SON DAKİKA

logo

Avlan Gölü’nün geleceği Elmalı Belediyesi’nin elinde

Akdeniz Güncel ve Toros Gazetesi sahibi Erkin Özgünsür Avlan Gölü ile ilgili çok önemli bir konuyu gündeme taşıdı

     Tarım ve Orman Bakanlığı ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 6 ncı Bölge Müdürlüğünce yürütülen Ulusal Öneme Sahip Avlan Gölü Sulak Alan Yönetim Planı kapsamında kurulan Yürütme Komitesi, Kaymakam Ahmet Fatih Kurt başkanlığında 30 Nisan 2019 tarihinde toplanmış, 1-2-3 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek  Avlan Gölü Şenlikleri'ne o toplantıda son şekil verilmişti.
Yıllar sonra “su” ile buluşan Avlan Gölü ile ilgili  farkındalık oluşturma mücadelesinde en önemli görevi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yüklenmiş. Ve gelinen nokta da da bu farkındalık kısmen oluşturulmuş. Öncelikle Elmalı İlçe Milli Eğitim Müdürü Akif Tak’ı kutluyorum.
Önce okul müdürlerince  Avlan Gölü’nün kenarında kitap okuma etkinliği gerçekleştirildi. Ardından “Avlan Hayattır, Ya Kurursa” sloganıyla Avlan Gölü kıyısını da kapsayacak şekilde bir doğa yürüyüşü düzenledi. Son olarak öğrencilerde bu farkındalığa dahil edildi. 
Elmalılıların desteğiyle bu girişimler sonuç verecek, Avlan Gölü bundan sonra hep böyle “göl” olarak kalacak, kalmalıda.
*****
Avlan Gölü’nün kaderi Elmalı Belediyesi’nin elinde. 
Peki mevcut belediye yönetimi Avlan Gölü’nün bu haliyle yaşaması  konusunda neler yapmayı planlıyor ? Öncelikle gölün su seviyesini en azından bu seviyede tutulması için atılması gereken adımları atacak mı ? 
Göl çevresinde nasıl bir düzenleme yapacak ? Mesela böylesine doğa harikası bir köşeyi Elmalı’nın en azından barbeküleriyle, tuvaletiyle dört dörtlük bir piknik ve mesire alanı haline getirecek mi ? Yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları ile Avlan Gölü’nün çevresi de Elmalı’ya kazandırılacak mı ?
*****
O zaman ki ismiyle Orman Bakanlığı, Avlan Gölü ve çevresini piknik ve mesire alanı olarak düzenlemesi kaydıyla 25 yıllığına bu alanı Elmalı Belediyesi’ne tahsis etmişti. 
Yanılmıyorsam bu tahsis 2017 yılında yapılmıştı. Tahsis yapılırken 2 yıl içinde Elmalı Belediyesi’nin bu alanda düzenleme yapması şartı vardı. 
Yani, Elmalı Belediyesi’nin yeni yönetimi  elini çabuk tutmazsa tahsis iptal edilecek.
*****
Tahsis iptal edilirse bugünkü adıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ihale ile  Avlan Gölü ve çevresini özel sektöre 49 yıllığına verebilir. Böyle bir durumda Avlan Gölü ve çevresi  yürüyüş yollarıyla, spor alanlarıyla, çocuk parkıyla, göl sporlarıyla, lokantasıyla, piknik alanıyla dört dörtlük hale gelebilir...
Ama, sözkonusu şirket ya da kuruluş ticari kazancı ön plana çıkaracağından birçok hizmetin de bedeli olur..
Bu nedenle de Elmalı Belediyesi tahsisin iptal olmaması için elini çabuk tutmak ve tahsis şartlarını yerine getirmeye başlamak, bunun yanında Avlan Gölü’nü su ile beslemek  zorundadır.        *Erkin ÖZGÜNSÜR



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.05.02 07:35:10
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kalp hastalarında bütüncül yaklaşım tedavi başarısını arttırıyor

Bütüncül yaklaşımda ’hastalık’ yerine ’hasta’ olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Yiğit, eforla ortaya çıkan nefeste daralma hissi, soluk taşması, nedensiz oluşan çarpıntı, çarpıntıya eşlik eden baş dönmesi, göz kararması ve baygınlığın, kalp hastalığı açısından uyarıcı bir belirti olabileceğini söyledi.
Başkent Üniversitesi Dr. Adana Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Yiğit, kalp hastalığı belirtileri, tanı ve tedavide bütüncül yaklaşımın önemiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Kalp ve damar hastalıklarında en sık görülen ve en tipik şikayetin göğüs ağrısı olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Yiğit, "Özellikle eforla yani hareketle ortaya çıkan, göğsün ortasında veya sol tarafında, sol kola veya sırta yayılan, 5 ile 10 dakika arasında süren, dinlenmekle geçen, baskı tarzındaki ağrı kalp hastalığı açısından önemli bir belirtidir. Eforla ortaya çıkan nefeste daralma hissi, soluk taşması, nedensiz oluşan çarpıntı, çarpıntıya eşlik eden baş dönmesi, göz kararması ve baygınlık, kalp hastalığı açısından uyarıcı bir belirti olabilir. Beynin kan akımının geçici olarak azalması sonucunda ortaya çıkan ve kendiliğinden düzelen şuur kaybı yani bayılma da önemli belirtilerden biridir. Bacak şişliği, geceleri yastık sayısını artırma ihtiyacı, ani nefes darlığı ile uyanma, yeni gelişen halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, kollarda güçsüzlük de kalp hastalığını akla getirmelidir. Kalp ve damar hastalıkları herhangi bir belirti vermeyebilir. Hipertansiyon, hiperlipidemi, diyabeti olan ve sigara kullanan kişiler, 45 yaşın üstündeki erkekler, 55 yaşın üstündeki ve menopoza giren kadınlar, ailesinde erken yaşta kalp hastalığı ve obezite olan kişiler riskli gruptadır. Yoğun kaygı ve depresyon da kalp hastalığı için risk teşkil etmektedir. Bu nedenle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan kişilerin şikayetleri olmasa da düzenli aralıklarla kontrole gitmelerini öneriyoruz" diye konuştu.

