SON DAKİKA

logo

Fıstık çamı ekonomiye katkı sağlıyor

Türü tanımlayan Latince ad, “pinea", Latince bir sıfat olup çamlarda “dişiliği" ifade etmektedir. Dişi kozalaklarından dolayı bu isim verilmiştir.
Yayılışı, Morfolojik ve Botanik Özellikleri
Vatanı Portekiz'den Anadolu'ya kadar tüm Akdeniz sahil kesimleridir. Türkiye'de Artvin, Trabzon, Bartın, Bursa, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Kahramanmaraş illerinde doğal yayılışı bulunur. Türün yayılış alanı tipik Akdeniz İklimi etkisinde olan alanlar olup deniz seviyesinden 600 m'ye kadar bir yükselti kuşağında doğal yetişirler. Asıl yayılış alanı olan Ege ve Akdeniz Bölgeleri dışında, Karadeniz Bölgesi'nde iki farklı alanda yerel yayılışı vardır. Bu alanlarda da Akdeniz İklim tipine benzer bir iklim hâkimdir.
25 (-30) m'ye kadar boy ve 1,5 m çap yapabilen bir ağaçtır. Tepe tacı çok geniş, yayılmış ve hafif kubbemsidir. Çok sayıda inceden kalına değişen, yatay ve yukarı doğru uzanan dalların oluşturduğu tepe tacı uçlarda çok sayıda yaprakla sonlanır. Şemsiye şeklindeki tepe yapısı ile diğer çam türlerinden kolaylıkla ayırt edilebilmektedir. 
Gövde düzgün, kırmızımtırak-gri renkli ve kalın olan kabuğu düzensiz ve derin çatlaklıdır. Sürgünleri sarımsı-kahverengiden grimsi-kahverengiye kadar değişiklik gösterir; tüysüz ve yaprakların tabanı pütürlüdür. 
Tomurcuklar 6-12 mm uzunluğunda ve reçinesizdir. Reçinesiz tomurcuklar sivri, yumurta biçimindedir ve tomurcuk pullarının uçları geriye doğru kıvrılmıştır. 10 – 15 cm uzunluğundaki iğne yapraklar parlak açık yeşil renktedir, kenarları dişlidir. 
İğne yaprakları ikili olarak bulunur ve her biri (6-) 8-16 (-20) cm uzunluğunda, kalın, kenarları ince dişli, sert ve hafifçe dönük, ama iğne gibi batıcı değildir; ömrü (2-) 3 (-4) yıldır, mavimsi yeşilden parlak yeşile kadar değişen renklerdedir. Her yaprağın her iki yüzünde de çok sayıda stoma bulunmaktadır. Yaprakların dip tarafını saran glaf (kın) 10 – 12 mm uzunluğunda ve açık esmer renklidir. Kozalak (6-) 8-12 (-15) cm uzunluğunda, yumurtamsı küre şeklinde, 50-100 tohum taşıyan, olgunlaşmadan önce yeşil; olgunlaştığında parlak, hafifçe kırmızımsı-kahverengidir. 2-3 yılda olgunlaşır ve olgunlaştığında tohumlarını dağıtmak için genişçe açılır; kısa saplıdır. Kozalak pulları geniş, kürek şeklinde, kalkan 5-6 kenarlı ve pervazlıdır. Göbek (umbo) büyüktür, düzdür ve bir kanal/oluk tarafından çevrelenmiştir. 
Bu çam türünün tohumları çok büyük (1,5 – 2 cm), buna karşılık gayet küçük ve ince bir kanat artığı vardır. Tohumun üst yüzü koyu morumsu-kahverengi bir toz ile örtülüdür. Tohumları halk arasında “Çam Fıstığı" olarak bilinir. Bu çam türünün esas ürünü odunu değil, yenen yağlı tohumlarıdır.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.09 13:43:26
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Yaz yağışları baskı altındaki sivrisinek türünü kontrolden çıkardı

Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, iklim değişikliğinin sivrisineklerin tam istediği bir ortam oluşturduğunu belirterek, “Kış aylarında sineklerin çoğu saklandıkları yerlerde olumsuz çevre şartlarından dolayı ölürlerdi. Bu kış havanın sıcak, y..

Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, iklim değişikliğinin sivrisineklerin tam istediği bir ortam oluşturduğunu belirterek, “Kış aylarında sineklerin çoğu saklandıkları yerlerde olumsuz çevre şartlarından dolayı ölürlerdi. Bu kış havanın sıcak, yaz aylarının da yağışlı geçmesi sineklerin tam istediği ortamları oluşturdu. Normalde ilaçlama ile baskı altında tutulan bir cinsimiz vardı. Ancak aşırı yağış toprağı doyurduktan sonra devasa genişlikte üreme alanı oluştu. Bu alanlarda da sinekler yumurtladı. Popülasyonunda şuanda bir artış yaşanıyor” dedi. Çetin, bu durumun havaların ısınması ve yağışın durması halinde 7-10 gün içerisinde normale dönebileceğini belirtti.
Yaz aylarında artış gösteren sivrisinek kabusu, bu yıl etkisini daha fazla gösteriyor. Buna sebep olarak da iklim değişikliği gösteriliyor. Kış aylarında saklanan ve aşırı soğuk nedeniyle telef olan sivrisinekler, bu kış havaların fazla soğumaması nedeniyle hayatta kalmayı başardı. Yaz aylarında ise ülke genelinde etkili olan yağışlar, sivrisineklerin üreme alanlarını genişletti. Belediyelerin rögar, fosseptik, kapalı alan ve su kanallarındaki ilaçlamaları bir yandan sürerken, tekrar eden yağışlar ilaçlamaların etkisini ise azalttı. Uzmanlar, sıcaklığın arması ve yağışların durması halinde bu durumun 7-10 gün içerisinde düzeleceğini öngörürken, konutlarında sivrisinek şikayeti yaşayan vatandaşlara da bazı önerilerde bulunuldu.

“Sineklerin tam istediği ortam oluştu”
Bu yıl Türkiye’de iklim değişikliğinin etkisini bariz bir şekilde görüldüğünü ifade eden Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, yağış rejiminde aşırı bir bozukluk olduğunu kaydetti. Kış aylarının sıcak, yaz aylarında da bariz bir şekilde yağışın gerçekleşmesinin sivrisinekler için ideal bir ortam oluşturduğuna dikkati çeken Çetin, “Normal şartlarda Antalya gibi bir ilde 35 derecenin üzerinde bir sıcaklıklı kurak bir dönem geçirmemiz gerekiyordu ama halen 20-25 derecelerde yağışlı bir ortam geçiriyoruz. Bu sivrisinekler için çok ideal bir ortam. Kış aylarında sineklerin çoğu saklandıkları yerlerde olumsuz çevre şartlarından dolayı ölürlerdi. Bu kış havanın sıcak, yaz aylarının da yağışlı geçmesi sineklerin tam istediği ortamları oluşturdu” dedi.

“Yağışlar sonrası devasa genişlikte üreme alanı oluştu”
Antalya’nın Manavgat ve Serik bölgesinde ilaçlamayla baskı altında olan Ochlerotatus sivrisinek türünün, yağışlarla birlikte geniş alana yayıldığını aktaran Çetin, “Özellikle denize yakın alanlarda toprak suya aşırı doydu. Bu alanlarda böğürtlenlerin arasında biriken suda ya da kısmi alanlarda yetişen bir sivrisinek cinsimiz var, Ochlerotatus. Bu sinekleri normalde ilaçlamayla baskı altında tutuluyordu ancak aşırı yağış toprağı doyurduktan sonra devasa genişlikte üreme alanı oluştu. Bu alanlarda da yumurtladılar. Popülasyonunda şuanda bir artış yaşanıyor. Yağış, belediyelerin bu üreme yerlerine yapmış olduğu ilaçlamanın da sürüklenip gitmesine sebep oldu. Ochlerotatus bizim bölgemizde kısmi olarak görülüyordu. Ancak bu son yağışın etkisiyle gelişme alanı çoğalmasıyla maalesef arttı” diye konuştu.

