Antalyaspor’un A.Ş. ve Kulüp başkanı uzun süren sessizliklerini bozdu.
A.Ş. Başkanı Rıza Perçin ve Kulüp Başkanı Mustafa Ergün takımın küme düşmesinin ardından (Kocaelispor maçı sonrası hariç) ilk kez basının karşısına çıktılar.
İşe ya da köşe yazısına Mustafa Ergün’den başlayalım.
Basın toplantısı 1 saat 42 dakika sürdü.
1 saat 42 dakikalık sürecin tamamını Mustafa Ergün kaşları çatık tamamladı. Herhalde basına karşı çok kızgın olduğunu göstermek için kaşlarını çattı.
Basını tepki gösterdi. Eleştirdi. Kendisini eleştirmesi gerekirken, basını hedef aldı.
Kulüp olarak bir çok etkinlik yapmışlar ama bir tek gazeteci bunları yazmamış. Nedenmiş ?
Kardeşim konumuz Antalyaspor Kulübü’nün spor branşları değil. Konumuz Antalyaspor. Sen ilk kez basının karşısına çıktığında bazı spor branşlarını kapatacağız demiştin zaten.
Antalyaspor olmasaydı, kulübü kimse bilmezdi. Çevrene bak bakalım kaç tane spor kulübü var. Sen sadece Antalyaspor Kulüp başkanı olduğun için ismin var. Antalyaspor ile varsın.
Küme düştünüz. Takımı küme düşürdünüz. Zeytinyağ gibi üste çıkmaya çalışıyorsun.
Gazetecilere tepki gösteriyorsun. İsim vererek.
Abi diyordum eskiden, şimdi demeye gerek yok cümlesi kurdun.
TSYD Başkanına “Hazmedemiyorsun” dedin.
Boztepe yönetimi ile söze başladın. Para koyamadı ve eleştirdik dedin. Mevcut yönetim için biz aynı ekibiz dedin. Evet siz aynı ekipsiniz ve Rıza Başkanı göreve getiren sizlersiniz.
Antalyaspor’a sezon başında 4-5 milyon euro ortaya koyduk dedin.
Bu arada hakaret edenlere yönelik mahkeme ve tazminat davası olayına katılıyorum. Kimsenin kimseye hakaret etme hakkı yoktur. Olamazda.
Bir yöneticinin gazeteciye müdahale etme hakkı olamaz. Soruyu beğenip beğenmeme hakkına sahip değilsiniz. Ki, aslında size çok da soru sorulmadı.
Toplantının sonunda özür diledin. Takımı ligden düştüğü gibi yeniden Süper Lig’e çıkaracağınızı söylediniz.
Mavi boncuk dağıttınız.
İstifa etmeyeceğinizi ama sizinde aday olacağınız genel kurula gidebileceğinizi ifade ettiniz. Ama üye durumu muallakta. Bu sadece sizin dönemizde değil, uzun dönem başkanların getirdiği bir eser.
Şu an için Antalyaspor’a üyelik yüksek aidat ve bağış zorunluluğu nedeniyle kitlenmiş daha doğrusu kitlemiş durumdasınız.
****************************
Şimdi gelelim Başkan Rıza Perçin’e.
Başkanlık yaramadı. Göreve ilk başlayan Perçin ile şimdiki başkan Perçin arasında çok ciddi fiziksel fark var.
Bu konuda kendisini daha önce de uyarmıştım. Ciddi sağlık sorunu yaşayabilir.
Aramız soğuk. Zannediyorum bir süredir soğuk. Çok da önemli değil. Onun gazetecileri var.
Çok fazla stresli. Stresli olmasını da doğal karşılıyorum. Biz masanın önünde, o masanın arkasında duruyor. Bizim bakışımız, anlayışımız ile onunkiler uymuyor.
Antalyaspor yıllardır ciddi mali kriz yaşıyor. Yaşamaya da devam edecek. Bizim dönemimizde borç artmadı dedi Başkan Perçin.
Futbolda artık TL geçerli değil. Sadece personel maaşları TL ödeniyor. Geri kalan tüm ödemeler döviz bazında. Döviz kuru da leylek gibi uçup duruyor.
Para bulmak zor, gelir kaynağı yaratmak zor, kalıcı gelir sağlamak zor. Kara delik gibi ne kadar para bulursan bul daha kasaya, banka hesabına girmeden para gidiyor.
Şu anda bile futbolculara 3 ay geriden geliyor ödemeler. Antalyaspor’un şu an için FİFA’dan sarı kartlı olduğunu, olumsuzlukların devam etmesi, ödemelerin yapılmaması halinde kalıcı transfer yasağı ve puan silme cezası bile gelebileceğini vurguladı.
Bunu sezon başında da dile getirmişlerdi. Yani Rıza Başkanlık bir durum değil bu.
Göreve talip değilim, çok yoruldum ve sağlığım el vermiyor dedi. Sonra da Ergün’e bir başkan bulun dedi. Ama, gemiyi terk etmem demeyi de ihmal etmedi. Devam mesajları da verdi.
Koltuk boş, talipli olan varsa gelsin dedi. Destek olacağız dedi. Bundan öncekiler gibi.
Bu arada eğer muzice olur ve başkan adayı çıkarsa borçlanma yetkisi de vereceklermiş. Gırtlağına kadar borç içinde olan Antalyaspor daha ne kadar borçlanıp, batabilir!
Haklı serzenişleri de oldu elbette.
Ama bana göre en önemli sorun vergi ve SGK borçları. Düşünebiliyormusunuz Antalyaspor bu iki kuruma borçları nedeniyle günlük 10 bin euro faiz ödemek zorunda. Korkunç bir rakam. Bu yılda 3.6 milyon euro yapar.
TFF borçlarını yapılandırmazsan sana transfer engeli getirecek.
Başkan Perçin 15'ine kadar çalışmaya devam edeceğiz. Teknik direktör, futbolcu, kamp yeri bakacağız dedi.
Yani göreve devam.
Ama, transfer engelini kaldırıp, sezonluk 10-15 milyon euro bulursa ve 2-3 de futbolcu transfer edilirse yeterli diyor.
Zaten işe yarayan futbolcuların gidecek, defolu ve hatalı üretimlerle mi yola devam edeceksiniz sayın Başkan.
Seçim sadece gaz alma. Aday çıkmayacak. Bunu kendileri de biliyor. Bu borç yüküyle çıkmazda.






