Yaşlı adam, şah damarına yapılan anjiyografiyle sağlığına kavuştu
Isparta’nın Gelendost ilçesinde yaşayan 3 çocuk babası emekli Hasan Hüseyin Bilgin (81), yaklaşık 3 yıl önce bahçesinde çalışırken başı dönüp bayıldı. Kol ve ayaklarında uyuşma yaşayan, zaman zaman konuşmada zorluk çeken Bilgin, Isparta’da hastaneye başvurdu. Bilgin, bir dizi operasyon yapılmak istense de kabul etmedi ve yakınlarının tavsiyesi üzerine Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’ne başvurdu. Burada da tetkikler yapılan Bilgin’in şah damarında ciddi daralma olduğu tespit edildi. Bilgin, Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Duman’ın, yaklaşık 30 dakika süren anjiyografi eşliğinde şah damarın açılması operasyonuyla sağlığına kavuştu. 6. ayında hastaneye gelen Bilgin’in tüm şikayetlerinden kurtulduğu öğrenildi.
Operasyonu gerçekleştiren Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Duman, hastanın yaklaşık 6 ay önce kollarında ve ayaklarında uyuşma, konuşmada problem, baş dönmesi ve ara ara olan bayılma problemleriyle kendilerine başvurduğunu söyledi.
“Elimizden geleni yaparak tedaviyi tamamladık”
Yapılan tetkiklerde Bilgin’in şah damarında ciddi daralma tespit ettiklerini dile getiren Doç. Dr. Duman, “Hastamızla neler yapabileceğimizi bahsettik, işlemin risklerini anlattık. Kendisi de bize güvendi, biz de elimizden gelen doğru işleri yaparak tedavisini tamamladık. 6 ay sonra kontrole geldi. Her şey yolunda, hiçbir sıkıntı yaşamadık” dedi.
“İşlem yaklaşık 30-35 dakika sürdü”
Yapılan işlem hakkında bilgi veren Doç. Dr. Duman, “Hastamızın sağ kasığından küçük bir iğne deliğinden girerek şah damarına anjiyografi yaptık. Aynı seansta dar olan yere stent yerleştirdik. İşlem yaklaşık 30-35 dakika sürdü. İşlem öncesi kolda ve elde uyuşukluk, hareketsizlik ara ara konuşmada şikayetleri mevcuttu; şimdi hiçbir şikâyeti kalmadı. İşlem yapılmasa hastamız felç geçirebilirdi. Bir insan felç geçirdiğinde bir kısım hiçbir şey hissetmez, bazılarında görme, bazılarında bilinç gider, yatağa bağlı olur, bazıları ölebilir, böyle şeyler mevcut olabilirdi” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Duman, hastanın 1,5 gün içinde normale dönüp, tamamen iyileştiğini belirterek, yaşından dolayı 6 ayda bir kontrole gelmesini tavsiye ettiklerini sözlerine ekledi.
“Şu an hiçbir sağlık problemim yok”
Sağlığına kavuşan Hasan Hüseyin Bilgin ise, “Sürekli başım dönüyordu. Döndüğü esnada yere düşüyordum. O vaziyetteyken hiçbir şekilde konuşamıyordum. Isparta’da özel hastaneler beni anjiyo yapmak istedi ama kabul etmedim. Antalya’ya geldim. Enes Duman hocamdan Allah bin kere razı olsun, anjiyomu yaptı. Çok şükür şu an hiçbir sağlık problemim yok. Önceden sadece başım dönüyordu, konuşamıyordum, düşüyordum, ayaklarım ellerim uyuşuyordu. Şimdi hiçbiri yok çok şükür” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.19 11:38:13
Son Düzenlenme Tarihi :
İsraf Ettiğimiz Akşam Yemeği İklim Krizini Tetikliyor
Sanayi Devrimi ile birlikte hayatımıza giren ve günümüzde iklim krizi olarak adlandırılan ve çağımızın en büyük sorunu küresel ısınmanın en büyük sebebi karbon ve sera gazı emisyonlarındaki artış. Yaklaşık 300 yıl önce başlayan ve etkilerine bugün daha fazla odaklandığımız Sanayi Devrimi ile birlikte başlayan doğal kaynakların hızla bozulması ve tüketilmesi bugün en üst seviyelerde. Öyle ki bugün geçmişe göre 1.5 dünya hızında tüketiyoruz.
