SON DAKİKA
header-ad

Başkan Semih Esen'in 19 Mayıs mesajı

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen , yayınladığı mesajla 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutladı.

19 Mayıs 1919, Türk milletinin bağımsızlığa doğru attığı ilk adımıdır.

 Bizler için 19 Mayıs 1919 sıradan bir tarih değil, bağımsızlık ve kurtuluşun ayak seslerinin simgesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bağımsızlık ateşini Anadolu'da yakmak için büyük bir umut ve kararlılıkla adım attığı o gün, Cumhuriyetimizin de temellerinin atıldığı gündür.

 Ulu Önder Gazi Mustafa Atatürk'ün özgürlüğe uzanan bu tarihi adımı, bağımsızlığına düşkün olan halkımızın esaret zincirlerini kırıp, asla boyunduruk altında yaşamayacağını tüm dünyaya ilan ettiği bir dönüm noktasıdır. İşgal altındaki bir milletin her anlamda umutlarının yeşerdiği ve daha sonra da bağımsızlığa uzanan zorlu bir yolun başlangıcı olan 19 Mayıs, ülkemizin geleceği olan gençlere armağan edildi.

 Bütün ümidini gençlere bağlayan Atatürk'ün yolumuzu aydınlatan fikirlerini ve ilkelerini 101 yıl önceki kararlılıkla gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz.

 Bu duygu ve düşüncelerle başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnetle anıyor, ülkemizin aydınlık geleceği olan gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyorum.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.05.19 08:37:17
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






CHP’DEN ELEKTRİK ZAMMI PROTESTOSU

İl Başkanı Nail Kamacı : “Bugün ülkemizde elektrik; yiyecekten, içecekten, ısınmadan, aydınlanmadan fedakârlık ederek kullanabildiğimiz, adeta bir lüks haline gelmiştir. Bu durumun nedeni yalnızca yapılan zamlar değildir. Bu, yıllardır uygulanan yanlış enerji politikalarının, plansız ve rant odaklı özelleştirmelerin acı bir sonucudur.” Dedi.

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, elektrik faturalarına gelen son zamları protesto etmek için CK Akdeniz Elektrik A.Ş.’nin Muratpaşa Şubesi önünde eylem yaptılar.

İl Başkanı Nail Kamacı : “Bugün ülkemizde elektrik; yiyecekten, içecekten, ısınmadan, aydınlanmadan fedakârlık ederek kullanabildiğimiz, adeta bir lüks haline gelmiştir. Bu durumun nedeni yalnızca yapılan zamlar değildir. Bu, yıllardır uygulanan yanlış enerji politikalarının, plansız ve rant odaklı özelleştirmelerin acı bir sonucudur.” Dedi.

 

 

ELEKTRİK DAĞITIMI KAMUNUN DENETİMİNE ALINMALI

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, PM Üyemiz Niyazi Şen, Milletvekillerimiz Cavit Arı, Aykut Kaya, İl yöneticilerimiz,  İlçe Başkanlarımız ve yöneticilerimiz, İl Disiplin Kurulu Başkanımız, İl Kadın Kolları Başkanımız, partililer ve vatandaşlar katıldı.

İl Başkanı Nail Kamacı; “Buradan açıkça ilan ediyoruz: “Elektrik dağıtımı yeniden kamunun denetimine alınmalıdır, Faturalardaki dağıtım bedeli şeffaf, makul ve denetlenebilir hale getirilmelidir Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), şirketleri değil halkı korumalıdır. Özelleştirilen bölgeler ve enerji tesisleri kamulaştırılmalıdır Enerji politikaları, siyasi ve ticari çıkarların değil, halkın refahının merkezinde olmalıdır.” Diye konuştu.

 

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, basın açıklamasında şunları söyledi;

“Bugün burada, her ay elimizi yakan, aile bütçemizi sarsan elektrik faturalarının ardındaki gerçekleri konuşmak için toplandık. Çünkü artık yeter! Elektrik bir lüks değil, temel bir insan hakkıdır. Ancak bugün ülkemizde elektrik; yiyecekten, içecekten, ısınmadan, aydınlanmadan fedakârlık ederek kullanabildiğimiz, adeta bir lüks haline gelmiştir. Bu durumun nedeni yalnızca yapılan zamlar değildir. Bu, yıllardır uygulanan yanlış enerji politikalarının, plansız ve rant odaklı özelleştirmelerin acı bir sonucudur.

 

Hatırlatalım: 2012 yılında Antalya’nın da içinde bulunduğu Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş., 546 milyon dolara özel sektöre satıldı. O günün dolar kuru 1.60 TL idi. Şirket bu bedeli cebinden ödemedi; bankalardan dövizle kredi çekti. Yani Türk lirası geliri olan bir işe dövizle borçlandı. Bu borcun halka yıkılacağı o günden belliydi.

