SON DAKİKA

logo

Yaz aylarında burun ameliyatı sonrası güneşe dikkat

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Deniz Avcı, yaz aylarında burun estetiği ameliyatlarının sorunsuz bir şekilde yapılabileceğini belirterek, ameliyat sonrası sağlıklı iyileşme açısından güneşe dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Avcı, “Hastalarımız, dikkat etmeleri gerekenleri uyguladığı..

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Deniz Avcı, yaz aylarında burun estetiği ameliyatlarının sorunsuz bir şekilde yapılabileceğini belirterek, ameliyat sonrası sağlıklı iyileşme açısından güneşe dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Avcı, “Hastalarımız, dikkat etmeleri gerekenleri uyguladığı sürece uygun bir ameliyat planlaması ile yaz mevsiminde gönül rahatlığı ile ameliyatlarını yaptırabilirler. Toplumda sık duyduğumuz burun ameliyatları yazın yapılmaz düşüncesi kesinlikle doğru değildir” dedi.
Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’nde görevli Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Deniz Avcı, yaz aylarında burun ameliyatı yaptırmanın tıbbı açıdan bir engel taşımadığını, ameliyat sonrası sağlıklı bir iyileşme süreci için güneşten kaçınılması gerektiğini belirterek özellikle ilk 3 ay gözlük kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

“İyileşme süreci için önlemler alınmalı”
Burun ameliyatı sonrasında iyileşme sürecine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Medical Park Doç. Dr. Deniz Avcı, "Yaz mevsimi geniş bir zaman dilimini içeren izin, tatil ve dinlenme dönemi olduğu için hastalar çoğunlukla yaz aylarında ameliyat planları yapmaktadırlar. Burun ameliyatları septoplasti ve rinoplasti dediğimiz fonksiyonel ve estetik burun ameliyatlarıdır. Bu ameliyatların sonbahar, kış ve ilkbahar mevsimlerinde yapılabilmesinin yanında toplumdaki düşüncenin aksine yaz aylarında da yapılmasında herhangi bir tıbbi engel yoktur. Ancak yaz aylarına denk gelen ameliyatlardan sonra iyileşme sürecinde hastaları zorlayıcı bir takım önlemler alınması gerektiğini ve tatillerini ameliyat tarihine en uygun şekilde planlamaları gerektiğini bilmeleri hastalar için uygun bir iyileşme dönemi geçirmeleri açısından önemli olacaktır. Özellikle sıcak ve tatil bölgelerinde yaşayanlar buna daha fazla dikkat etmelidir” ifadelerini kullandı.

“Güneşe maruz kalmayın”
Ameliyat sonrası güneşe maruz kalınmaması gerektiğinin altını çizen Avcı, “Özellikle rinoplasti ameliyatlarından sonra her hastada farklı olsa da, yüzde ve göz altlarında morluklar kısa bir süre de olsa olabilmektedir. Yüzdeki bu morluklar ve renk değişiklikleri güneş ışınlarından mutlaka korunmalıdır. Aksi bir durumda morluklar güneşe maruz kalırsa kalıcı cilt lekelerine dönüşebilir, ten rengi değişebilir, yara iyileşmesi bozulabilir, ameliyat bölgesinde iz kalma, şişlik ve kızarıklık artabilir. Özellikle ilk 2 hafta renk değişiklikleri tamamen geçene kadar cildimiz güneşe maruz kalmamalı, dışarı çıkıldığında şapka ve yüksek faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır. Hastaların deniz ve havuz kenarında uzun süre güneşlenmemeleri ve bronzlaşmak amacıyla solaryuma birkaç ay girmemeleri gerekmektedir” diye konuştu.

“Gözlüğe dikkat”
Ameliyat sonrası gözlük kullanımına dikkat edilmesi gerektiğine değinen Avcı, “Enfeksiyon ve kanama riskinin artmasından dolayı ilk 1 ay çok sıcak ortamlarda bulunulmamalıdır. Açık hava etkinliklerinden bu sebeplerle uzak durulmalıdır. Serin, klimalı, gölgelik ve havadar alanlarda bulunmaları hastalar açısından daha uygun olacaktır. Yaz mevsiminde güneş gözlüğü kullanımı bir ihtiyaç olmaktadır. Rinoplasti ameliyatlarında burun sırtına ve yan duvar kemiklerine işlemler yapıldığından dolayı gözlüklerin bu alanlara baskı yapacağı, istenmeyen şekil bozuklukları ve çökmelerin oluşabileceği düşüncesiyle özellikle ilk 3 ay güneş gözlüğü kullanılmamalıdır. Sonrasında da 6 aya kadar hafif gözlükler tercih edilmelidir” dedi.