Evlerdeki su kapları ve kovaları kontrol edin uyarısı
Havaların ısınması ve yağışın kesilmesinin ardından 1 hafta -10 günlük bir süreç içerisinde türün tekrar baskı altına alınabileceğini belirten Çetin, sivrisinek şikayeti bulunan vatandaşlara da bazı tavsiyelerde bulundu. Prof. Dr. Çetin, şunları söyledi:
“Özellikle balkondaki kovalar, çatı saçaklarında su birikintileri oluşuyor. Bu birikintileri engellemeleri gerek. Sivrisinek durgun suyu sever. Sivrisinek şikayetleri varsa durgun suyu ortadan kaldırdıklarında birkaç gün içerisinde problem ortadan kalkacaktır.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.15 12:58:52
Son Düzenlenme Tarihi :





Depreme Dirençli Isparta Çalıştayı başladı

Isparta Valiliği ve Isparta Belediyesi’nin de paydaşlığında akademisyenlerin katılımıyla şehrin deprem afetine hazırlıklarının tartışılması, deprem öncesi yapılması gerekenlerle ilgili yol haritasının belirlenmesi amacıyla Depreme Dirençli Isparta Çalıştayı düzenleniyor.
Çalıştayın açılışında konuşan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Yapılan çalışma çok kutsal bir çalışma. Buradaki çalışmalar depremde bir vatandaşımızın bile ölümünü engelleyecekse insanlık anlamında yaptığımız en güzel çalışma olacağı inancındayım” dedi.
Isparta Valiliği, Isparta Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO), Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) işbirliğinde Depreme Dirençli Isparta Çalıştayı düzenleniyor. Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde 2 gün sürecek olan çalıştayın açılışına Isparta Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Abdullah Borca, ISUBÜ Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Çatal, ITSO Başkanı Metin Çelik ve ITSO Meclis Başkanı Ethem Erkan Kader, belde ve ilçe belediye başkanları, akademisyenler ve teknik personeller katıldı.
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Abdullah Borca, Kahramanmaraş depremlerinin hafızaları canlandırdığını ve yüzleşme yaşandığını söyledi. Bu depremlerin toplum nezdinde etkisinin büyük olduğuna değinen Borca, “Bu nedenle sosyal değişimi, depreme dayanıklılığı şehirlerin kazanacağı yeni bir dönüşüme başlamak durumundayız. Deprem bölgesinde çalışmalarımız devam ederken sayın valimiz, sayın belediye başkanımızla geniş çaplı bir toplantı gerçekleştirdik, bu toplantıyı planladık” dedi.

Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, çalıştayın paydaşlarından Isparta Belediyesi’nin ekibiyle salonda olduğunu söyledi. Isparta Belediyesi’nin 1999 depreminden sonra imar kanunundaki değişiklikleri layıkıyla uyguladığına değinen Başkan Başdeğirmen, İmar Müdürlüğünün 6 Şubat’taki depremden sonra farklı çalışmalar içerisine girdiğini, ekiplerin deprem bölgesine giderek yapılması gerekenlerle ilgili gözlemlerde bulunduğunu dile getirdi.

"Aslında bu bizi rahatlatan bir şey değil"
4 yıl önce göreve ilk başladığında belediyenin depremle ilgili ne gibi çalışmalar yaptığını sorduğunu anlatan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Göreve gelmemizin hemen ardından ilk etapta şehrin 440 noktasında zemin jeolojik etüt-sondaj çalışmaları yaptık. Isparta’mızın tamamını bu çalışmayla taradık. Bu çalışmayla Isparta’ya nerelerden heyelan ve sel gelebilir bunların da tespitlerini yaptık. Bunların raporlarını hazırladık. Biz belki deprem bölgesiyiz ama ana fay hattı şehrimizden geçmiyor. Aslında bu bizi rahatlatan bir şey değil. Depremin merkez üssünün Kahramanmaraş olmasına rağmen Samandağ’da bir tane sağlam bina kalmamış. Bunlara teknik ve bilimsel olarak arkadaşlarımız ve akademisyenlerimiz bakacaklardır. Isparta’da olan bir depremin 420 kilometre ilerideki İzmir’i etkileyebileceğini oraya da hasar verebileceğini düşünmemiz gerekiyor” görüşlerinde bulundu.

