine suikast girişimidir” dedi.

“Cumhurbaşkanımız açık ara önde gidiyor”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimde önde gittiğini vurgulayan Ömer Çelik, “Sandıklar sayılmaya devam ediyor. Üstelik ortaya çıkan verilerde kendi kanallarına baksınlar. Başka yerlere baksınlar. Cumhurbaşkanımız açık ara önde gidiyor. Biz buna rağmen çıkıp da seçim sonucu ilan etmiyoruz. Çünkü milli iradeye saygılıyız. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ilkesine saygılıyız. Milletin tercihine saygılıyız. Milletin tercihini ortaya çıkaracak hukuk, hukuki mekanizmalara sayım sürecine ve bunu açıklayacak olan YSK’nın yetkisine saygı gösteriyoruz. Henüz bütün bunlar ortada yokken tutup da çıkıp onun için Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur diye açıklama yapıyor. Ondan sonra da Anadolu Ajansı’nı, bizleri, partimizi verileri manipüle etmekle suçlamaya başlıyor. Tam tersine yaptıkları açıklama milli iradeyi gasp etme açıklamasıdır. Bir gasp girişimidir. Herkesin önünde gerçekleşmiştir. Televizyonlar canlı vermiştir. Çok utanç verici bir açıklamadır. Niye bu kadar telaşlanıyorsunuz? Rahat olun. Sonuçta millet oyunu verdi. Tercihini koydu. Birkaç saat sonra da neticeler daha berrak bir şekilde ortaya çıkacak. YSK geçici verileri açıkladığında da hepimiz bunu göreceğiz. Ama çıkıp da şimdiden cumhurbaşkanı şu seçilmiştir demek utanç verici bir yaklaşım.” şeklinde konuştu.

Milletin iradesine bağlı olduklarını söyleyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Biz, milletin iradesine bağlıyız. Bizi ancak millet getirir, millet götürür. Ne bir dış müdahaleyle, ne içerideki kurulan tuzaklarla siyasi çizgimizi değiştirmeyiz biz. Ama herhangi bir şekilde millet iradesinin tecelli etmesi sürecinde birilerinin manipülasyon yapmasına toplum üzerinde henüz resmi sonuçlar açıklanmadan, resmi sonuçlar açıklanmış gibi bir tansiyon oluşturmaya çalışmaya da müsaade etmeyiz. Bakın biz bunlarla mücadele etme konusunda çok tecrübeliyiz. Bu numaraları geçmişte de gördük. Bu tuzakları geçmişte de gördük. Bunlar yakışıksız şeylerdir. Her şeyden önce millete saygısızlıktır. Siyaset kurumuna saygısızlıktır. Sandığa saygısızlıktır. Sandığın sonucuna karşı da şimdiden bir lekeleme çalışmasıdır. Buna müsaade etmeyeceğimizi belirtmek istiyorum. Cumhurbaşkanımız, partimiz şimdiye kadar açıklanan sonuçlarda net bir biçimde önde olduğu halde biz herhangi bir şekilde sonuçludur demiyoruz. Sonucun şu şekilde olduğunu açıklamıyoruz. Çünkü sürece saygı duyan sonuca da saygı duyalım. Bunlar sürece saygı duymadıkları için şimdiden sonucu lekelemeye çalışıyorlar. Kendilerine bir altlık hazırlamaya çalışıyorlar. Netice itibariyle hiç kimse çıkıp da cumhurbaşkanı adayı şu olmuştur. Şu parti kazanmıştır. Şu kişi cumhurbaşkanı olmuştur deme noktasında olmamalıdır. Millet iradesine saygı gereği. Çünkü sandıklar sayılıyor, milletin iradesi tecelli edecek. Başımızın üstündedir. Millet iradesi tecelli ettikten sonra da siyasetçinin sicil amiri millettir. Siyasetçinin not vereni millettir. Hepimiz bunu saygıyla kabul edeceğiz. Hepimiz bunu başımızın üstünde taşıyacağız. Ha bizim bu konudaki geleneğimiz biz kazandığımızda bunu saygıyla karşıladık. Belediyeleri kaybettiğimize de saygıyla karşıladık. Ama kaybettiğinde saygıyla karşılamayanlar kaybettiklerinde karşılarına çıkan iktidarı, yargı vesayetiyle, darbelerle, diktatörce yaklaşımlarla millet iradesini gasp edecek şekilde lağvetmeye çalışanlar bu karşımızdakilerdir. O yüzden bugün çok konuşacak bir şeyleri yok. Ama bu son yaptıkları basın toplantısı bütün zihniyeti ele vermiştir. Milli irade tam tecelli etmeden, milli iradenin tecelli etmesi için hukuki süreç devam ederken, sayım süreci devam ederken çıkmışlar millet adına yapılması gereken açıklamayı ki bunu millet adına YSK yapacak. Çıkmışlar kendileri yapıyorlar. Bu siyasi gasptır. Bu son derece yakışıksız olmuştur. Milletimizin hiçbir şekilde bir tansiyona girmesine ülkemizde herhangi bir şekilde provokasyon olacakmış gibi bir kuşku içerisine gerek yoktur.”