“1 ay denize ve havuza girilmemeli”
Avcı, burun ameliyatlarından sonra özellikle ilk 1 ay denize ve havuza girilmesini önermediklerini de belirterek, “Denize ve havuza girilmesi gelişebilecek yara yeri enfeksiyonları ve sonrasındaki yara iyileşme sorunlarına bağlı deformiteler açısından ciddi tehlike oluşturabilmektedir. Deniz, havuza göre yoğun tuzlu yapısından dolayı fazlaca mikroorganizma barındırmaması sebebiyle daha az tehlikeli olup yine de risk içermektedir. Sadece bütün yaz aylarını güneş altında sahillerde çalışarak veya yaşayarak geçiren insanların güneşten korunması zor olacağı için sadece bu hastaların ameliyatlarını daha uygun bir mevsimde yaptırmaları gerekmektedir. Hastalarımız, dikkat etmeleri gerekenleri uyguladığı sürece uygun bir ameliyat planlaması ile yaz mevsiminde gönül rahatlığı ile ameliyatlarını yaptırabilirler. Toplumda sık duyduğumuz burun ameliyatları yazın yapılmaz düşüncesi kesinlikle doğru değildir” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.24 10:56:32
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






İl Turizm ve Kültür Müdürü: Elmalı'nın arı serenleri ve tahıl ambarlarını korumalıyız

Antalya İl Kültür Turizm Müdürü Dr. Candemir Zoroğlu, Elmalı’nın kırsal kültürel mirası olan seren ve tahıl ambarlarının Antalya ve Elmalı için önemine işaret ederek; “Proje sonrasında korunmaya devam etmesi çok önemli, bu alanlar bir rota haline getirilerek, bizi rakip kültürel destinasyonlardan ayıran bir özellik olarak yerli ve yabancı turistlere bölgenin kültürel mirası olarak tanıtılmalı” dedi.

Antalya Kültürel Miras Derneği (ANKA) tarafından hazırlanan, “Ortak Kültür Mirası: Türkiye ve AB Arasında Koruma ve Diyalog-II Hibe Programı tarafından desteklenen Hazine ve Maliye Bakanlığı ileKültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen, destekçileri arasında Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Elmalı Belediyesi’nin yer aldığı KIRKAMBAR Projesinin “Odak Grup” toplantısı  önceki gün Antalya Müzesi Süleyman Fikri Erten Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

 

Toplantıya; Antalya İl Kültür Turizm Müdürü Dr. Candemir Zoroğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı İsmail Oskay, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi MüzelerŞube Müdürü Mehmet Şengül, Elmalı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Durmuş Altan, kültürel miras uzmanları ve basın mensupları katıldı. 

 

Tanıtım ve farkındalık faaliyetleri kapsamında, proje paydaşı Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile birlikte düzenlenen odak grup toplantısında, “Kırsal Miras, Kırsal Sit, Somut ve Somut Olmayan Kültürel Miras” kavramları ele alındı. Kültürel miras alanında çalışan uzmanlar için proje sonuçları doğrultusunda “Elmalı Kırsal Miras Korunum Durumu Analizi”’nin değerlendirildiği etkinlikte ambar ve serenlerin gerçek işlevleriyle korunumunun  önemine dikkat çekildi.

 

BÖLGE TURİZMİNE KATKI SAĞLAYACAK

 

Antalya İl Kültür Turizm Müdürü Dr. Candemir Zoroğlu, açılış konuşmasında projenin Antalya ve Elmalı için önemine işaret ederek; “Kırkambar Projesi’ni gıpta ederek takip ediyorum. Antalya ve Elmalı için çok önemli ve değerli olduğunu düşündüğüm bu projenin içinde yer almayı çok istedim. Elmalı’nın kırsal kültürel mirası olan seren ve tahıl ambarlarının proje sonrasında korunmaya devam etmesi çok önemli, bu alanlar bir rota haline getirilerek, bizi rakip kültürel destinasyonlardan ayıran bir özellik olarak yerli ve yabancı turistlere bölgenin kültürel mirası olarak tanıtılmalı” dedi.

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı İsmail Oskay da tarihi tahıl ambarlarının geleneksel tarım üretimine dikkat çeken bir sembol olduğunu hatırlatarak; tahıl ambarları ve serenlerin sayısallaştırılması, belgelenmesi ve tanıtımı projesinin önemini vurguladı. Oskay; “Projenin aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, Elmalı ve  Demre’nin Antalya turizmine inanç turizmi, kırsal turizm, gastronomi turizmi bağlamında yeni destinasyonlar olarak kazandırılması çabalarımızı destekleyerek, bölge turizmine de katkı sunacağını düşünüyorum” dedi.

