SON DAKİKA

logo

Hiç gitmediği İstanbul’dan gelen cezalar bezdirdi: “Plakayı değiştireceğim”

Antalya’da çiftçilikle geçimini sağlayan Hüseyin Şallı’ya, 1992 model aracı ile hiç gitmediği İstanbul’dan daha önce gelen cezaların ardından yine çok sayıda trafik cezası geldi. Gelen cezalar karşısında adeta canından bezen adam, “Ben İstanbul’un yolunu dahi bilmem. Gelen cezalardan sonra plakayı..

Antalya’da çiftçilikle geçimini sağlayan Hüseyin Şallı’ya, 1992 model aracı ile hiç gitmediği İstanbul’dan daha önce gelen cezaların ardından yine çok sayıda trafik cezası geldi. Gelen cezalar karşısında adeta canından bezen adam, “Ben İstanbul’un yolunu dahi bilmem. Gelen cezalardan sonra plakayı değiştireceğim” dedi.
Antalya’nın Elmalı ilçesinde çiftçilikle geçimini sağlayan Hüseyin Şallı’ya (48) hiç gitmediği İstanbul’dan daha önce gelen 23 farklı trafik cezasının ardından bu kez de 11 farklı trafik cezası geldi. Kendisine ait 07 SU 545 plakalı 1992 model Tofaş marka aracı ile bugüne kadar Antalya dışına hiç çıkmadığını söyleyen Şallı, gelen cezalar karşısında adeta hayatından bezdi.

Farklı güzergahlardan cezalar geldi
Şallı’ya ait son 7 ayrı ceza, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrupa Otoyolu güzergâhından 15 Nisan 2022 ve 11 Nisan 2023 tarihleri arasından gelirken, geri kalan 4 ceza ise 11 Mayıs-21 Haziran 2023 tarihleri arasında Karayolları Genel Müdürlüğü Samandıra ve Çamlıca gişelerinden geldi. Cezaların daha çok İkitelli, Fenertepe, Çamlık ve İstoç noktalarında yazıldığı görüldü.

“Ben İstanbul’un yolunu bilmem"
Cezalara anlam veremeyen Hüseyin Şallı, “Ben İstanbul’un yolunu bilmem. Hiç gitmediğim halde 500 TL ceza gelmiş. Son 6 aydır hiçbir yere gitmedim. Farklı güzergahlardan ceza geliyor. Karar verdim plakayı değiştirteceğim. Şahin model otomobil İstanbul’a gitse gidemez. Ben arabamla sadece arazilerime gidiyorum” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.14 10:36:19
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Beydağı Mangalevi’nin yeri yıllık KDV dahil 215 bin liraya yeni işletmecisinde

Beydağı Mangalevi’nin bulunduğu lokanta& park konsepti, Elmalı Belediyesi şirketi Ebton A.Ş tarafından ihaleye çıkarıldı. İhaleyi KDV dahil 215 bin lira yıllık bedel ödeyecek Hüseyin Korkmaz kazandı

    Belediye Parkı içinde bulunan ve Elmalı Belediyesi Şirketi Ebton A.Ş.’nin o dönemdeki yönetimi tarafından Beydağı Mangalevi olarak düzenlenen Sultan Sofrası’nın eski yeri, 3 yıllığına ihaleye çıkarıldı. 4 kişi/firmanın katıldığı ihale yıllık KDV dahil 215 bin lira teklif eden Hüseyin Korkmaz adlı vatandaşta kalırken, sözkonusu kişi burayı lokanta & park konseptinde işletecek. 
3 yıllığına sözkonusu lokanta ve parkı işletecek olan Hüseyin Korkmaz ilk yıl için ödeyeceği  KDV dahil 215 bin lirayı 2 taksit halinde ilgili kuruma yatıracak. İlk taksit yer tesliminden itibaren 7 gün içerisinde ödeyecek.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.06.17 08:33:37
Son Düzenlenme Tarihi :