“Hiçbir vatandaşımız kaybetmez”
Çelik, AK Parti’nin kazanması halinde hiçbir vatandaşın kaybetmeyeceğini söyleyerek, “Defalarca seçim yaptık. Her seferinde de kaybeden siyasi partiler oldu. Biz kazandığımızda kaybeden siyasi partiler ve siyasi parti genel başkanları oldu. Kaybeden tek bir vatandaşımız olmadı. Biz kazandığımızda hiçbir vatandaşımız kaybetmez. Çıkıp da sayım süreci devam ederken de biz hiçbir şekilde seçim sonucu açıklamayız. Milletimiz müsterih olsun. Sayım devam etmektedir. Bütün siyasi partilerin temsilcileri oradadır. Vatandaşlarımız oradadır. Türk demokrasisi, bütün dünya önünde alnımızı ak edecek bir sınav vermeye devam etmektedir. Bir kere daha büyük milletimize bu büyük demokrasi sınavına imza attığı için bu büyük demokrasi şölenler vurduğu için şükranlarımızı arz ediyoruz” dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.14 21:54:54
Son Düzenlenme Tarihi :





Bakan Çavuşoğlu: “Kim desteklerse desteklesin Suriye’de ve Irak’ta terör koridoru kurulmayacak”

Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, Moskova’daki Türkiye, Rusya, İran ve Suriye dışişleri bakanlarıyla yapılan dörtlü toplantıya ilişkin, “Türkiye-Suriye ilişkilerinin ilerletilmesi için bir yol haritası hazırlanmasına karar verdik. Yakında Dışişleri Bakan Yardımcıları başkanlığında bir komite kurulacak ve bu süreç işleyecek. Kim desteklerse desteklesin Suriye’de ve Irak’ta o terör koridoru kurulmayacak" dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, Antalya’da sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileriyle bir araya geldi. Bakan Çavuşoğlu, programda yaptığı konuşmada, “Antalya’dan deprem bölgesine adeta bir sevgi seli gibi yardım aktı. Bu desteğin ne kadar hayra geçtiğine, deprem bölgesini sık sık ziyaret eden ve çalışmaları yerinde takip eden bir Bakan olarak şahidim. Yıkılan evlerin yerine daha iyisini yapıyoruz. Çağlar boyunca her millete kucak açmış bir medeniyet beşiğidir Antalya. Şehrimizin eski ismi Pamfiliya da bütün insanları bir araya getiren anlamına geliyor. Antalyamız’da işte bu uyumu yaşıyor; yaşarken de milletimiz için hayırlı işlere, mesailere imza atıyoruz. Dünyamızın da Antalyamızdaki bu huzura ihtiyacı var” dedi.

“Halbuki salgınlar, afetler, enerji krizi, kıtlık, kuraklık gibi sorunlar sınır dinlemiyor”
Dünyamızda krizler ve çatışmalar arttığını belirten Bakan Çavuşoğlu, “Üstelik bunların yüzde 60’ı çevremizde yaşanıyor. Bir yanda savaş, bir yanda açlık sorunu. Bir yanda enerji krizi, bir yanda atık sorunu. Bir yanda düzensiz göç, bir yanda terör. Bu durum karşısında devletler iki tür refleks veriyor. Birinci refleks, içe kapanma. ‘Azıcık aşım, ağrısız başım’ diyerek, kendi refah alanında rahat ve güvenli bir şekilde yaşayabileceğini farz etme. Halbuki salgınlar, afetler, enerji krizi, kıtlık, kuraklık gibi sorunlar sınır dinlemiyor; ülkeye girmek için vize istemiyor. Hem de bu sorunların gerçek etkisini en gelişmiş ülkeler değil; en az gelişmişler, en yoksullar hissediyor. Dünya nüfusunun yüzde 10’unun, bütün ekonomik gelirin yüzde 52’sine hakim olduğu bir dünya düzeni bu” ifadelerine yer verdi.

