Antalyaspor’da durum malum.
Yönetim var, teknik adam yok. Yönetim var başarı yok. Yönetim var ilk yarıda büyük bir başarısızlık var.
Daha önce de yazdım. Aslında yönetici sayısı, elini cebine atan yönetici sayısı bir elin parmakları kadar ya var ya yok.
Her ne kadar bu gerçek “hayır” dense de doğrusu bu.
Antalyaspor, bugün itibariyle küme düşme adayı takımlar arasında. Kısmen daha şanslı olsa da belki de kümeden düşecek ilk değil ama en son takım olabilir.
Bugün itibariyle, Ocak ayının 18'inde Kasımpaşa deplasmanına gidecek kırmızı - beyazlıların bugün itibariyle teknik direktörü yok. Aday var, transfer istiyorlar.
Transfer istemeden gelecek olanlar Don Kişot rolünü üstlenecek.
Buna yönetim nasıl katlanacak tahmini zor.
Şimdi hedef tahtası Başkan Rıza Perçin. Konuşması cımbızlanıyor. Ama, tek başına olduğu unutuluyor. Arkasında durup A’dan başlayıp Z’ye kadar planlarımız var diyenler şimdi de arkasında olduklarını düşünmüyorum.
Olsalar da bu mali yükü kaldırmazlar. Güçleri buna yetmez.
Şimdi tüm eleştirileri paratoner gibi Rıza Perçin çekiyor. Çünkü, başka eleştirilecek kimse yok. Eleştirilmeyecek olanlarda Antalyaspor’un adını kullanıyor, kartvizitine, sosyal medyasına yazıyor.
Antalyaspor’da bazı şeylerin, ana temanın değişmesi artık şart.
Antalyaspor Kulübü yöneticisi ve özellikle de Başkanı olupta başkanı tek başına belirleme yetkisi artık tamamen ortadan kaldırılmalı.
Kulüp kararı ben veririm diyor, Vakıf beni de unutmayın diyor.
Seçime gidiliyor, sadece bir kişinin elini kaldırması Antalyaspor’un başkanını belirlemesinde yeterli geliyor.
Bu şimdiki durum değil. Uzun yıllardır böyle. Her Antalyaspor başkanı Kulüp (Dernek) başkanı ben veya bana çok yakın, güvendiğim, bana ihanet etmeyecek bir isim olmalı dedi.
Bunu başaranlar oldu. Kendisi Kulübe başkan olanlarda oldu.
Fason oylar yerine gerçek Antalyaspor üyeleri oy kullanmalı. Kulübün ve Vakfın oy kullanırken Antalyaspor üzerindeki “Tek adamlığı” sona ermeli.
Yarın çok geç olacak.
Bu arada Antalyaspor’un satılması mı derseniz ? neden olmasın ! Ama, yarın gelenin ben gidiyorum, bu takımı da başka şehre götürüyorum diyebileceğini de unutmayın.