"Şehrimizin hali hazır haritalandırılma planını tamamladık"
Isparta Belediyesi’nin depreme hazırlık noktasında yaptığı çalışmalarla ilgili bilgiler aktaran Başkan Başdeğirmen, “Şehrimizde tüm tehlike ve riskleri dikkate alan bir yönetim anlayışıyla kentsel yenileme ve dönüşüm planlaması hazırladık. Şehrimizin hali hazır haritalandırılma planını tamamladık. 44 mahallede 440 noktada zemin jeolojik etüt-sondaj çalışmalarını gerçekleştirdik, şehrimizin röntgenini çektik. Tüm altyapı sistemlerimizi CBS olarak adlandırılan Coğrafi Bilgi Sistemi ile dijital ortama aktarmaya başladık. 5 komşu ilimizle bu sistemimizi paylaştık. Olası bir depremde bize komşu illerden yardıma gelecek ekipler altyapı hatlarımızın nereden geçtiğini bilecekler. Isparta’nın mevcut yapı stoku içerisinde; 2012 de yayınlanan Kentsel Dönüşüm Kanunu çerçevesinde 800’ü aşkın bina yıkıldı veya yıktırıldı. 2019’da göreve geldiğimizden bugüne de 350’den fazla metruk binanın yıkımını gerçekleştirdik. Ayrıca kent bütününde mahalle bazlı kentsel dönüşüm çalışmalarında ilk etapta Anadolu Mahallesi’ni kentsel dönüşüme almak için proje çalışmalarımıza başladık. Isparta’mızda 2010 öncesi ve sonrası ne kadarı kaçak ne kadar olası bir depreme dayanıklı olduğunu belirleyecek tüm ilimizin yapı envanterini çıkarıyoruz. Her dairenin önüne plakaları takacağız. Her binanın, yapının analizlerini yapıyoruz. Bunula beraber mahallelerimizin önceliğini belirleyeceğiz. Çalışmalarımız mahalle bazlı olarak Anadolu Mahallesinden sonra diğer mahallelerle beraber sürecek. Zemin ve beton sondaj laboratuvarları kuruyoruz” dedi.

“Göreve gelir gelmez 37 kişilik ISAK ekibimizi kurduk"
Deprem afeti sonrasında da belediye olarak yapacakları çalışmalara değinen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Göreve gelir gelmez 37 kişilik ISAK ekibimizi kurduk. Mükemmel bir kabiliyete sahipler. Enkaz altında 50 metreye kadar canlı ısısını algılayabilen termal görüntüleme cihazını belediyemize kazandırdık. Göçük altında kalan bir canlının verebileceği en küçük ses ve titreşimi algılayabilen sismik ve akustik ses dinleme cihazını aldık. 500 adet afet çadırı alımımızı gerçekleştirdik. Tam donanımlı arama kurtarma aracımız eylül ayında bizlere temin edilecek. Personelin istirahati ve teknik malzemeler için konteynerimizin birini hazırladık, ikincisini hazırlıyoruz. Bunlar artık tecrübeyle ortaya çıkıyor. Depremde 50 binden fazla vatandaşımız vefat etti, 893 bin tane konutumuz hasar gördü. İnşallah bu çalıştaydan sonra çok daha az hasarla, hiç ölüm olmadan felaketleri atlatabilmeyi amaçlıyoruz. Çalıştayımıza emek verecek tüm akademisyenler ve teknik personele teşekkür ediyorum. Yapılan çalışma çok kutsal bir çalışma. Buradaki çalışmalar depremde bir vatandaşımızın bile ölümünü engelleyecekse insanlık anlamında yaptığımız en güzel çalışma olacağı inancındayım” ifadelerini kullandı.
Isparta Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek, deprem afetlerinin sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın bir gerçeği olduğunu söyledi. Kahramanmaraş depremlerinin deprem afetlerinin yeni bir anlayışla ele alınması gerektiğine değinen Özgödek, “Olayı bütüncül bir bakış açısıyla ele almamız gerektiğini, tüm yönleriyle incelememiz, irdelememiz ve hazırlıkları ona göre yapmamız gerektiğini gösterdi. Bu çalıştaydan çok faydalı sonuçlar elde edilecek.” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından akademisyenler ve panelistlerin sunumlarına geçildi. 2 gün boyunca yapılacak sunumların ardından bir sonuç raporu hazırlanacak.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.13 21:28:03
Son Düzenlenme Tarihi :