“Çünkü o binada dalgalanan ay yıldız, al bayrak, İslam dünyasının da sancağı”
Bakan Çavuşoğlu konuşmasını şu sözlerle devam ettirdi:
“İkinci refleks, daha ilkel. Irkçılık ve yabancı düşmanlığı şeklinde vücut buluyor. Bunlar arasında İslam düşmanlığı ve Türk karşıtlığı öne çıkıyor. İşte Kuran-ı Kerim’e ve bayrağımıza yapılan alçaklıkları görüyorsunuz. Sapığın birisi çıkıyor; Büyükelçiliklerimizin önüne gelip, kitabımızı, bayrağımızı yakacağım diyor. Peki bunu neden başkasının değil de bizim temsilciliklerimizde yapmaya kalkıyorlar? Çünkü o binada dalgalanan ay yıldız, al bayrak, İslam dünyasının da sancağı. Biz Türkiye olarak, değerli kardeşlerim, bu bahsettiğim iki refleksi katiyetle reddediyoruz. Krizler arasında sıkışıp kalmış insanlığa, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘daha adil bir dünya mümkün’ diyoruz. Sorunlara, krizlere, çatışmalara hayır; barışa, normalleşmeye evet diyoruz.”

“Kim desteklerse desteklesin o terör koridoru kurulmayacak”
Moskova ziyaretini anlatan Bakan Çavuşoğlu, “İşte dün Moskova’daydık. Terör tehdidini yok etmek, sığınmacıların onurlu ve güvenli geri dönüşlerini sağlamak, Suriye’deki siyasi süreci canlandırmak için Rus, İran ve Suriye Dışişleri Bakanlarıyla dörtlü toplantı yaptık. Türkiye-Suriye ilişkilerinin ilerletilmesi için bir yol haritası hazırlanmasına karar verdik. Yakında Dışişleri Bakan Yardımcıları başkanlığında bir komite kurulacak ve bu süreç işleyecek. Kim desteklerse desteklesin Suriye’de ve Irak’ta o terör koridoru kurulmayacak. Tarihindeki en önemli seçime 4 gün kala, hangi devlet, hangi lider bütün dünyayı ilgilendiren bir konuda böylesine kritik bir adım atabilir? Bizim kaybedecek bir dakikamız bile yok. Bu kararlı duruşu her alanda gösteriyor ve sonuç alıyoruz. İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği sürecindeki dirayetli niyetimiz buna bir örnek. Bizim temel derdimiz, biliyorsunuz bu ülkelerde, ama özellikle İsveç’te, FETÖ’den PKK’ya birçok terör örgütünün serbestçe faaliyet göstermesi; eleman devşirmesi ve para toplamasıydı. Finlandiya sağduyulu davrandı; gerekli düzenlemeleri yaptı; biz de kabul ettik. NATO’ya üye oldu. İsveç ise üçlü anlaşmadaki taahhütleri yerine tam anlamıyla getiremedi. Şimdi olumlu adımlar atıyorlar. Başbakanları açıkladı; 1 Haziran’da yeni bir terör yasası uygulamaya geçiyor. Bakacağız; uygulamaya göre karar vereceğiz” dedi.

“Aslında bu politika bizi saygın bir ülke haline getirdi”
Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş hakkında konuşan Bakan Çavuşoğlu, “Biz Kırım’ın yasadışı ilhakında nasıl ilkeli bir tavır ortaya koyduysak, bugün de öyle davranıyoruz. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini reddediyoruz. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve iç uzlaşısına tam destek veriyoruz. Bunu yaparken, samimi ve yapıcı bir şekilde her iki tarafla da konuşarak; barışa davet ediyoruz. Bu ilkeli tavrı gösterebilen kaç ülke, kaç lider var? Çünkü çağlar boyunca insanlık tarihi bize şunu öğretti: Savaşın kazananı, adil bir barışın da kaybedeni olmaz. Şimdi bakıyorsunuz; ‘bu politika yanlış; değiştireceğiz’ diyenler var. Aslında bu politika bizi saygın bir ülke haline getirdi. Esas yumuşak gücünüzle adaletli davranırsanız, Tahıl Anlaşması gibi adımlarla katkı sağlarsanız o zaman size saygı duyarlar. Dünya 5’ten büyüktür diyerek adım atarsanız, bu sistemin yetersizliğinden şikayet ederseniz herkes size saygı duyar. Atatürk’ün “yurtta barış, dünyada barış” ilkesinden vaz mı geçiyoruz? Bir de Rusya’ya karşı yaptırımlara katılmamız gerekir diyenler var” ifadelerine yer verdi.