Doğal kaynakların hoyrat kullanımı ve tüketimi sonucu kirlenen hava, su ve toprak kaynakları, iklim değişiklikleri, temiz gıdaya ulaşım, eşit şartlarda yaşam gibi olgular günümüzde sürdürülebilirlik kavramını çokça duymamıza ve bu anlamda önlemler almak için farkındalık artırıp hayata geçirmemize sebep oldu.
Doğal dengenin yeniden inşası için çalışıyoruz
Bozulan dengenin yeniden onarılması için bireysel alınan önlemlerin yanında endüstrilerin de ekonomik kalkınma ile birlikte çevre ve temiz ve sağlıklı gıda için çalışmalarını hayata geçirmesi gerekiyor. Doğadan aldığımızı yeniden yerine koymak adına önemli adımlar atan şirketlerden bir tanesi olan Novozymes, sürdürülebilirliğe odaklanarak dünyanın acil ihtiyaçlarına doğa ve bilim kaynaklı çözümler sunuyor.
Novozymes A/S'nin iştiraki olarak 25 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren şirket, yerel sanayiye ve ekonomiye katkıda bulunmak ve müşterilerine özel çözümlerle hizmet vermek için yeteneklerini geliştirerek hizmet ağını ve sunduğu çözüm kapasitesini artırmaya devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye’deki faaliyetlerinin 25. yılını kutladıkları etkinlikle konuşan Novozymes Türkiye Ülke Müdürü ve Orta Doğu Tüketici Biyolojik Çözümleri Direktörü Pınar Tunçkol, Novozymes’ın sunduğu bilime dayalı biyoçözümler sayesinde ev temizlik ürünleri, insan sağlığı, deri ve tekstil ürünleri, biyoenerji, su ve su atıkları, gıda ve tarım gibi 40 endüstriden kaynaklanan karbon emisyonlarının azaltılmasını destekleyip, üretimin daha verimli olmasını sağladıklarını ve gıda israfını engelleyen çözümleri ile dünyanın sınırlı kaynaklarını daha etkin kullanılmasına olanak sağladıklarını ifade etti.
Gıda israfı karbon ayak izini artırıyor
Pınar Tunçkol, konuşmasına şöyle devam etti: “Tüm dünyada gıda israfı ve kaybının yıllık karbon ayak izinin 3,3 milyar ton olduğu düşünülüyor ve gıda atıklarının yüzde 61’i mutfaklarımızdan çıkıyor. Örneğin; insanların yüzde 20’den fazlası ekmek kuruduğunda, son kullanma tarihi gelmese dahi çöpe attıklarını ifade ediyor. İstanbul’da bulunan Teknoloji ve İnovasyon Merkezi de dahil olmak üzere Novozymes’in ürettiği ve ekmeğin daha uzun süre taze kalmasını sağlayan enzimler sayesinde, yaklaşık 30 yılda tahminen 80 milyar somun ekmeğin çöpe atılması önlendi ve 45 milyon ton karbondioksit salınımı engellenmiş oldu. Novozymes, farklı sektörlerde ürettiği enzimler ile sağladığı üretkenlik, verimlilik ve kaynakların doğru kullanımı sayesinde üretimden, tüketimden veya israftan kaynaklanan milyonlarca ton karbondioksit salınımını engelliyor.”
Tunçkol son olarak şunları söyledi: “Türkiye’deyiz çünkü, ülkemizin gücüne inanıyor ve buradaki üreticilerimizin yerelden globale üretimlerini destekleyerek onların ihtiyaçlarına özel çözümler sunabilmek istiyoruz. Biz, inovasyonlarımızı, içerisinde bulunduğumuz coğrafyayı anlayarak ve ona özel çözümler üreterek yaratıyoruz. Doğanın gücünü ve potansiyelini kullanarak dünyanın ve ülkemizin geleceğini şekillendirmek üzere çalışıyoruz. Çalışma felsefemizin ve çözümlerinizin ardında yatan bilim sayesinde endüstrilere ve tüketicilere yarınımızı yeniden düşünme çağrısında bulunuyoruz. Ortak geleceğimiz için ilerici adımlar atabilmek adına onları çözümlerimiz ile destekliyoruz ve cesaretlendiriyoruz.”