 

Elmalı Kültür ve Sosyal İşler  Müdürü ve Proje Koordinatör Yardımcısı Durmuş Altan da, Kırkambar Projesi’nden sonra Elmalılı çiftçilerin tarihi tahıl ambarlarına bakışının değiştiğini belirterek, ambar ve serenlerin Elmalının tanıtımına katkı sunacağını söyledi.

               

AMBAR VE SERENLER GERÇEK İŞLEVLERİ İLE KORUNMALI

 

Erciyes Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim Üyesi Dr. Leyla Kaderli ise “Kırsal Miras ve Koruma Yaklaşımları” başlıklı konuşmasında Kırkambar Projesi çerçevesinde “Elmalı Kırsal Miras Korunum Durumunu” analiz etti. Dr. Kaderli, kırsal kültürel miras kavramının ülkemizde henüz tam olarak anlaşılmadığını belirterek, Avrupa’da 80’li yılların başında kırsal kültürel miras kavramının konuşulmaya başlandığını ve bu miras ögelerinin “insanlığın ortak mirası” olarak değerlendirildiğini söyledi. Dr. Kaderli “tahıl ambarları” ve “arı serenlerinin” de insanlığın ortak mirası olduğunun altını çizdi. Kırsal miras niteliğindeki yapıların bir “anıt” çerçevesinde mi yoksa “kırsal sit” alanı içinde mi korunacağına daha en başta karar verilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Kaderli, Dünya genelinde farklı yaklaşımlar olsa da “kırsal peyzaj” ve “kırsal miras ögelerinin” birlikte korunumu yaklaşımının öne çıktığını kaydetti.

 

Dr. Kaderli sözlerine şöyle devam etti: “Kültürel miras yapılarının korunumu çalışmaları belli ilkelere göre yapılmalıdır. Belgeleme, rölöve, restitüsyon, konservasyon ve restorasyon şeklinde sırasıyla gerçekleşmeli ve tüm bu çalışmalar planlanırken ve hayata geçirilirken işlevi de beraberinde düşünülmelidir. Proje kapsamında kayıt altına alınan 1658 ambarın yüzde 77’si halihazırda aynı işlevle kullanılmaya devam ediyor. Yaşayan kültürel mirasın korunumu için en uygun çözümün de bu olduğunu düşünüyorum.” 

 

Sadece kırsal miras yapılarına odaklanan koruma önerilerinin başarısız olacağının altını çizen   Dr. Kaderli, korumanın; üretim, yapım tekniği, ekonomik ve sosyal yaşantıya kadar birçok alanda yapılması gereken düzenlemelerle birlikte bütüncül bir yaklaşım, disiplinler arası bir çalışma ile sağlanabileceğini ifade etti.

 

ANTALYA’NIN TARIM TARİHİNE VE KIRSAL MİRASINA DUYARLI OLMALIYIZ

 

Proje Danışmanı Akdeniz  Üniversitesi Arkeoloji Bölümü  Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Tiryaki Kırkambar Projesinin, sivil toplum kuruluşlarının Antalya’da kültürel miras alanında gerçekleşen çalışmalara yapabileceği olumlu katkıların somut bir örneğini teşkil ettiğini vurguladı. Tiryaki, “Kırkambar projesi bize tarım tarihi ve kültürü, geleneksel halk mimarlığı, somut olmayan kültürel miras, kırsal miras ve kırsal sit gibi kavramlara daha duyarlı olmamız gerektiğini göstermesi açısından da önem taşıyor. Antalya’da ve bildiğim kadarıyla Türkiye’de Kırsal Miras alanında sivil toplum tarafından yapılmış ilk kapsamlı Önleyici Koruma Projesi olan Kırkambardan danışma kurulu üyesi olan yirmiye yakın uzman olarak bizler de pek çok şey öğrendik” dedi.

 

Toplantıda Proje Koordinatörü Dr. Selda Baybo da Kırkambar Projesi çerçevesinde gerçekleştirdikleri belgeleme, sayısallaştırma ve tanıtım çalışmaları hakkında bilgi verdi. Antalya Müzesi Süleyman Fikri Erten Konferans Salonunda gerçekleştirilen, Kültürel Miras Uzmanları Odak Grup toplantısı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.06.12 14:13:15
Son Düzenlenme Tarihi :






Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.05.28 11:16:41
Son Düzenlenme Tarihi :