 

Bugün dolar 38 TL’yi aştı. Şirketler borçlarını ödeyemiyor. Peki çözüm ne? Yine halka fatura edilmek. Yapılan her zamla, gelen her faturayla halk bu borcu ödüyor. 5 Nisan 2025 itibarıyla elektriğe %25 zam yapıldı. Bu sadece bir oran değildir. Bu, sofradaki ekmeğimizden, çocuğumuzun defterinden, cebimizdeki son kuruştan alınan bedeldir. Türkiye’de 42 milyon elektrik abonesi vardır. Bu zamlardan konut abonelerinin %97’si doğrudan etkilenmektedir. Her ay vatandaşın cebinden 5 milyar lira daha fazla para çıkacak.

 

Ve bu paralar nereye gidiyor? AKP eliyle özelleştirilen elektrik dağıtım şirketlerinin kasasına. 2004 yılında başlatılan özelleştirme süreciyle TEDAŞ üçe bölündü: EÜAŞ, EİAŞ ve EDAŞ. Üretim (EÜAŞ) ve dağıtım (EDAŞ) özel sektöre devredildi. İletim (EİAŞ) ise kamuya bırakıldı çünkü rant yoktu! Bu süreçte yaklaşık 70 milyar dolar gelir elde edildi. Bugün bu altyapıları yeniden kurmaya kalksanız o para yetmez. Ülkemizde elektrik üretiminin %85’i özel şirketler tarafından gerçekleştiriliyor. Dağıtımın tamamı özel sektörde. AKP’nin yarattığı sistemde bu şirketler birer kartel haline geldi. Devlet, elektriği özel sektörden pahalıya alıp onlara ucuza satıyor. Aradaki fark Hazine’den, yani sizden karşılanıyor. Buna da “devlet desteği” deniyor! Aslında bu, halktan alınanın halka bir kısmının geri verilmesi değil, özel sektöre yeni kaynak aktarımıdır.

 

ELEKTRİK FATURASININ SADECE %19’U GERÇEK ENERJİ BEDELİDİR.

 

AKP, faturalarla ilgili vatandaşlara hileli ve yanıltıcı mesajlar gönderiyor. “Devlet desteği indirimi” adı altında mesaj atıyorlar. Oysa böyle bir destek yok. Tıpkı mağazaya önce zam yapıp sonra “%50 indirim” tabelası asmak gibi. Vatandaşla dalga geçiliyor.

 

Bugün bir elektrik faturasının sadece %19’u gerçek enerji bedelidir. Kalan %81’i dağıtım, vergi ve fonlardır. Yani biz elektriği değil, ona ulaşmayı pahalıya ödüyoruz! Kullandıkları altyapı hâlâ kamuya ait. Ama bu hizmet, belli şirketlerin kâr makinesine dönüşmüş durumda. Bu sadece aile bütçesini değil, ülke ekonomisini de çökertmektedir.

 

Buradan açıkça ilan ediyoruz: “Elektrik dağıtımı yeniden kamunun denetimine alınmalıdır, Faturalardaki dağıtım bedeli şeffaf, makul ve denetlenebilir hale getirilmelidir Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), şirketleri değil halkı korumalıdır. Özelleştirilen bölgeler ve enerji tesisleri kamulaştırılmalıdır Enerji politikaları, siyasi ve ticari çıkarların değil, halkın refahının merkezinde olmalıdır.

 

Geçiş sürecinde bağımsız ve güçlü bir Kamulaştırma İdaresi kurulmalı, kamu kaynakları yeniden halk yararına kullanılmalıdır. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanlığı olarak bu düzene sessiz kalmayacağız. Elektrik faturası şirketlerin borcunu değil, halkın yaşamını aydınlatmalıdır! Bu ülke birkaç ayrıcalıklı şirkete değil, 85 milyona aittir. Bu kaynaklar bizimdir. Bu topraklar bizimdir. Bu enerji bizimdir. Bu mücadele hepimizindir.”