“Zamanında kapatılan sondajlarda petrol buluyoruz”
Kılıdaroğlu’nun Rusya konusundaki sözlerini eleştiren Bakan Çavuşoğlu, “Biz kendi gemilerimizi almasaydık gaz da bulamazdık petrol da bulamazdık. Zamanında kapatılan sondajlarda petrol buluyoruz. Biz kimi memnun edeceğiz? Bunu bile bile; sen yaptırım uygulayacaksın, benim Antalyalı esnafım kaybedecek. Sen yaptırım uygulayacaksın, benim Antalyalı çiftçim ürününü satamayacak. Kime yaranacağız? Benim önceliğim ülkemin menfaatidir. Sen yaptırım uygulayacaksın, benim Antalyalı turizmcim kaybedecek. Türkiye’nin bugün izlediği politika aklın yoludur. Sağduyunun yoludur. Barışın yoludur. Kırım Tatarını ve Ahıska Türkünü korumanın yoludur. Yani Türk’ün yoludur. Türk’ün yolu demişken açıklığa kavuşturalım: Türk’ün Yolu, Türk Devletleri Teşkilatından geçer. Türk’ün Yolu, Orta Koridor’dan geçer. Türk’ün Yolu, Zengezur’dan, Karabağ’dan geçer. Can Azerbaycan’ı baypas edersen, Tırlarımızı günlerce sınırlarda bekletirsen, o yol çıkmaz yoldur” açıklamasına yer verdi.

“Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı rüyasını gerçeğe çeviren bir Türkiye”
Türkiye’nin, büyük Türk dünyasını birleştiren bir ülke olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, “Bugün üzülerek gördüm Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev sitem ediyor; ‘bizden ne istiyorsunuz bizi neden dışlıyorsunuz’ diyor. Sayın Kılıçdaroğlu’na soruyor. Nezaketinden isim vermemiş, ne istiyorsunuz Azerbaycan’dan, biz Azerbaycan Karabağ geri alırken her turlu desteği verdik, siz maalesef ‘Türkiye Azerbaycan’a destek verdi’ dediniz. Biz Azerbaycan’a destek vermeyip Ermenistan’a mı destek verseydik. Azerbaycan kendi topraklarını geri almak için sahaya indi, Ermenistan topraklarına saldırmadı ki. Bugün Türk’ün gücü var, namerde muhtaç değiliz, ne istiyorsunuz Azerbaycan’dan. Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı rüyasını gerçeğe çeviren bir Türkiye! Bugün Türkiye, Balkan Türklerinden Ahıska Türklerine, Irak Türkmenlerinden Uygur Türklerine bütün soydaşlarına sahip çıkan bir Türkiye! Ramazan Ayı’nda Bulgaristan’daydım. Şumnu’da 280 yıllık ecdat yadigarı Şerif Halil Paşa Camii gölgesinde soydaşlarımızla iftar yaptık. Bir kardeşimizin şu sözlerine bakın: ‘Türkiye kanatlarını açmış, üzerimizde uçan koca bir şahin gibidir. Biz ancak onun gölgesinde rahat ederiz.’ İşte o koca şahinin, Türkiye’mizin liderliğinde, Cumhuriyetimizin ikinci asrı, büyük Türk Dünyasının asrı olacak! Türk’ün asrı olacak. Tabii herkes bundan memnun değil” sözlerine yer verdi.

“Bu topraklarda kararı milletimiz verir”
Avrupa ve ABD basınındaki “Erdoğan gitmeli” manşetlerini eleştiren Bakan Çavuşoğlu, “Onlar Erdoğan gitsin istiyorlar. Çünkü Bayraktar’ımız, Altay’ımız, Kızılelmamız, Atak-2’miz, Gökbey’imiz, Hürjet’imiz, Kaan’ımız, TCG Anadolu’muz Erdoğan imzası taşıyor. Onlar Erdoğan gitsin istiyorlar; çünkü Akdeniz’de, Ege’de, Kıbrıs’ta Türk’ün bekasını koruyor. Onlar Erdoğan gitsin istiyorlar çünkü Karadeniz’de doğalgazla, Cudi’de petrolle bağımsızlık meşalesini yakıyor. Bırakın, ne yazarsa yazsınlar. İlk defa yapmıyorlar bunu. Bu topraklarda kararı milletimiz verir. Daha önce de böyle hayal gücü yüksek yazılarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye’yi hedef almışlardı. Umdukları gibi olmadı. Hatta bir yöremiz atasözündeki gibi, uma uma döndüler muma” dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.11 18:34:32
Son Düzenlenme Tarihi :