"Bütüncül yaklaşımda hastalık yoktur hasta vardır"
Genel tıpta bütüncül yaklaşımın kişiyi belirli bir hastalık üzerinden değil, tüm ihtimaller üzerinden inceleyerek altta yatan esas soruna yönelip onu tedavi etmeyi hedeflediğini bu nedenle bütüncül yaklaşımda ’hastalık yoktur, hasta vardır’ vurgusu yapan Prof. Dr. Yiğit, "Kalp hastalığı özelinde, hastanın demografik özellikleri, kalp hastalığı risk faktörleri, eşlik eden diğer hastalıkları da göz önüne alınarak değerlendirme yapılır. Bu yaklaşımla, erken ve doğru tanıyla birlikte en etkin ve en az yan etkisi olan tedavi hedeflenmektedir. Tanı için hastadan alınan tıbbi öykü önemlidir. Hastalığın gelişimi kişinin yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu, sosyokültürel çevresi, ekonomik düzeyine göre farklılık gösterir. Her hastaya aynı yöntemle yaklaşmak uygun olmaz. Fizik muayenesi de yapıldıktan sonra kalp hastalığı düşünülen veya kalp hastalığı yönünden yüksek riskli olan kişilere bütüncül yaklaşımın bir sonucu olarak, eşlik eden diğer hastalıklar göz önüne alınarak uygun görülen tetkik ve testler yapılır. Böylelikle hastayı oluşabilecek komplikasyonlardan korumuş oluruz. Şikayeti olmayan ve sadece kontrol maksatlı gelen kişilerde de gereksiz tetkikten ve bunun doğuracağı risklerden kaçınmak için risk düzeyine göre tetkikler yapılır. Son zamanlara kullandığımız ve kalp hastalığının erken teşhisine yardımcı olan sanal anjiyografi (koroner bilgisayarlı tomografik anjiyografi) yöntemiyle, kalp damarları görüntülenir, darlık veya tıkanıklık tespit edilir, plak olup olmadığı tespit edilir. Kalp damar darlığı bu plaklar üzerinde gelişir. Yine bu yöntemle doğumsal kalp hastalıkları, damar stentleri, by-pass damarları, kalpten çıkan ana damarlar ve kalp kapakları da değerlendirilmektedir. Tanı sonrasında bütüncül bir yaklaşımla uygulanan tedavinin başarı oranı artmaktadır. Tedavi düzenlenirken diğer almakta olduğu ilaçlarla etkileşim açısından dikkatli olunur ve tedavinin etkinliği artarken yan etkisi azalır. Ayrıca kişilere hastalığı nedir, tedavisi nedir ve yan etkileri nelerdir, tedavi edilmezse riski ne olur, kontrol gerektiriyorsa ne sıklıkla yapılmalıdır, acil durumların neler olabileceği ve bu durumda ne yapılması gerektiği nasıl irtibata geçileceği detaylıca konuşulmaktadır" diye bilgi verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.28 18:02:05
Son Düzenlenme Tarihi :





Siftah yaptı

Antalyaspor'da, transfer olur olmaz sahaya çıkan oyunculara bir yenisi daha eklendi. İsrail'in Hapoel Beer Sheva takımından kırmızı beyazlılara transfer olan Sagiv Jehezkel, İstanbul'da kamp yapan takıma katılmasından sonraki gün sahaya çıktı. 

Antalyaspor taraftarlarının transferi ile ilgili tüm detayları ilk kez Toros Gazetesi ve torosgazetesi.com özel haberi ile öğrendiği Jehezkel, kırmızı beyazlı forma ile ilk sürelerini, tıpkı Hapoel'den takım arkadaşı olan ve kendisinden iki gün önce Antalyaspor'a katılan Ramzi Safouri gibi Fenerbahçe karşısında aldı.

Maça ilk 11 başlayan Erdoğan Yeşilyurt'un yerine oyuna dahil olan İsrailli, maçın son anlarında ise Bünyamin Balcı'nın yerine sağ beke geçti. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.09.19 20:03:22
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.09.19 20:09:11