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.04.22 09:05:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Deprem sarstı, kaza yıktı: “Kıyafetimiz bile kalmadı”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlere Adana’da yakalanan 4 çocuklu Aydoğan çifti, Antalya’ya taşınırken yaşanan kazayla yıkıldı. Çiftin 2 çocuğunun ve depremden kurtardıkları eşyalarının bulunduğu kamyon şarampole uçarak taklalar attı. Feci kazada çocuklardan birisi ağır yaralanırken etrafa saçılan eşyalar ise kullanılamaz hale geldi. Yaşandıklarını gözleri dolarak anlatan baba Murat Aydoğan, kazanın ardından giyecek elbiselerinin kalmadığını belirterek duygulandırdı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin üzerinden 6 ay geçti. Depremlerde resmi rakamlara göre 50 bin 783 kişi hayatını kaybetti. 4.1 milyon kişinin evinden ayrılmasına neden olan felaket, 1.5 milyon kişinin de evsiz kalmasına neden oldu. Depremde hayatları sarsılan ailelerden bir tanesi de 4 çocuklu Murat ve Raziye Aydoğan çifti oldu. Adana Ceyhan’da oturan ailenin yaşadığı ev orta hasarlı tespit edildi. Aydoğan çiftçi, yaşanılanların ardından Antalya’ya gelmeye karar verdi. Murat Aydoğan, Antalya’da bulunan ablasının eşini arayarak kendisine bir iş bulmasını istedi. Eniştesinin çalıştığı otelde iş bulan Murat Aydoğan, önce kendisi şehre geldi sonra ise ailesini getirmek için harekete geçti.

3 gün yoğun bakımın ardından hayata tutundu
Murat Aydoğan, 19 Temmuz’da ailesini getirmek için Antalya’dan Adana’ya dönerek bir kamyon bulup eşyalarını yükledi. Ardından ise iki çocuğu ile eşine bir otobüs firmasından bilet aldı, diğer iki çocuğu ise nakliye kamyonu ile gelmek üzere yola çıktı. Eşyaların yüklü olduğu kamyon Akseki ilçesine geldiği sırada kontrolden çıkarak şarampole uçtu. Kazada takla atan kamyonda bulunan çiftin büyük iki oğlu Mustafa Emre Aydoğan ile Semih Aydoğan yaralandı. Durumu ağır olan Mustafa Emre önce Akseki Devlet Hastanesine sonra ise önce Manavgat’a oradan da Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi. Akciğerinde kanama, kolunda kırık ve yüzünce çatlama olduğu teşhis edilen çocuk çeşitli operasyonlardan geçti. 3 gün yoğun bakım sürecinin ardından ise taburcu oldu. Yaşanılanları unutmaya çalışan Aydoğan ailesi Kepez ilçesinde 7 bin TL’ye kiraladıkları evde yeniden hayata tutundu. Aile yaşanan bu süreçte oluşan borçlarının ödenmesi için yardım talebinde bulundu.

“Yaşadığımız psikolojiden uzaklaşmak için Antalya’ya gelmeye karar verdim”
Yaşadıklarını anlatan Murat Aydoğan, “Depreme Ceyhan’da yakalandım. Ben şehir dışında bulunuyordum ama eşim ve çocuklarım depremi yaşadı. Sürekli aklım onlarda kaldı. İster istemez psikolojik olarak yıprandık. Evimiz orta hasarlı olduğu tespit edildi. Hem çocuklarımın hayatını kurtarmak hem de yaşadığımız psikolojiden uzaklaşmak için Antalya’ya gelmeye karar verdim. Antalya’da ablam yaşıyordu. Daha önce gezmeye geldim, iş imkanları burada daha iyiydi. Eniştemi arayarak bana iş bulmasını istedim o da bana iş buldu. Sonra buraya gelerek ben işe girdim” dedi.

“3 gün yoğun bakımda kaldı, şu an durumu iyi”
19 Temmuz’da ailesini Antalya’ya getirmek için Adana’ya gittiğini belirten Aydoğan, “Bir kamyonet kiraladım, çocuklarımdan iki tanesine otobüs bileti aldım. Yer bulamadığım için 2 çocuğum nakliye arabası ile geldi. Kamyonet Akseki’de kazaya karışıyor. Kaza haberini alır almaz oraya gittim. Çocuklarımın canlarının sağ olmasına çok sevindim. Çocuklarımdan bir tanesi ağır yaralanmıştı. Önce Akseki Devlet Hastanesine sonra da Manavgat’a getirildi burada karaciğerde kanama teşhis edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesine sevki oldu. Burada ilk müdahalesi yapıldı. 3 gün yoğun bakımda kaldı, şu anda durumu iyi” sözlerine yer verdi.

“Üzerimize giyecek kıyafet bile kalmadı”
Konuşurken gözleri dolan ve olayların üst üste geldiğini belirten Aydoğan, “Eşyalarımızı kazada kaybettik, sonra akrabaların yardımı ile bir kısmını aldık. Geri kalan eşyaları da borçlanarak aldım. Şu anda 180 bin TL’ye yakın borcum var. Çocuklarımın odasında hiçbir şey yok. Üzerimize giyecek kıyafet bile kalmadı” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.11 10:58:01
Son Düzenlenme Tarihi :