Kalp hastalarında bütüncül yaklaşım tedavi başarısını arttırıyor

Bütüncül yaklaşımda ’hastalık’ yerine ’hasta’ olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Yiğit, eforla ortaya çıkan nefeste daralma hissi, soluk taşması, nedensiz oluşan çarpıntı, çarpıntıya eşlik eden baş dönmesi, göz kararması ve baygınlığın, kalp hastalığı açısından uyarıcı bir belirti olabileceğini söyledi.
Başkent Üniversitesi Dr. Adana Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Yiğit, kalp hastalığı belirtileri, tanı ve tedavide bütüncül yaklaşımın önemiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Kalp ve damar hastalıklarında en sık görülen ve en tipik şikayetin göğüs ağrısı olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Yiğit, "Özellikle eforla yani hareketle ortaya çıkan, göğsün ortasında veya sol tarafında, sol kola veya sırta yayılan, 5 ile 10 dakika arasında süren, dinlenmekle geçen, baskı tarzındaki ağrı kalp hastalığı açısından önemli bir belirtidir. Eforla ortaya çıkan nefeste daralma hissi, soluk taşması, nedensiz oluşan çarpıntı, çarpıntıya eşlik eden baş dönmesi, göz kararması ve baygınlık, kalp hastalığı açısından uyarıcı bir belirti olabilir. Beynin kan akımının geçici olarak azalması sonucunda ortaya çıkan ve kendiliğinden düzelen şuur kaybı yani bayılma da önemli belirtilerden biridir. Bacak şişliği, geceleri yastık sayısını artırma ihtiyacı, ani nefes darlığı ile uyanma, yeni gelişen halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, kollarda güçsüzlük de kalp hastalığını akla getirmelidir. Kalp ve damar hastalıkları herhangi bir belirti vermeyebilir. Hipertansiyon, hiperlipidemi, diyabeti olan ve sigara kullanan kişiler, 45 yaşın üstündeki erkekler, 55 yaşın üstündeki ve menopoza giren kadınlar, ailesinde erken yaşta kalp hastalığı ve obezite olan kişiler riskli gruptadır. Yoğun kaygı ve depresyon da kalp hastalığı için risk teşkil etmektedir. Bu nedenle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan kişilerin şikayetleri olmasa da düzenli aralıklarla kontrole gitmelerini öneriyoruz" diye konuştu.

"Bütüncül yaklaşımda hastalık yoktur hasta vardır"
Genel tıpta bütüncül yaklaşımın kişiyi belirli bir hastalık üzerinden değil, tüm ihtimaller üzerinden inceleyerek altta yatan esas soruna yönelip onu tedavi etmeyi hedeflediğini bu nedenle bütüncül yaklaşımda ’hastalık yoktur, hasta vardır’ vurgusu yapan Prof. Dr. Yiğit, "Kalp hastalığı özelinde, hastanın demografik özellikleri, kalp hastalığı risk faktörleri, eşlik eden diğer hastalıkları da göz önüne alınarak değerlendirme yapılır. Bu yaklaşımla, erken ve doğru tanıyla birlikte en etkin ve en az yan etkisi olan tedavi hedeflenmektedir. Tanı için hastadan alınan tıbbi öykü önemlidir. Hastalığın gelişimi kişinin yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu, sosyokültürel çevresi, ekonomik düzeyine göre farklılık gösterir. Her hastaya aynı yöntemle yaklaşmak uygun olmaz. Fizik muayenesi de yapıldıktan sonra kalp hastalığı düşünülen veya kalp hastalığı yönünden yüksek riskli olan kişilere bütüncül yaklaşımın bir sonucu olarak, eşlik eden diğer hastalıklar göz önüne alınarak uygun görülen tetkik ve testler yapılır. Böylelikle hastayı oluşabilecek komplikasyonlardan korumuş oluruz. Şikayeti olmayan ve sadece kontrol maksatlı gelen kişilerde de gereksiz tetkikten ve bunun doğuracağı risklerden kaçınmak için risk düzeyine göre tetkikler yapılır. Son zamanlara kullandığımız ve kalp hastalığının erken teşhisine yardımcı olan sanal anjiyografi (koroner bilgisayarlı tomografik anjiyografi) yöntemiyle, kalp damarları görüntülenir, darlık veya tıkanıklık tespit edilir, plak olup olmadığı tespit edilir. Kalp damar darlığı bu plaklar üzerinde gelişir. Yine bu yöntemle doğumsal kalp hastalıkları, damar stentleri, by-pass damarları, kalpten çıkan ana damarlar ve kalp kapakları da değerlendirilmektedir. Tanı sonrasında bütüncül bir yaklaşımla uygulanan tedavinin başarı oranı artmaktadır. Tedavi düzenlenirken diğer almakta olduğu ilaçlarla etkileşim açısından dikkatli olunur ve tedavinin etkinliği artarken yan etkisi azalır. Ayrıca kişilere hastalığı nedir, tedavisi nedir ve yan etkileri nelerdir, tedavi edilmezse riski ne olur, kontrol gerektiriyorsa ne sıklıkla yapılmalıdır, acil durumların neler olabileceği ve bu durumda ne yapılması gerektiği nasıl irtibata geçileceği detaylıca konuşulmaktadır" diye bilgi verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.28 18:02:05
Son Düzenlenme Tarihi :